Batman: Gotham’ın Gaz Lambaları – Yoksa Londra’nın mı Demeliydim?

Batman: Gotham’ın Gaz Lambaları’nın çizgi romanını okumadım. Söze böyle girmek istiyorum çünkü ufak bir araştırma yapınca animasyonun olaya çizgi romandaki gibi girmediğini fark ettim. Bir çok kırpma yapılmış, gerek karakter olarak gerekse olay olarak. Bunlar kırpılmasaydı nasıl bir etki yaratırdı bilemem çünkü dediğim gibi, çizgi romanı okumadım. Fakat şu hali bence olmuş. Bu küçük anekdotun ardından inceleme kısmına geçebiliriz sanırım.

Gotham’ın Mahkumları

Tarih veya evren neresi olursa olsun Gotham hep bir Batman’e sahip olmuştur, eğer yoksa bile onu doğurmuştur. Gotham, Batman’in hapishanesidir suçlular onu bir gardiyan olarak görse de aslında o da en az yakaladığı suçlular kadar mahkumdur. Bu animasyonda da değişen pek bir şey yok bu anlamda. Sadece tarihler 1800’lü yıllar ve Gotham Gotham’dan çok dönemin Londra’sına benziyor. Bu adaptasyon peşinden Londra’da ortalığı karıştıran Karındeşen Jack‘i de Gotham’ın puslu ve kana bulanmış sokaklarına getirmiş. Batman Karındeşen Jack’e karşı! Kulağa hoş geliyor değil mi?

Karındeşen Jack’in Batman evreninin bu garip adaptasyonundaki versiyonu hikayeye güzel yedirilmiş. Hikayemiz 1800’lerin sonlarındaki bir Gotham’da Batman’in Karındeşen Jack vakasını çözmesi üzerine kurulu özetle. Genel olarak bunu anlatıyor fakat arka planda bazı küçük detaylar var bu yeni dünya hakkında. Gerek Bruce’un geçmişi gerek diğer karakterlerin orijin hikayeleri kurulan bu dünyanın sınırlarına uygun biçimde adapte edilmekle kalınmamış, bazı noktaları değiştirilmiş. Bruce Wayne, James Gordan, Alfred, Dent, Ivy, Selina gibi Batman evreninden tanıdığımız bir çok karakter hikayede yeniden uyarlanmış ve 1800’lü yıllara göre modifiye edilmiş, hem hikaye olarak hem de kişilik olarak. Bu yönüyle aslında izleyiciye gerçekten farklı bir hikaye sunuluyor diyebiliriz sanırım fakat bu hikayenin ne denli başarılı olduğu elbette izleyicinin taktirine kalmıştır. Ben genel hatları ile sevdim. Çünkü bazı unsurlar hikayeyi hem beslerken hem de izleyiciyi ekrana bağlayabiliyordu.

Gotham mı, Londra mı?

Animasyonun yaş kitlesi olarak daha üstleri hedeflemesi ve bunun bilincinde olarak sahnelerin tasarlanması hikayeyi besleyen unsurlardan. Şiddet, kan ve dozajında cinsellik olması bence hikayenin izleyiciye vadettiği ve yapı gereği sunması gerektiği atmosferi yakalamasını sağlamıştı. Gotham suçun hapishanesidir. Suç orada doğar, büyür ama şehir onu dünyaya salmaz. Suç Gotham’ın inkar edemediği ve sevemediği üvey çocuğu gibidir. Bu yüzden şiddet ve onun sonuçları Gotham’ın daimi yüzüdür. Animasyon bir dönem hikayesini işlemesine rağmen Gotham’ın hatta genel olarak dünyanın bu karanlık yüzünü çok iyi yansıtmıştı. Hikayesel olarak bunu başarsa da 1800’lü yıllarda bir Gotham portresini görsel olarak pek iyi resmettiklerini söyleyemem. Çünkü karşımızda Gotham’dan çok bir Londra vardı sanki. Çünkü aslında yapılmak istenen şey “1800’lü yıllarda bir Gotham nasıl olurdu?” sorusundan çok “Günümüz Gotham’ı 1800’lerde olsaydı nasıl olurdu?” sorusuna cevap aramak olmuş. Bu da ortaya çarpık bir görsellik çıkarmış bana kalırsa.

Fakat hikayenin şiddet, korku ve gerilimi çok iyi kullanması ile kendinizi süregelen tempoya bırakıyorsunuz. Popüler karakterlere alternatif hikayeler yazmak oldukça zordur diye tahmin ediyorum. Çünkü hayran kitlelerinin akıllarına yıllardan beridir gelen kalıp bir kişilikleri ve evrenleri vardır. Tüm bu evreni baştan tasarlamak ve bunu izleyiciye beğendirebilmek riskli bir hamledir. Fakat Batman: Gotham’ın Gaz Lambaları bunu güzel yapmıştı. Animasyon içerisine yerleştirilen küçük detaylar ile asıl Batman evrenine selam çakmalar, oradan kopup gelen karakterlere orijinal yan rol ve hikayeler yazarak bunu başarıyor. Karakterlerin bu yeni versiyonları ve evren içindeki konum ve uyumları gerçekten güzeldi. Bu aynı zamanda onların motivasyonlarını anlamamızı da kolaylaştırmış.

Sadece Karındeşen Jack’in finaldeki durumu pek tatmin etmedi beni. Karakterin arka plan hikayesini vermediklerinden ötürü biraz havada kaldı motivasyonu. Ayrıca Batman’in dedektiflik yeteneklerini oldukça iyi yansıtırlarken aksiyon kısımlarında sürekli dayak yemesi can sıktı. Yıl kaç olursa olsun, koşullar ne olursa olsun o Batman! Onun dışında genel hatları ile geçer not alan seyir zevki yüksek bir animasyondu, izlemeyenlere tavsiye edilir.

Yorumlar