One Piece: Hayallerin Gemisinde bir Serüven!

16 Yaşına geldiğinde eğitimini tamamlamış olan Luffy, artık denize açılması ve maceralara atılması gerektiğine karar verir. Teknesi battığı için kendini fıçı içinde denizin akıbetine bırakan Luffy korsanlar tarafından ele geçirilmekte olan bir gemide uyanır. Burada Coby ile tanışması bulacağı ilk yoldaş konusunda kilit rol oynar. Hikâye, Luffynin kendine yoldaşlar toplayıp Grand Line denizine yönelmesi üzerinden yol alır. Serüvenler başlar.

Straw_Hats'_Vow

Hikâye gelişimi yavaş fakat etkili bir şekilde ilerliyor. Eiichiro farkıyla hikâyedeki alt kurgunun ne kadar dolu olduğunu anlayabiliyorsunuz. Mesela 300 bölüm önce kullanılmış bir kelime yada isim önemli bir anlam değeri ile tekrar karşınıza çıkabiliyor. Kritik olayların mesajları, hazırlıkları yüzlerce bölüm önceden veriliyor. Sanki yapbozun tamamını elinde tutan Eiichiro bize küçük küçük parçaları sunuyormuş gibi bir anlatımla kendimizi hikâyeye kaptırıyoruz. Senaryoların geç kalmış zorlama değişiklikler ile serinin momentumunu bozduğu diğer shonen yapımların aksine; One Piece kurgusunun oturmuş bir yapıda gittiğini hissettiğiniz için kurguya sağlam bir güven besliyorsunuz. Kurgu, üstü kapalı bir şekilde dünyanın popüler sorunlarına da değiniyor. Kahramanlarımız kimi zaman ırkçılıkla, ayrımcılıkla, ötekileştirmeyle kimi zaman diktatörlükle, provokasyon ile ya da derin devlet ile savaşıyor.  Bazen de tarihi sorunlarımızdan izler görüyoruz. Yerlilerin topraklarından atılması (Amerika Keşfi), emperyalist güçlerin halkı bölmesi, köle ticareti vb. durumlar kurguya başarılı bir şekilde adapte edilmiş.

maxresdefault (filigranlı)

Anime çizimlerinin seri başladığından bu yana sürekli kendini bir tık yukarı çektiğini fark edeceksiniz. Toei Animation çizim tarzını bozmadan çizim kalitesini geliştirme konusunda bu zamana kadar bence oldukça iyi bir iş çıkardı. Son birkaç yılda çizimlere yönelik daha büyük bir modernleştirme hareketi yapıldı. Kimi One Piece severler en son gelen çizim gelişimine ısınamamış olsalar da, ben çok yerinde buldum. Benim fikrime göre bu kadar çok takip edilen bir serinin çağa tutunması ve çağla birlikte gelişerek modernize edilmesi gerekir. Çizimler konusunda köprü bir durum olduğu için yine Mangaka’ya değinmek zorundayım. Eiichiro her adayı gezegen gibi detaylı modellemiş. Hepsine kendi karakteristik özelliklerini vermiş. Bu durum hikâyeyi macera gibi algılamamıza oldukça yardımcı oluyor. Bazen de mekân modellemeleri tarihi referanslara dayanıyor. Örneğin Water7 adasının Venedikten ilham alınması, Kolezyumun Roma’dan kurguya alternatize edilmesi gibi durumlar yapıyı bozmamış, aksine zenginleştirmiş. Karakter çizimleri Eiichiro tarzıyla ve karikatür kültüründen gelen abartı ifadeler ile mizah derinliğini arttırmış.

Water_7_Infobox

Müzikler bence oldukça başarılı. Yıllardır playlistlerimin vazgeçilmezleri olmuş durumdalar. Zaman zaman enerjik, zaman zaman sakinleştirici, zaman zaman dövüş ruhunuzu tetikleyen, bazense eğlence macera tadında ve Anime farkını hissettiriyor. Seslendirmeler karakterlere çok iyi oturmuş ve onları oldukça iyi temsil ediyor. Yılların Seiyu ekibi artık olayı nasıl tiyatral hale getirebileceğini iyi biliyor. Yan karakterlerin çok fazlasının kendine özgü replikleri olması sanki biraz ayarsız olmuş. Bu kadar fazla marjinalite gerekli miydi tartışılır. Fakat ana karakter seslendirmeleri kalbinize nasıl dokunacağını iyi biliyor. Bu lafımı Luffy böğürdüğünde onla birlikte böğürürken ya da Zoro ile camı çerçeveyi indirirken daha iyi anlayacaksınız.

Yorumlar