Kahramangiller

Ruhların Büyülü Dünyasında Unutulmaz Bir Gezinti: Spirited Away

“Biriyle tanıştığında onu asla unutamazsın. Sadece hatıralarının geri gelmesi zaman alır.”

Hatıralar arasında yapılan yolculuklardan, ruhların büyülü dünyasından, renkler, lezzetler ve kokular geçidi bir dünyadan söz edeceğim bu hafta. Miyazaki’nin büyülü düşler aleminin en sevimli kızlarından biri olan Chihiro’nun ruhlar, tanrılar ve cadılar diyarında yaşadığı birbirinden ilginç olaylar bizi bizden alacak yine.

Evet, Hayao Miyazaki’nin Akademi Ödüllü başyapıtı Spirited Away’den (Ruhların Kaçışı -Sen to Chihiro no Kamikakushi) bahsediyorum. Miyazaki’nin işlerine aşina olanların koşulsuz şartsız çok sevdikleri; ama belki de değil Miyazaki işlerinden, animelerden bile hazetmeyenlerin dahi çok sevecekleri bir film bu. Film elbette bir Studio Ghibli yapımı ve piyasaya çıktığı 2001 senesinde başta “En iyi Uzun Metraj Animasyon” Oscar ödülü olmak üzere Altın Ayı ve daha birçok ödül almış. Ve elbette film gerek hikâyesi, gerek kurgusu gerekse yönetmenin sınırsız hayal gücünü ve imge dünyasını seyircisinin zihnine adeta kazıyan görsel zenginliğiyle, aldığı tüm ödülleri hak ettiğini kanıtlıyor.

spirited-away-1

Film, arabalarıyla yeni taşındıkları eve doğru giden on yaşındaki Chihiro Ogino ile anne ve babasının yolculuklarıyla başlıyor. Chiriro’nun babası bir ara yanlış bir yöne sapıyor ve küçük anıt mezarlar ve heykelciklerle dolu gizemli bir araziye varıyorlar. Burada karşılarına ufak bir tünel çıkıyor ve Chihiro her ne kadar geri dönme konusunda ısrar etse de, annesiyle babası bu tuhaf ve gizemli yeri keşfetmek istiyorlar. Arabada beklemekten korkan Chihiro da onlara katılıyor ve birlikte, babasının eski ve terk edilmiş bir fuar alanı olduğunu söylediği rengârenk, nefis renkler, renkli süslemeler ve leziz kokularla dolu alanda bir gezintiye çıkıyorlar. Çok geçmeden leziz kokuların kaynağının bulunduğu restorana giriyorlar ve kızlarının huzursuzluğuna aldırmayan anneyle baba buradaki leziz yiyeceklerin tadına bakmaya başlıyor. Bu sırada etrafı görmeye çıkan Chihiro, Haku ismindeki genç bir çocuğa rastlıyor ve çocuk ona karanlık çöktükten sonra orada olmaması gerektiğini söylüyor. Bunun üzerine telaşlanan Chihiro, geri döndüğünde annesiyle babasını tabak tabak önlerinde yığdıkları yiyecekler arasında, birer domuza dönüşmüş halde buluyor.

spirited-away-2

Bu korkunç manzara karşısında dehşete düşen Chihiro’nun ruhlar alemindeki fantastik yolculuğu da işte tam bu andan sonra başlıyor. Geri dönüp bu tuhaf alemden çıkmak isteyen Chihiro, geldiği yolun sularla kaplanmış olduğunu görüyor. Tekrar geldiği yere dönen Chihiro, buranın çeşitli ruhların ve farklı alemlerin tanrılarının kendilerini yeniden canlandırmak için geldikleri bir bakım evi, bir konaklama yeri, bir hamam olduğunu keşfediyor. Tekrar Haku denen çocukla karşılaştığındaysa, Haku ona insanlara, hatta sadece insan kokusuna bile tahammül edilemeyen bu dünyada kendine çalışacak bir iş bulmasını tembihliyor ve Chihiro, hamamın kötü kalpli bir cadı olan sahibi Yubaba’dan iş istiyor. Böylece bu tuhaf dünyayı keşfetmeye ve annesiyle babasına kavuşup buradan kurtulana dek kendince var olmaya çalışıyor. Elbette burada kaldığı süre boyunca iyi kalbi, saf ve temiz yüreği ve cesaretiyle gerek kendi hayatını gerekse diğer varlıkların hayatlarını değiştiriyor.

spirited-away-3

Miyazaki, dünyalar tatlısı Chihiro karakterini, her yaz onu dağ evinde ziyarete gelen yardımcı yapımcısı Seiji Okuda’nın on yaşındaki küçük kızından esinlenerek yaratıyor. 2000 yılında, 19 milyon dolar gibi bir bütçeyle başladığı prodüksiyon süreci ilerledikçe Miyazaki filmin üç saatten fazla süreceğini öngörüyor ve hikâyenin bazı kısımlarını çıkarmak durumunda kalıyor. Walt Disney, büyük bir Miyazaki hayranı olan Pixar yönetmenlerinden John Lasseter’a filmin İngilizce çevirisi için teklif götürüyor ve Lasseter, uyarlamaya yönetmen olarak Kirk Wise’ı, prodüktör olarak da Donald W. Ernst’i alarak işe koyuluyor. Senaristler Cindy Davis Hewitt ve Donald H. Hewitt, Japonca dudak hareketlerine uygun diyaloglar yazarak filmi başarıyla uyarlıyorlar.

spirited-away-4

Spirited Away, Miyazaki severlerin başucu filmlerinden biri olduğu gibi (ben henüz kişisel favorim konusunda pek emin olamasam da, Spirited Away en üst sıralarda gibi) bu tarza henüz ısınmakta olanlar için de süreci kolaylaştıracak bir film. Tarza henüz ısınanların ya da bir değişiklik yapıp pazar günlerini keyifli bir animeyle şenlendirmek isteyenlerin kendilerini umut, mutluluk ve mizah dolu fantastik bir hikâyeye, bir görsel şölene ve inanılmaz bir imgesel çeşitliliğe hazırlamaları gerektiğini söyleyebilirim.

Herkese keyifli seyirler.

Yorumlar