Kahramangiller

Tanıdık Bir Efsanenin Öncesinde: Macross Zero

“Çocukluğumdan pek fazla birşey hatırlamam.
Her çocuk gibi oynadım ve yaşadım.
Fakat o günü asla unutmayacağım.
O gün dünya sarsılmış olmalıydı.
Havada iki güneş gördüm.
Gerçek güneş doğuda…
Ve batıda,karanlıkta diğer güneş.
Babam bir savaşın başlamış olduğunu mırıldandı ve annem Tanrı’ya dua ediyordu.
Büyülenmiştim ve bu manzaranın ne de güzel olduğunu düşünüyordum.
Gerçekten çok saf bir çocuktum:1999 Temmuz’unda yabancı bir uzay gemisi dünyaya düşmüştü
Başka bir hayatın olduğunu öğrendiğimizde insanlık sarsılarak uyanmak zorunda kalmıştı.
Ve dünyanın geçmişine ilişkin bildikleri tüm tecrübeleri aniden değişmişti.
Barış sarsılmıştı .
Bunu gerçekten anladığımda, oradaydım ve dövüşüyordum.”

Giriş

Ülkemizde 1980’lerin ikinci yarısında gösterilen (hatta gördüğü ilgi üzerine tekrarları ve devam sezonları yayınlanan) RoboTech serisi isim olarak da olsa eminim yaşı 30’ların üstündeki bilimkurgu hayranlarına şu yada bu şekilde muhakkak bir şeyler ifade ediyordur. Benim gibi seriyi o zamanlara ilişkin nostalji duygusuyla anmakla yetinmeyip, 2000’lerin başında ülkemize yayılmaya başlayan hızlı (gerçi, ne derecede hızlı?) internet bağlantısıyla araştırmaya girişenler bir noktadan sonra kaçınılmaz şekilde, ülkemizde RoboTech adıyla gösterilen 3 sezon ve 1 filmlik külliyatın aslında Harmony Gold isimli Amerikalı bir şirketin, ABD TV’lerinde 50 bölümden kısa ve ağırlıklı olarak yabancı isimlere sahip animasyon serilerinin gösterilmesindeki zorlukları aşmak için bir şark kurnazlığı olarak birbirleriyle herhangi bir olay/karakter bağlantısı bulunmayan 3 seriyi birbirlerinin üstüne monteleyip fason bazı Güney Kore menşeili stüdyolarda bağlantı teşkil edecek sahnelerin kurgulandığı, karakterlerin isimlerinin değiştirilip fanfiction’dan hallice hale getirildiğini göreceklerdi. 3 sezonluk bu derlemenin “Macross Saga” adı verilmiş, 36 bölümlük ilk sezonunu oluşturan (ve en sevilen kısmı olduğundan herkesin hemfikir olduğu) kısmı da aslen 1982 yapımı Superdimensional Fortress Macross adlı klasik serinin orijinalini teşkil ettiğini göreceklerdi.

maxresdefault-1-1

Klasik seri Superdimensional Fortress Macross, (yazının devamında SDF Macross olarak geçeceğim) aslen 1979 yapımı Mobile Suit Gundam’ın başarısı üzerine, daha önceden Uchuu Senkan Yamato’da çalışmış Noboru Ishiguro tarafından bir başka space opera olarak kotarılmak üzere yapılmıştı. Öte yandan gerek Uchuu Senkan Yamato gerekse Mobile Suit Gundam’la aynı kulvara girmek zorunda kalmamak için dizaynlar dönüşebilen şekilde kurgulanmış, ilham kaynağı olarak F 14 Tomcat serisi savaş uçakları kullanılmıştı. Eh, 80’lerin avcı uçağı teknolojisinde nasıl bir yerde olduğunu düşünürsek bu tercih pek de yanlış sayılmasa gerekir. SDF Macross’un bir diğer farklı yanı da space opera terimini biraz fazla ileri bir noktaya taşıması ve yer yer bir melodram müzikali haline gelmesidir. Hatta şarkıların yanısıra başrol karakterlerinden Lynn Minmay’ı seslendiren ve o sıralarda amatör bir idol olan Mari Iijima’yı büyük üne kavuşturmuştur.

x4+Macross+City

SDF Macross’la ve Macross’un 20. yıldönümü sonrası projeleriyle ilgili geniş bir ahkam kesmeyi ilgili yazıya bırakarak, serinin 20. yıldönümü olan 2002’ye gittiğimizde, aşağı yukarı tahmin edilmemiş denebilecek bir başarı hikayesi ama bunu bir külliyata dönüştürmekteki istikrarsızlık görülecektir. Klasik serinin üzerinden geçen 20 yıl boyunca sırasıyla yeniden kurgulanmış bir derleme film, biri yarıda kesilmiş olmak üzere 4 OVA serisi, bir TV serisi ve özetler haricinde bir Anime filmi görüyoruz. Öte yandan bunların aşağı yukarı sadece 4 hikaye içerdikleri ve bu hikayelerden her birinin birbiriyle neredeyse devamlılık bile içermedikleri, doğal olarak yapımları bir evren kurgusu halinde değerlendirmeyi son derece zorlaştırdıkları da söylenebilir. (Her ne kadar içlerinde Macross Plus adlı, güzide bir animasyon başyapıtı da bu bağlamın arasında sıkışmak zorunda kaldıysa da)

Yorumlar