Kahramangiller

Savaşın Ortasında Acımasız bir Büyücü: Youjo Senki

Savaş Her Daim İlgi Çeker

Savaşlar he ne kadar kötü bir şey olsa da şüphesiz her türlü medya için eşi bulunmaz bir kaynak. Animelerde de birçok gerçek veya kurgu savaşa tanıklık ettik. Bu kategoride en popülerleri de elbette samuraylar. Daha çok dünya savaşı temalı animeler, yani ülkelerin birbiriyle olan mücadelesi, ya kurgu ülkelerle kimi zaman gerçekçi bir şekilde ya da kimi zamansa büyülü bir şekilde bizlere sunuldu. Hakiki silahlarla cephelerde yapılan çarpışmaları konu alan animeler ise bu kategoride en az tercih edileni. Youjo Senki ise bu kategoriyi kullanmakla kalmıyor, işin içine büyü de katıyor.

Saga of Tanya the Evil olarak da bilinen animenin ana karakteri Tanya Degurechaff adındaki, ilk bakışta sevimli mi sevimli duran sarışın ve mavi gözlü küçük bir kız. Fakat bu küçük kız hiç de göründüğü kadar masum değildir. Oldukça güçlü bir büyücü olan Tanya, kurgusal bir imparatorluk adına başta cumhuriyet olmak üzere birçok ülke ile yaşanan savaşta daima ön cephede yer almaktadır. Tanya o kadar güçlü bir büyücüdür ki, tek bir mermi ile koca müfrezeleri yok edebilmektedir. Bu arada, bu yaşam Tanya’nın dünyaya ikinci gelişidir. Daha önceki yaşamında Japon, üstelik bir erkek olan Tanya, tanrıya inanmadığı için bu yaşam tarzı ile cezalandırılmıştır.

Bu Sefer İmparatorluktayız

Youjo Senki, İkinci Dünya Savaşı ve Alman ordusu temalı bir animeyi büyü ile harmanlayarak bizlere sunmuş. Yani hem gerçekçi cepheler, hem de büyü var ki bu tarz bir seriyi ben ilk defa görüyorum. Ayrıca ilk defa olaylara “imparatorluk”, yani kötü kalplilerin cephesinden tanıklık ediyoruz ki bu da olağan dışı bir durum. Tabi olaylar daha çok Tanya’nın hikayesine odaklandığı için savaş ve cepheler ikinci planda. Tanya’ya gelecek olursak; kendisi bir nevi bir anti-kahraman. Tanya, iyi birisi değil. Tanya kariyerine odaklanmış, ast – üst ilişkisine önem veren, disiplinli, adeta bir Darth Vader. Biraz da Lelouch’u hatırlatan Tanya, hedefine ulaşmak için daima kendi çıkarlarını düşünen bir yapıya sahip.

2013 yılından bu yana yayınlanmaya devam eden Carlos Zen’in aynı adlı hafif romanlarından (light novel) uyarlanma. Önce mangaya ve ardından animeye uyarlanan serinin yönetmeni Yutaka Uemura. Biraz çömez bir yönetmen olan Uemura’yı izlediyseniz Dantalian no Shoka ve Punch Line adlı animeden hatırlayabilirsiniz. Animasyon stüdyosu “Nut” ise Youjo Senki ile siftahını yapmış. İçerik olarak anime için çok fazla yorum yapamıyorum çünkü henüz yedi bölümü yayınlandı ve ben bu satırları yazdığımda beş bölümü daha yayınlanacak. Gördüğüm kadarıyla ise serinin fena olmadığını söyleyebilirim. Biraz inişli çıkışlı ilerlese de Tanya’nın disiplini, acımasızlığı ve zekası, üstelik bunları yapanın ince sesiyle küçük bir kız oluşu ilgi çekici.

Bu Çizimlere Rağmen Şansı Hak Ediyor

Animenin kötü diyebileceğim kısmı ise çizimleri. Nut adlı stüdyonun artık ilk işi diye mi olsa gerek bilemiyorum, ama karakter tasarımları kötü ve arka plan çizimleri sanki 2005 yılı civarı bir anime izliyormuşsunuz hissi veriyor. Karakterlerin yusyuvarlak gözleri, dudaklarının üzerindeki çizgiler olsun bir acayip. Özellikle hani olur ya; karaktere tepeden zum girilir; bu tarz açılarda da kafalar kocaman ve vücut ufacık kalıyor ve ortaya açıkçası iğrenç bir görüntü çıkıyor. Anlayacağınız çizimler olmamış ve animeye ilk başladığımda iki kere düşünmeme bile neden olmuşlardı. İzleyince alışılıyor tabi ama böyle olmamalıydı. Müzikler ise çizimlere nazaran çok daha iyi. Harika diyebileceğim parçalar yok ama serinin içeriğiyle iyi giden ilgi çekici parçalar mevcut.

Youjo Senki, çizimleri bakımından zayıf bir anime ve hikayesi de üstün zeka işi sayılmaz. Buna karşın ana karakteri Tanya Degurechaff oldukça ilgi çekici bir karakter ve zaten seriyi de tek başına götüren de o.

Künye
Diğer Adı Saga of Tanya the Evil
Yönetmen Yutaka Uemura
Senaryo Kenta Ihara
Stüdyo Nut
Müzik Shuji Katayama
Tür Aksiyon, Savaş, Dram, Büyü
Süre 12 Bölüm

Yorumlar

  • Doctor What

    animenin kendisine olmasa da açılış ve kapanış parçalarına fena yükseldim, konusu da kulağa çok şey geliyor “ulan ne yapsak da konuyu loliye bağlasak” o yüzden izlemeye biraz çekiniyorum ama değişik olana hep bir şans tanımak gerekir

  • Kerem Saygın

    hikayesi iyiyse cizimler cok rahatsiz etmemeli keza code geass da cizimleri hasebiyle cokca elestiri aliyordu ama bence o kadar da onemli degil obemli olan o cizimlerle atmosferi ve karakteri nasil yansittiklari.Ustelik ben code geassi suanki cizim tarzi dan baska bir tarzda hayal dahi edemiyorum mesela naruto tarzinda ama hellsing gibi olsa belki biraz ilgimi ceker sanirim.