80’lere Adanmış Epik Bir Beat’em Up Destanı: Yakuza 0

Bubble Age

80’ler Japonya’sı oyuna olabilecek en iyi şekilde yansıtılmış. Figüran karakterler dahi o Bubble Age modasını oldukça iyi yansıtıyor. Örneklemek gerekirse bir Arcade salonuna gittiğinizde karşınıza çıkan makinelerde Outrun ve Space Harrier’i görüyorsunuz. Sosyal medya namevcut olduğundan insanlar tanışmak için telefon kulüplerine gidiyor. Oyunun geçtiği mekanlar için bizzat el kamerası ile yapılmış modellemeler de eklenince söyleyecek çok şey kalmıyor. Eminim ki oynadıkça sizin keşfedeceğiniz çok detay birikecek ve o dönem Japonya’sına ilişkin kafanızda nostaljik duygular oluşacaktır. Sonlara yaklaştığınızda eminim 2018’e dönmek istemeyeceksiniz.

Aklınıza yanlış bir şey gelmesin. Bu ablamızın işsiz kalmaması için seferber olduğumuz bir görevden.

Yan Görevler

Oyunun konusu kabataslak olarak bu şekilde. Oyunun oynanışı ise birbirinden net şekilde ayrı iki kısımdan oluşuyor. Karakterlerin diyaloglarının %90 kadarının seslendirilmiş olduğu ana hikaye son derece dramatik ve genel olarak dövüşmek haricinde yaptığınız tek şey haritadaki bir sonraki kırmızı noktaya doğru koşmak. Sub story diye tabir edilen yan görevler ise kırmızı noktaya doğru koşarken oyun sizi kendi kafasından o sokaktaki göreve sokmadıkça kendi isteğinizle yapmak zorunda olmadığınız, diyalogları seslendirilmemiş tüm faaliyetleri kapsıyor.

Kah kızı bir tarikat tarafından alı konan bir annenin feryadına cevap veriyoruz, kah parası olmayan fakir bir kıza UFO Catcher makinesinden istediği oyuncağı kazanmaya çalışıyoruz. İster restoranlardaki tüm yemekleri ya da barlardaki tüm içkileri tadın, ister çamur dövüşlerine bahis yatırın, ister telefon kulübünden ilk aşkınızı bulmaya çalışın, ister kafese iki kişinin girip bir kişinin çıktığı dövüş kulübüne katılın, ister iki vuruşta sizi direkt nakavt edebilen Resident Evil 3’deki Nemesis misali şehirde köşe bucak cüzdanlarını boşaltacak gariban arayan insan azmanlarının (Mr Shakedown) hepsini indirmeye kasın, ister emlak kralı, ister gazinocular kralı olun, oyun o kadar çok bu tarz yan etkinlikle tıka basa dolu ki 60 saatten önce sıkılmanız çok zor.

Para bu oyunda mutlak güç olmasa da ona ulaşmak için en uygun yol desek çok da yanlış değil..

Emlak kralı ya da gazinocular kralı olmak derken, bunlar oyunun yan etkinliklerinin en önemli parçaları aslında. Kiryu ile oynarken Tachibana tarafından işe alındıktan sonra oyun size bir ofis ayarlıyor ve şehirde yolumuza taş koymaya çalışan 5 büyük arsa simsarı olduğunu söylüyor ve gerisini size bırakıyor. Hedefe aldığınız ilk simsarın ofisimizin bulunduğu mahalleyi de kapsayan faaliyet alanında, önüne geldiğinizde görüntünün zoom olmasından anlayabileceğiniz binaları satın alarak kentteki faaliyet alanlarımızı arttırıyoruz. Aldığımız binaları işletecek memurlar yan görevleri bitirdikçe ediniyorsunuz ve bunları işe atayarak dükkanları rütbe atlatıyoruz. Rütbe atlayan her dükkan fazladan gelir ve kentin emlak hakimiyeti yüzdenizi (daha doğrusu emlak hisselerinizi) arttırıyor. Bu yüzde belli bir oranı aşınca o bölgenin emlak baronu size meydan okuyor.

Bu iki şekilde oluyor. Ya ofisinizi basıp suratınıza para saça saça hisselerinizi almaya çalışıyorlar (ki bunda en az 3 yıldızlı bir memurunuz ve kasada bolca paranız olduğu sürece savunma başarılı oluyor ve ödül olarak %1 hisse kazanıyorsunuz). Ya da mekanlarınızın olduğu yere fedailerini yollayıp sizi dövdürmeye çalışıyorlar. (Eğer bir güvenlik görevlisi kiraladıysanız bu tür kavgalarda yalnız olmuyorsunuz ve her kavgaya da koşmanız gerekmiyor.) Takribi 1-2 baskından sonra numaralarının tutmadığını gören rakibiniz pişkin pişkin sizi kendi mekanına çağırıyor ve kendi raconuyla size meydan okuyor. (Ki bu bir karaoke ya da disko düellosu gibi zaten yan görevlerde tecrübe etme imkanını olan şeyler oluyor) Kazanırsanız mekanı ve %10 hisseyi alırsınız, kaybederseniz %10 hisseyi rakibinize verir ve bir önceki sürece dönersiniz. Son tahlilde %100 hisseye ulaştığınızda rövanşı kendi raconunuzla yapıyor ve sonrasında kentin sonraki emlak baronu sizi hedef alıyor.

Kabarenizi ne kadar sık ve iyi işletirseniz oyunun geri kalanında kafanız o denli rahat olur

Majima ile oynarken ise bir noktadan itibaren kentte başka kabare kulüpleri olduğunu ve bunların kendi aralarında savaştıklarından haberdar oluyorsunuz. Bu gazino sahiplerinin sıkça basıp taciz ettikleri Sunshine gazinosunun yönetimini devraldıktan sonra bu gazinoya yan görevlerden hostes toplamaya başlıyorsunuz ve o gazinonun yıldız hostesini eğitip motive etmeye, yeni giysiler, makyaj ve aksesuarlarla ona daha bir şekil vermeye çalışıyorsunuz. Öncelikle kulübünüz için reklam anlaşmaları yapmanız gerek ki aksi takdirde sadece gazinonuzun önünden tesadüfen geçenler hosteslerinizi ziyaret edecektir. Bu şekilde gazinonuzu her ziyaret edişinizde mekanı aktif edebilir ve müşteri beklemeye başlayabilirsiniz. Her hostesinizin farklı bir yönü ve HP’i var. Bir müşteri geldiğinde zengin mi çulsuz mu olduğu oturduğu masanın üzerinde çıkan smiley’den anlaşılıyor ve bu şekilde olabilecek en uzun süre müşterinizi masada tutmaya çalışıyorsunuz. Başarılı eşleşmeler müşterinizin mest olup hosteslerinize pahalı hediyeler almasıyla fazladan para kazanmanızla sonuçlanıyor. Kiryu’nun emlakçılık görevindeki rakipleşmeler aynı mantıkla burada da yaşanıyor ve süreç 5 gazinoyu da sahiplenmenize kadar sürüyor.

Bu ablalar da kim? Tanımam etmem yani.

Bu görevlerin bazıları sizin bazı karakterlerle arkadaşlık bağı kurmanızı sağlıyor. Arkadaşlık bağını son seviyeye kadar çıkartabilmek size pek çok gizli katkı yapıyor (kiralanabilecek yeni dükkanlar yada izlenebilecek yeni gravür videolar gibi) Videolar demişken, oyunda kısa video kolleksiyonu yada GTA serisindeki gizli paketler gibi oyun haritasına gizlenmiş 45 karakter kartına kullanılan görseller açısından dişe dokunur bir altyapıya sahip olduğunu gösterebilmek için 30 kadar Japon fotomodelle çalışılmış. Valla yalanım yok, oyundan önce de sonra da zerre tanımadım etmedim ama Ai Uehara, Nanase Otoha, Emiri Okazaki, Mana Sakura gibi isimler size tanıdık geliyorsa belki oyun size bu açıdan size benden farklı şeyler hissettirebilir. (Yalandan kim ölmüş!) Oyunun bu kadrosu, SEGA’nın serinin oyuncularına internet anketiyle seçtirdiği isimlerden oluşuyormuş, onu da belirtmek gerek herhalde.

Bazen orantısız şiddet birisine verilebilecek tek yanıttır. Bazen delirmek bu dünyaya verilebilecek en iyi yanıttır.

Biraz Daha Dövüş

Oyun genel olarak Namco Bandai oyunlarından alıştığınız türden öğrenmesi kolay, uzmanlaşması zor olduğu kadar eğlenceli bir dizi dövüş mekaniğine sahip. Oyun üst üste isabet sağladığınız her düşman özel vuruşlarınızı serbest bırakan Heat Gauge barınızı dolduruyor. Heat Gauge barınızı üç kademeli olarak doldurabiliyorsunuz. “Heat Action” denen ve hem kavga içinde özel vuruş, ister bitirici olarak kullanabileceğiniz bu saldırıları serbest bırakmak için teorik olarak kullandığınız dövüş formunun ne olduğu, seçili dövüş formuna hangi eğitimleri alıp en son hangi teknikleri açtığınız, düşmanla aranızdaki mesafe, düşmanın yerde baygın yatıyor olup olmadığı, düşmanı boyunduruğa alıp almamış olmanız, çevrenizin düşmanlarla sarılı olup olmadığı, elinizde düşmanlardan düşmüş bir silah ya da benzeri bir obje (reklam panosu, motosiklet, bisiklet, varil, tuzluk, su ısıtıcı, şu bu gibi) olup olmadığı, düşmanı yaslayacak bir yer (duvar, araba, köprü korkuluğu gibi) olup olmadığı ve Heat Gauge barınızın kaç kademesinin dolu olduğu gibi 10 kadar faktörden etkileniyor ve bunlardan biri bile değiştiğinde düşmanı her farklı şekillerde cezalandıran vuruşlar ortaya koyuyoruz.

Oyun siz ilerledikçe yeni dövüş teknikleri açıyor ve bunları bir tutorial ile size en az bir kez yapıp öğretiyor. Oyunun size vermediği dövüş tekniklerini ise dövüşerek ya da etkinliklerden kazandığınız parayı menüyü açıp Ability kısmından ulaşabileceğiniz spirallerdeki orb’lara yükleyerek serbest bırakabilirsiniz. Ayrıca haritada insan simgesi olarak görünen noktalara gittiğinizde buradaki ustalarınız size önceki cümlede bahsettiğiniz işlemi yaptığınız sürece seve seve size yeni teknikler öğretiyor.

-Benim bir ordum var!
-Bizim de Kiryu’muz var!

Yukarıda okuduklarınızdan oyunun insanı kanser eden karmaşık bir kontrol şemasına sahip olduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Oyundaki tüm özel vuruşlar (seri vuruş, güçlü vuruş ve yakalama olmak üzere) sadece 3 tuşla gerçekleştirilebiliyor. Gerisi ise sizin reflekslerine, sıklıkla kullanmak üzere ne tür bir dövüş formu benimsediğinize ve karakterinizi ne kadar geliştirmeyi düşündüğünüze bakıyor. Dövüş formu demişken oyun size 3 seçilebilir dövüş formu veriyor ve karşılaştığınız farklı düşmanlara karşı  bu formlar arası geçiş yapabiliyorsunuz. Bu üçer form dışında Kiryu’nun Legend stilini (Dragon of Dojima Style) opsiyonel görev akışı içinde karşınıza çıkan 5 büyük emlak baronunu indirdiğinizde, Majima’nın da Legend stilini (Mad Dog of Shimano Style) ise buna benzer şekilde opsiyonel görev akışı içinde karşınıza çıkan 5 büyük gazino kralını indirdiğinizde açabiliyorsunuz. Bu iki form da karakterlerin Midseason Upgrade’i gibi bir şey ve o karakterlerin gücünü zirveye çıkartıyor. Legend formlarından uzun uzadıya bahsetmeyeceğim, sanırım büyük sürprizi bozmak istemezsiniz.

Yorumlar