Kahramangiller

DmC Devil May Cry – Şeytan Neden Ağlıyor?

İlk okuduğum günden beri İlahi Komedya’nın hayranıyım ve hakkında en ufak bir gönderme yakaladığım herhangi bir şeyi direk sömürürcesine tüketiyorum. (Bkz. Dead Light) Elime geçen ilk oyun ise, bir hayli uzun bir zaman önce Devil May Cry idi.

Devil May Cry ilk çıkışını 2001 yılında yapıyor ve 2013 yılına kadar da süren bir macerası var. 5 adet oyuna sahip. İlk 4 oyun devam eden bir seri şeklinde. Beşinci oyun DmC: Devil May Cry ise eski serinin evrenine baştan el atalım hevesi ile orijinal yapımcıların da yardımı ve danışmanlığında ABD ile ortaklaşa yapılıyor.

Yazının geri kalanı da DmC: Devil May Cry ve diğer oyunları karşılaştırmalı olarak inceleyeceğiz bakalım.

01

DmC: Devil May Cry öncesi Dante modellemeleri

İlk serinin ana karakteri Dante, karizması ve şahane espri anlayışı ile oyuncuların gönlünde taht kurmuş durumda bana kalırsa. Tabii ki bir de karakterin ne kadar da büyük bir chick flick olduğu gerçeğini tartışmayacağım bile, çünkü öyle. (Admin, kilit.)

Dante, Sparda adında Legendary Dark Knight, aynı zamanda da Legendary Demon Swordsman olarak bilenen bir iblis ile Eva’nın çocuğu olarak dünyaya geliyor.

İlk seride Dante’nin düşmanı olarak karşımıza Dante’nin ikiz kardeşi Vergil, çıkıyor. İlk dört oyun ve son oyundaki farklardan biri daha ise Vergil’in ve dolayısıyla da Dante’nin arka planı. Değiştirilmeden önce Dante insan yarısını kucaklarken, kardeşi Vergil babasının izinden gidiyor. Bu görüş ayrılığı ile de zaten birbirlerinin düşmanı olarak başlıyorlar hikayelerine.

DmC’de ise Vergil ile Dante birbirlerini hatırlayabildiklerinden bile çok önce yolları ayrılıyor. Oyunun başlarında ise amaçlar ve yöntemler de tamamıyla aynı, birlikte çalışıyorlar. Oyunun sonunda ise, bu birliktelik son buluyor. Çünkü orijinal seride olduğu gibi, Dante insanlara inanmayı seçerken Vergil bu acınası varlıklardan daha üstün olduğunu ileri sürerek, bu ırkın bir lidere ihtiyacı olduğunu savunuyor. Dante ise bu düşüncesinin bütün oyun boyunca alaşağı etmeye çalıştıkları iblislerin de amacının aynı olduğunu ve kardeşine izin vermeyeceğini söylüyor. El ele vermiş çalışan Spardaoğlu ütopyası da böylece yerle bir oluyor.

02

Spardaoğlu Virgil ve Dante

Bir de küçük kızımız Kat var. Küçükken neden olduğu bilinmeyen bir şekilde yetim kalmış ve iblisleri görebildiğini söylediği için de deli damgası yemiş. Bir ton ilaç tedavisi görmüş. İlaçların onu tedavi edeceği söylenirken daha da zayıf düşmüş. Bu tedaviler sonrasında öz babasının bir iblis olduğunu öğrenmiş ve yaşadığı travmaları hatırlamış. Yaşadığı ikinci bir şok ile kendisini Araf’ta bulmuş ve Vergil ile karşılaşmış. Vergil’e olan hayranlığı ve sevgiye rağmen de oyunun sonunda Vergil’in yoldan çıkışının üzerine, Dante’nin yanında olmayı tercih ediyor. Karakter, Lady veya Trish gibi güçlü kuvvetli, bağımsız ve ağır bir karakter değil ne yazık ki. Ancak yeni Dante’nin de gözündeki yerinin ayrı olduğunu söylemek de yanlış olmaz.

İki hikayede de büyük yere sahip olan Sparda ve Eva’dan bahsetmeden geçmek olmaz. Sparda daha önce de belirttiğim gibi ikizlerin babası, iblis lordu. Ancak Eva’nın ırkı iki hikayede de değişiklik gösteriyor. İlk seride Eva bir insanken, DmC’de kendisi bir melek. Tiplemesi de oldukça değişik. Önceden upuzun sapsarı, sırma gibi saçları olan Eva, son oyunda dalgaları kırmızı saçlara sahip bir melek olarak karşımıza çıkıyor. İlk seride Eva’nın görünüşünden yola çıkarak Mundus’un yarattığı Trish karakteri de zaten Dante için oldukça önemli bir yere sahip.

Bu noktada aklıma gelen soru, acaba DmC devam ederse Trish gibi bir afet ablamız oyunda olmayacak mı? idi, 2015 yılı için yeni seriye bir devam oyunu çıkartılacak söylentileri de senenin bitmesi ve durumumuzun da “sıfıra sıfır elde var sıfır”dan ileri gitmeyişinden şimdilik devam oyunu geleceğinden bile şüpheliyim.

03

Eva’nın ırkının değiştirilmesi tabii ki de hikayede de oldukça büyük değişikliklere gidilmesine sebebiyet vermiş. Orijinal seride, Sparda’nın vakti zamanında İblis Kralı Mundus’un yanında savaşmışlığı olmasına rağmen, birbirlerinin baş düşmanı olarak başlıyorlar, yeni oyunda ise Sparda ve Mundus kardeşler. Sparda senelerce Mundus’un yanında savaşmış, güvenilir adamı ve sağ kolu.

Tabi işler Eva’ya aşık olması ile değişiyor. Çünkü Eva hamile kalıyor ve Nephilim yani iblis ve melek melezi olan bir türü dünyaya getiriyor ki; bu da melek ve iblis dünyasının yasalarınca yasaklanmış bir durum. Dolayısıyla Mundus, Sparda ve Eva’nın peşine adamlarını takıyor. Eva öldürülüyor ve Sparda da, Dante ve Vergil’in hafızalarını siliyor, birbirlerinden ayırıp onları insanların dünyasına saklıyor ve ardından da Mundus’un adamlarına yakalanıyor. Sparda’nın akıbeti hakkında bilinen tek şey ise sonsuz bir işkenceye maruz kalarak hapis tutuluyor olduğu.

Yorumlar

  • Bu tür vurdulu, kestili, biçtili aksiyon oyun, dizi veya filmlere metal ve rock müzikler çok yakışıyor. Kendinizi olayın içinde hissediyorsunuz. Konu dışı ama ne kadar Super Sentai’den uyarlama olsa da Power Rangers’ın bile tüm dünyada tutmasının tek nedeninin her zaman Ron Wasserman müzikleri olduğunu düşünürüm.
    Bu arada hazır yeni uzun metraj filmi yaklaşıyorken şöyle derinlemesine bir Power Rangers incelemenizi sabırsızlıkla beklemiyor da değilim hani 🙂