Kahramangiller

Fallout 4: Vallahi de Geliyor!

Fallout hayranları, 2 Haziran 2015 öğleden sonra bir haberle sarsıldı: http://fallout.bethsoft.com/ adresinde, oyuncuların aşina olduğu  klasik gri “Please Stand By” ekranıyla bir geri sayım başlamıştı. Daha önce thesurvivor2299’dan* ağzımızın yanmasına rağmen duyuruyu açıkça Bethesda yapıyordu ve lamı cimi yok, bu kez gerçekten geliyordu! Tabii gerisi klasik; özellikle Türk geeklerinin hepsinin gizli Müslüman olduğunu ispatlarcasına şükürler ve “Allah!” sesleriyle başlayan sevinç dalgası, ertesi gün fragman’ın yayınlanmasıyla yerini hararetli tartışmalara bıraktı. Bu tartışmalara az sonra değineceğim, ama önce Fallout’un geçmişini bilmeyen genç okurlarımız için bir özet geçmek istiyorum:

Kimin Nesidir?

Fallout, 1997’de Interplay tarafından piyasaya çıkarılmış post apokaliptik bir ortamda geçen bir oyun. İlk senaryo, 21. yüzyılda petrol kıtlığı yüzünden çıkan ve insan ırkının birbirini neredeyse dünyanın yüzeyinden sildiği Great War’dan 84 yıl sonra geçer. İnsan ırkı -maalesef- kendini yok etmeye muvaffak olamamıştır. Bu 84 yıl içinde, hayatta kalanlar nükleer atıklar arasında yaşam savaşı vermiş ve kendilerine korunaklı yerler inşa etmişler, bazıları örgütlenmişler, bazıları da kabullenmişlikle, öylece hayatlarına devam etmişlerdir. Eski şehir kalıntılarının üzerine yeni halklar yerleşmiş ve kasabalar kurulmuştur. Şanslı bir azınlık ise savaş için inşa edilmiş ve genellikle zengin, elit sınıfın yerleştirildiği yeraltı sığınaklarında kendine yer bulmuş, bu korunaklı ortamda güneşi yahut gökyüzünü görmemiş bir nesil yetişmiştir.

Fallout’un en ilginç ve atmosferik yönü, gerek mekan tasarımlarında gerekse afişlerinde 1950’lere ait Amerikan reklam görsellerinin retro tarzını kullanmasıdır. Nükleer savaş dünyamızın alternatif bir versiyonunda geçtiği için, dünya tarihinden ayrıştığı yerden itibaren hiçbir yeni görsel akım var olmamış gibi davranır ve bu durağanlık oyuna çok güçlü bir özgünlük katar.

Fallout 1'in loading görseli.

Fallout 1’in loading görseli.

Bu alternatif evren meselesi, o zaman Interplay’in başındaki Brian Fargo’nun Fallout’a zaman yolculuğu ve dinozorlar gibi öğeleri eklemek istemesine neden olmuş, ancak bunlar ne yazık ki gönderme boyutundan ileri geçememiştir. Yine de, 1950-80’lerin Amerikan kültüründeki insanlığın yok edilmesini içeren her türlü paranoyak bilimkurgu yahut fantastik öğesi Fallout’ta kendine yer bulmuştur; uzaylılar, TARDIS, Mad Max gibi. İçinde Elvis Presley’in resmi olan bir UFO kalıntısı buluyorsunuz diyeyim de anlayın. Girdiğiniz ortamlar bol bol deney tüpü, robot, yapay zeka mekanizmaları içerir.

En derin senaryo öğesi ise, insan ırkının yapay paranoyalarının arasında en büyük düşmanının yine kendisi olduğunu bize kanıtlayan F.E.V’dir. Ve tabii ki, radyasyon ve F.E.V.’in doğurduğu çoğu tehlikeden korunmanın yolu, oyunun imzası haline gelmiş Power Armor’dur.

Fallout, Fallout 2 ve 3’e dair detayları Nostalji Krizlerine Bire Bir Oyunlar adlı seride -eminim çoğu hayranı bile bayacak kadar didikleyerek-  yazacağım için şimdilik çok değinmiyorum. Ancak hayranların kaynama noktası, oyunun yapımcılarından Chris Avellone’un Fallout Bible adlı dökümanlarla, yazılmış tüm tarihçeyi ve detayları yayınlamasıyla oluşmuştur. Fallout’un aslında ne kadar detaylı bir gerçeklik olduğu bunlarla ortaya çıkmıştır. Bugün hala “Keşke hiç Bethesda almasaydı da, Van Buren* çıksaydı da oynasaydık,” diyen büyük bir kitle mevcuttur.

Mr. Handy! Özlemiştik seni.

Mr. Handy! Özlemiştik seni.

Yorumlar