Kahramangiller

Mitsurugi Kamui Hikae – Ne İstiyorsunuz Bu Liseli Kızlardan?

Japonların kılıç ustası liseli kızlara olan saplantısını anlayabilmiş değilim. İşin fantezisinden bahsetmiyorum, bir yaparsın iki yaparsın, hadi belki üçüncüyü de yaparsın ama bunun üzerine bir sektör yapar mısın? Bilemiyorum…

Oyunun ismi olan Mitsurugi Kamui Hikae, anlamlı kelimelerden oluşmuyor ne yazık ki (veya benim Japoncam hala daha yeteri kadar iyi değil). Oyun 2014 Mart’da piyasaya çıkan saf hack and slash bir indie oyun. Geliştiren arkadaşlar ise Zenith Blue adında bir ekip.

Oyunumuz kısa bir sinematikle başlıyor. Kim ve ne olduğumuzu, neyin peşinde olduğumuzu açıklıyor. Özet olarak; kutsal güçlere sahip, dünyamızı kötücül yaratıklardan koruyan Misa adında bir gardiyanız. Okuldan arkadaşımız Suzuka‘nın eline şeytani bir kılıç geçiyor ve kılıç arkadaşımızı kontrol altına alıyor. Biz de oyun boyunca Suzuka’yı peşliyoruz.

01

Misa ve Suzuka

“Peşlemek” kısmını biraz daha detaylandırayım; yazılarımı takip ediyorsanız The Legend of Korra‘nın dövüşlerinin ne kadar zor olduğunu ve beni nasıl sinir hastası ettiğini de biliyorsunuzdur. Bilmiyorduysanız da artık biliyorsunuz (Çok zekiyim). Şimdi o zamanki sinir krizlerimi bir cepte tutalım. Dark Souls’un da ne kadar zor olduğunu ve insanları nasıl res-kill‘e bağladığını da yeni çıkan oyunun popülerliği sağolsun duymuş olduğunuzu varsayacağım. Şimdi bu iki oyunun dövüş zorluklarını alın, Devil May Cry‘ın oyun tarzı ile birleştirin, Japon Liseli kızlar ve bir tutam da bacak ekleyin. İşte karşınızda Mitsurugi Kamui Hikae. Hatta Steam yorumlarına bakacak olursanız hislerime de tercüman olan bir yorumla karşılaşacaksınız; “dmc school girl pantsu edition” Kesinlikle hak veriyorum. Dolayısıyla da biraz da piyasaya oynamışlar gibime geliyor, otakular bayram etsin kendi ortamlarında ellerinden düşürmesinler oyunu diye.

Oyunda hikayeden yana bir şey aramayın. Çünkü bulamayacaksınız. Fikir güzel aslında ama keşke biraz daha üzerinde vakit harcasalarmış. Dövüş sistemine gelecek olursak; bu noktada oyun güzelleşiyor bir nebze. Çeşitli saldırı şekilleriniz bulunuyor. Yeteneklerinizin seviyesini yükseltmek veya yeni hareketler açmak için oyunu istediğiniz zaman durdulabilir ve Upgrade seçeneğinden gerekli yükseltmeleri yapabilirsiniz. Ancak birkaç seviye boyunca pek etkili yükseltmeler yapamayacaksınız. Combo Streak‘i olabildiğinizce yüksek tutmaya çalışın ki, yetenek puanlarınız ona göre daha fazla gelsin. Bu puanları sadece yeteneklere değil aynı zamanda kostümlere de harcayabilirsiniz.

Ne yazık ki oyunun seviyeleri ve dövdüğünüz yaratıklar neredeyse birbirinin aynı; her bölümde aynı dairesel arenada sonu gelmeyen, bitmek bilmeyen bir saldırılar serisine maruz kalıyorsunuz. Sadece arka plan değişiyor. Buna da şükür diyelim o yüzden. Tabi bir de, Dark Souls’a taş çıkartacak zorluktaki Boss Fightları es geçmemek lazım.

02

Şekil 1-A’da da görüldüğü gibi devasa robotlar arasındayken bile kızımız karizmatik “Ovarida”lığından ödün vermiyor.

Aslında, oyunu hikayesini falan boşverin de “Adam mı dövmek istiyorsun güzel kardeşim? Al, oyun yaptık onun için. İki stres at. Hadi canım. Kapı şurada.” diye yaptıklarını düşünüyorum. Çünkü combo çeşitliliği olabildiğince fazla. Bir kere başladınız mı eğer güzel bir şekilde de kaçınır veya engellerseniz sonsuza kadar devam ettirebiliyor olmanızla birlikte her yeteneğinizi de birbirine bağlayabiliyorsunuz. O bakımdan hakikaten hoş. Ayrıca kesinlikle gamepad ile oynanmalı. Klavye-fare ile oynamak oldukça zor.

Oyun içerisinde Mana olarak işlev gören bir olay var. Katananızı kullanırken bu Mana barından yiyorsunuz; bar dolu iken yaptığınız saldırılarınız daha güçlü oluyor ve barı doldurmak için de kılıcınızı değil yumruklarınızı ve tekmelerinizi kullanıyorsunuz. Aynı zamanda kılıcınızın etrafında biriken kırmızı halkalar da Misa’nın inanılmaz karizmatik bir şekilde savaşın ortasında durup “おわりだ” (Ovarida / Sonun geldi) demesi ile birlikte kanlarını akıttığınız kırmızı kırmızı parlayan düşmanlarınıza iyi miktarda hasar verip canınızı doldurmanızı sağlıyor.

Uzun lafın kısası, Mitsurugi Kamui Hikae eğer benim gibiyseniz stres atayım derken sinir sahibi olacağınız oyunlardan biri. Eğer değilseniz ve hikayeye değil, yaşadığım aksiyona önem veririm de diyorsanız 30 saatinizi de harcamayı Liseli Katanalı Japon kızlar var diye umursamıyorsanız bu oyun sizin için biçilmiş kaftan. İyi oyunlar!

Yorumlar