Kahramangiller

Nostalji Krizlerine Bire Bir Oyunlar #7 – Master of Orion

Bizim nesile hızlı yemek yeme ya da öğün atlama alışkanlığını kazandırmış bazı oyunlar vardır. Nostalji serisi genel olarak bunların üzerine kurulu tabii, ancak konu uzay stratejisi olunca iş daha da vahimleşiyor. Bu yazı sırasıyla 1993 ve 1996’da Simtex tarafından çıkarılan Master of Orion 1 ve 2 üzerine, 3’e ise affınıza sığınarak üvey evlat muamelesi yapıyor ve es geçiyorum. Bunun nedeni hem Master of Magic’in, hem de bu serinin yaratıcısı Steve Barcia’nın oyunun yapım sürecinde yer almaması olabilir tabii. İlk oyunun çıkış noktası Star Lords adlı bir prototip olup, 2001’de Master of Orion 3’ün çıkışı şerefine piyasaya sürülmüştür.

Eğer siz de benim gibi Master of Orion’un ilk iki oyununun hastasıysanız, geçen Haziran ayında yeniden yapıldığı haberlerini duyunca titremişsinizdir eminim. Evet, doğru! Wargaming, bu efsane oyunu geri getirmek için kolları sıvamış durumda.  Buna yazının sonunda değineceğim. Biz şimdi 1993’e yani 22 yıl öncesine geri dönerek ilk oyunun hikayesini hatırlayalım.

moo_1

Uzun zaman önce, çok uzaklardaki bir galakside iki güçlü ırk varmış; Orionlular ve Antaranlar. Bu iki ırk birbirleriyle kıyasıya savaşarak kainata çok ciddi zararlar vermişler. Sonunda, savaşmaya yabancı olan Orionlular Antaran halkını bir cep boyutuna hapsetmişler. Sonra da sırra kadem basmışlar. Geride, evleri olan Orion gezegenini koruması için çok güçlü bir savaş gemisi bırakmışlar. Efsaneye göre, bu gemi yani Guardian onların hayal dahi edilemeyecek teknolojilerini korumakla görevlendirilmiş ve Orion’a hükmeden, kainata hükmedermiş.

Tabii yaradılış efsanesi bundan biraz daha karışık. Bu Orionluların geldiği gizemli bir “Eski Uygarlık” mevcut (Yüce Eskiler diye düşünmemek elde değil, ilerde Cthulhu da var). Bu eski uygarlığın yaşadığı güneş sistemi süpernova yüzünden yok olmuş ve bu olmadan önce Nuh’un Gemisi misali tüm ırkların üstün örneklerini gemilere doldurmuşlar, ancak gemiler birbirlerini kaybetmişler. Daha sonra, bu üstün ırk Orion adlı gezegene yerleşmiş ve çeşitli canlılar üzerinde deney yaparak başka ırklar da geliştirmişler. Bu esnada karşılaştıkları Antaranlar da aynı yolun yolcusuymuş; tabii onların niyeti geliştirdikleri ırkları köle olarak kullanmakmış. Özellikle savaşlar sırasında bu ırkların pek çoğu serbest kalmış. Hani çeksen dizi olur aslında.

moo_2

Master of Orion’da seçebileceğimiz, demin söylediğim gibi kimi Orion’dan, kimi ise Antares’ten çıkma 10 ırk var. Master of Orion 2′ de ise bu sayı 13’e yükseliyor. Bu ırkların ne olduğuna şöyle bir bakalım.

  • Gemi yönetmek konusunda becerikli, şirin ejderhaları andıran Alkari‘ler. Fazla bir özellikleri yoktur, ancak karşılaşacağınız diğerlerinin çoğundan daha barışçıl bir halktır. Genelde çabuk harcanırlar. Bunların son kolonilerini korumak için az savaş açmamışımdır.
  • Master of Magic’i oynayanların hatırlayacağı, karıncalara benzeyen Klackon ırkı. Yalnız burada MoM’daki gibi ezik değiller, özellikle yönetim biçimleri olan Union’u geliştirdiklerinde sizi güneş sistemlerinde ancak taş toplar hale getiriyorlar.
  • Dinozorlardan hallice Sakkra ırkı. Kendilerinden özellikle nefret ettiğimi inkar etmeyeceğim. Bu mor kertenkeleler öyle hızlı ürer ki, bir bakarsınız oyun ekranındaki gezegenlerin yarısına yayılmışlar.
  • Kedileri andıran, hayır resmen büyük boy kedi olan Mrrshan halkı. Bunlar büyük savaşçıydı, en azından oyun öyle diyordu. Tabii o zaman Buzzfeed yoktu, kedilerin tanrı olduğuna inandığı gerçeğini biz bunlar sayesinde öğrendik. Ancak AI ile oynandığında nadiren galakside üstünlük sağlarlar, genellikle Sakkra yahut Silicoid uygarlıkları tarafından yutulurlardı.

moo_5

  • Karizmatik İnsanlar. Yönetim sistemleri olan demokrasinin getirdiği avantajlar dışında hiçbir numaralarının olmaması üzücü. Sanırım oyuncular insanlardan başka ırklara yönelsin diye böyle yapmışlardı. Gerçi haklarını yemeyeyim, oyunda Darlok gibi başka zayıf ırklar da var.
  • Psilon‘lar. Hollywood’un büyük beyinli uzaylı tasvirine en çok benzeyen ırk olup, insana “Hah sonunda, uzaylı gibi uzaylı” dedirtmeleri haricinde, üstün zekalı bir halktır. Sahip oldukları Creativity sayesinde çok fazla teknolojiye erişimleri vardır. Low-gravity yani düşük yerçekimine alışık bir halk olmalarına ve pek çok gezegene hemen uyum sağlayamamalarına rağmen açık ara favorimdi bunlar.
  • Silicoid‘ler. Uzayda bir tanrı varsa, sizi bunlardan korusun. Her şeyle beslenebilirler, taştan ibaret olan (barren) gezegenlerde bile açlık çekmezler. Üstelik yaşadıkları gezegeni temizlemeleri de gerekmez, ne dedim size, her şartta her pislikte üreyebilir bunlar. Oyunlarda icat etmeye çalıştığınız teknolojilerin önemli bir kısmı ekolojiyle ilgili oldukları için bu ciddi bir avantajdır. Teknolojiye harcamadıkları puanlarını genellikle gemi basmaya harcarlar. Oyunda ipleri erken ele alırsanız sorun yok, ama alamazsanız üzerinizden geçerler. Anlaşma filan da yapamazsınız, bu halk tamamen iletişime kapalıdır. Haşırt diye savaş açarlar ve savunmalarınızı tam oturtmadıysanız, iyisi mi yeni oyun açın.

moo_12

  • Pelerinli kafalı -ya da kapşonlu- gizemli Darlok‘lar. Özellikle casusluğu güzel beceren bir ırktır bunlar. Kendi başına oynandığında diğer ırklara karşı zayıftırlar, ama rakibiniz olduklarında özellikle teknoloji çalıp durarak canınızı çok sıkabilirler. Ama bunu sadece size değil, diğer ırklara da yaptıkları için genelde çok dayanmazlar. Zayıflatıcı olarak güzel kullanılırlar. Bunlarla anlaşma yapıp başka halkların başına salabilirsiniz. Ama casusluk yapıp sizi suçu size atarlarsa (ki yaparlar) başınız derde girer.
  • Sibernetik Meklar‘lar. Yarı canlı, yarı makine olan bu ırkın isimleri de alemdir, genellikle makine modelleri gibi uzun kod adları ya da seri numarasına benzer. En büyük avantajları üretim konusundadır. Siz yıllarca uğraşıp Automated Factory filan yapmaya kasarken, bunlar uçar, adamların kendisi fabrikadır zaten. Oyunun başında avantajlı bir ırktır anlayacağınız, ama diğer ırklar teknolojiyi geliştirdikçe genelde zayıflarlar.
  • Köpeği, hatta biraz buldogları andıran Bulrathi‘ler, fiziksel açıdan kuvvetli, kodu mu oturtan bir türdür bunlar. Gezegenleri yüksek yerçekimine sahip diyeyim de anlayın. Son derece agresiftirler. Mrrshanlarla kapışmalarını izlemek zevklidir. Ama özellikle gezegenlerini alma niyetindeyseniz dikkat edin derim, askerlerinizi indiriverirler.
Bir Alkari ile bir Klackon'un koalisyon kurma ihtimali, Türkiye'dekinden daha fazla.

Bir Alkari ile bir Klackon’un koalisyon kurma ihtimali, Türkiye’dekinden daha fazla.

İlk 10 ırk böyle. Master of Orion’la eklenen üç ırka da bakalım:

Bu yazı, "Nostalji Krizlerine Bire Bir Oyunlar" adlı yazı dizimizin bir parçasıdır.

Yorumlar

  • Doğa Önen

    Çok efsaneydi..heyecandım resmen görünce yazıyı..iyi ki yazmışsın..eline sağlık

    • Özlem Buket Duru

      Asıl reboot için heyecanlan 😉