Kahramangiller

Sportmenliğin Canlandığı Oyun: Rocket League

Bir online oyunu eğlenceli kılan da oynanmaz kılanlar da kesinlikle oyuncularıdır. Bu görüşümü, Rocket League oynadıktan sonra siz de onaylayacaksınız.
Zamanında Ultima Online oynarken, eğer yeterince yaratıcı ve yardımcı bir kitlesi olmasaydı, çoğu kişi saatlerce skill kasmak yerine gidip Baldur’s Gate filan oynardı. Starcraft’ı efsane konumuna getiren de yine dost canlısı oyuncu kitlesiydi. Birbirini destekleyen, iyi bir oyun oynandığında karşıdaki için sevinen, kendini geliştirmeye çalışan kişiler, her zaman online oyunu yüceltir.
Rocket League gelene kadar bu hissi yakın zamanda sadece Starcraft 2’den alıyordum. Küfür kıyamet Leauge of Legendsoyuncuları, mikrofondan bağıra bağıra küfreden DOTA’cılar, hakaret dolu Counter Strike’cılar filan oyun zevkime çok ciddi darbe vurmak üzereydi. Sonra Rocket League oyunlarında karşı taraftaki güzel bir gol atınca “nice shot”ı basan oyuncuları görünce keyfim yerine geldi.

rocket-league-3

İşin garip yanı, MOBA’ların zehirli ortamından kaçan birçok kişinin de benim gibi düşünmesiydi herhalde. Oyunun 12 kişilik ekibi, bu kadar çok satacaklarını tahmin edemedikleri için ilk haftalar son derece zorlandılar ve beş milyondan fazla satan oyuna server yetiştirmek ve kullanıcı maillerine cevap vermek için yirmi kadar daha çalışan aldılar ve server kapasitelerini hala artırmaya devam ediyorlar. En son, programcılar bile PR mail’lerine cevap verecek duruma gelmişti.
Aslında, baktığımızda günümüz zevklerine çok hitap ediyor gibi görünmeyen bu oyun nasıl bu kadar popüler oldu? Onu inceleyelim.

Heyecanlı Bir Oyun

Rocket League çok heyecanlı bir oyun. Anlık kararlar vermek, topun gidiş yönünü kestirmeye çalışmak ve bunu birkaç kişiyle birlikte, çok hızlı bir şekilde yapmak gerekiyor. Hem topu, hem rakipleri iyi gözetlemek gerekiyor. Ama anlattığım kadar zor değil; çünkü doğal bir şekilde bütün bu yetenekleri geliştiren bir yapısı var.

rocket-league-2

Oyunu almadan önce Youtube ve Twitch’de izlerken, gerçek bir spor müsabakası izler gibi heyecanlanıyordum. Bunda, oyunu bana tanıtan yayıncıların rolü olduğu kadar, oyunun kendisinin de son derece hareketli ve kısa süreli olmasının payı var. Rocket League’in maçları, heyecanı öldürmeyecek kadar kısa sürüyor. Eğer 20’şer dakikalık maçlar yapılıyor olsaydı, bir noktadan sonra gerçekten insana o hareket yük olabilirdi. Ama eğer tüm golleri tekrar izliyor olsak bile maç en fazla 6-7 dakika sürüyor.

Öğrenme Eğrisi

Oyunun tutorial’leri, son zamanlardaki çoğu tutorial gibi “sağ tıklamayı öğrettim, şimdi git kombo çekmeye başla” tarzında, konuyla alakasız ya da elinden tutup her şeyi öğreten ve oyunda karşına başka şey çıkartmayan dar görüşlü bir tasarıma da sahip değil. Gerçek bir spor eğitimi gibi fundamental yetenekleri sağlıyor ve gerisini maçlarda tecrübe ile ediniyorsunuz.

rocket-league-4

Hata yaptığınızda sizi hayvanlıkla cezalandırmak yerine iki tuşa basıp “no problem” diyen oyuncularla oynamak, insanın daha çok oynama ve dolayısı ile daha çok gelişme motivasyonunu da körüklüyor.
Oyunu oynadıkça, rakiplerimizden gördüklerimiz de bizi çeşitli şeyler denemeye itiyor. Mağlup olduğumuz bir oyunda uçan goller atan adamı görüp, yenmek için gerekenin bu olduğuna karar verebiliyoruz. Kısa sürede de uçan goller atan adamlara dönüşüyoruz.

Yorumlar