Video Oyunu Türleri: Gizlilik Bazlı Strateji Oyunları

Gizlilik, yani İngilizce terimiyle “stealth” konsepti, gerek bünyede yarattığı heyecan, gerekse bulmaca türetmedeki kullanışlılığından dolayı video oyunu pazarında sıkça kullanılır. Günümüzde daha ziyade üç boyutlu shooter türü (FPS ve TPS), Splinter Cell, Hitman, Thief ve Assassin’s Creed gibi oyunlarda kullanılan gizlilik mekaniğinin temeli basittir. Karakter(ler)inizin bir alan ya da binaya girip orada bomba yerleştirme, birine suikast düzenleme ya da birisini kurtarma gibi bir görevi vardır. Bu alanda rutin turlar atan korumaların görüş alanlarına girmeden, gerekiyorsa da bazılarını sessizce temizleyip görevinizi tamamlamanız ve kaçmanız beklenir. Fazla dikkat çekerseniz genellikle başarısız olursunuz.

Ancak bu mekaniğin temeli 1981 tarihli Castle Wolfenstein’dan gelir ve iki boyutta, aksiyon oyunu becerisinden ziyade bulmaca çözme yetisi gerektiren, daha ziyade strateji oyunu klasmanında değerlendirebileceğimiz bir diğer türden de devam etmektedir. İşte benim de bu yazıda ele almak istediğim alt-tür bu. Gizlilik bazlı strateji oyunları.

Castle Wolfenstein Serisi 1981-1984

Wolfenstein diyince hepimizin aklına 1992 çıkışlı ve tarihteki ilk FPS kabul edilen Wolfenstein 3D ve devam oyunları gelir. Ancak bu oyunun da, oynanış olarak olmasa da konsept olarak dayandığı çok eski bir oyun var. Castle Wolfenstein. İkinci dünya savaşı esnasında en iyi korunan Nazi karargahına sızıp orayı sabote ederek savaşı erken bitirmeye çalıştığınız oyunda; devriye atan askerlere görünmeden ya da bulacağınız üniforma ve silahları kullanarak hedefinize koşuyordunuz.

80’lerin oyun firmalarından Muse’un çalışanı Silas Warner’ın 1980 çıkışlı Atari oyunu Berzerk’in üstten görüş grafikleri ile meşhur savaş filmi Guns of Navarone’un konseptini birleştirme fikriyle yarattığı oyun, Apple ve Commodore64’te zamanında sevilerek oynanmış, bir de Beyond Castle Wolfenstein adında, çok daha gelişmiş bir devam oyunu getirmişti. Muse uzun ömürlü bir firma olmasa da geriye Castle Wolfenstein ve Space Taxi gibi düzinelerce oyuna ilham olacak eserler bırakabilmişti.

Commandos Serisi 1998-2003

Castle Wolfenstein, bir yandan Wolfenstein 3D ve Thief gibi klasiklere ilham veredursun, 1998’de İspanyol stüdyo Pyro, bana göre oyunun spiritüel devam oyununu yaptı: Commandos: Behind Enemy Lines. İki boyutlu bir ortamda bir komando timini yönettiğimiz oyunda, Nazi işgali altındaki yerlere ve korunaklı üslere sızıp sabote ediyor ya da dostlarımızı kurtarıyorduk. Hatta şöyle söyleyeyim, Castle Wolfenstein, Guns of Navarone’dan esinlenmiş olabilir ama bu filmi asıl dolu dolu yaşadığınız oyun Commandos’tu.

İki boyutlu gerçek zamanlı stratejilerin halihazırda gayet popüler olduğu o yıllarda, Commandos hem yenilikçi konsepti, hem şahane grafik ve seslendirmeleri, hem de nefis bölüm tasarımlarıyla ciddi bir kitle toplamayı başardı ama asıl öne çıktığı nokta nedir derseniz, bence altı farklı karakterinizin her birinin farklı yeteneklerini kullanarak bulmacaları nakış işler gibi çözme kafasıydı. Bölüme başladığınız anda tümünü görebildiğiniz bir bölüm haritası üzerinde, ana komandonuz, sessiz katil yeşil bere ön saflarda savaşırken, casusunuzla geçilmeyecek güvenli bölgeleri geçmeniz, dalgıcınızla su altından sızmanız, keskin nişancınızla uzaktan destek vermeniz ve bombacıyla toplu katliamlara imza atmanız gerçekten paha biçilmezdi.

Beklenmedik bir başarı yakalayan Commandos, Eidos etiketi altında (biri ek paket niteliğinde) 3 devam oyunu çıkardı ve her seferinde bizi şaşırtacak güzellikte olmayı başardı ama daha önemlisi yeni bir oyun türü doğurmuş oldu. Açıkça konuşmak gerekirse; daha önceki yazılarımda bahsettiğim, henüz Steam gibi dijital dağıtım platformlarının ortaya çıkmadığı ama büyük dağıtımcıların pazarı domine ettiği 1995-2010 arası o yıllarda çıkmamış olsa Commandos niteliğinde bir oyun çok daha fazla satılırdı diye düşünüyorum. Nitekim üçüncü oyundan sonra hakettiği başarıyı yakalayamadığını düşünen firma, bir Commandos adı altında bir FPS denedi ama başarılı olamadı.

Star Trek: Away Team 2001

Commandos’un açtığı yoldan giden ilk oyun, dönemin beğenilen bağımsız geliştiricilerinden Reflexive tarafından yapılan Star Trek: Away Team oldu. 2001 yılı bu türün altın yılıydı desem yalan olmaz. Hem Commandos 2, hem Desperados, hem de Away Team ardarda piyasaya düşmüştü. Her ne kadar tam 17 farklı karakteriyle çokça oynanabilir bir oyun olsa da Away Team, gerek grafiklerinin zayıflığı, gerekse bölümlerde kaba kuvvetin haddinden fazla işe yaraması (hatta bazen mecburi olması) yüzünden sevilen bir oyun olamadı.

Desperados Serisi 2001-2009

Biz eski oyuncular ne zaman Commandos efsanesini ansak, ardından bir Desperados muhabbeti açılır. Alman geliştirici Spellbound’un vahşi batı temalı oyunu Desperados, esin kaynağı Commandos ile çok benzer bir oyundu. Ancak bu orijinallik eksikliğini teması ve göze hoş gelen grafikleri ile kapatıyordu. Kovboy kasabaları, kanyonlar, kerpiç damlar arasında koştuğunuz oyun en az Commandos kadar eğlenceliydi.

Bana kalırsa hayal kırıklığı yaratmayan iki de devam oyunu getiren Desperados serisi, özellikle giderek artan buglar nedeniyle (bir de arada üçüncü görüşe geçen kameranın sunduğu dandik 3D görüntü yüzünden) olsa gerek, gitgide sevilmeyen bir seriye dönüştü. Bence yayınlandığı dönem itibariyle hakettiği ilgiyi göremeyen serinin haklarını, yakın zamanda aşağıda ele aldığım Shadow Tactics’in geliştiricisi Mimimi satın aldı ve 2019’da yeniden bir Desperados oyunu göreceğimiz müjdesini aldık.

Robin Hood: The Legend of Sherwood 2002

Her ne kadar yukarıda geçmese de Desperados’un yapımcısı Spellbound, bir yıl sonra aynı oyunun bir benzerini de Robin Hood temasıyla çıkarmıştı. Desperados’taki kaliteyi aynen yakalayan Robin Hood, başroldeki karakterinin şöhreti gereği okçuluğa biraz daha fazla ağırlık veriyordu ve bu yönüyle farklı bir oynanış sunmayı da başarıyordu. Sonuç olarak hafızalarda iyi bir oyun olarak kalsa da, yayınlandığı yıl gereği olsa gerek, Robin Hood da hakettiği satışı yakalayamamıştı.

Mark of the Ninja 2012

Steam yaygınlaşıp bağımsız stüdyolara gün doğunca, birilerinin de yeniden Commandos-vari bir oyun yapması gerekiyordu. Pek çoğumuzun Shank ve Don’t Starve ile tanıdığı en sıkı bağımsız stüdyolardan Klei’nin 2012’de gizlilik temasıne el atması enfes bir sonuç doğurmuştu. Tek bir karakteri, bir ninjayı, bir side-scroller / platform oyunu ortamında kontrol ettiğiniz oyunda, Commandos serisinden tanıdığımız görüş açısı, düşmanların dikkatini dağıtma, sessizce arkadan öldürme gibi pek çok mekanik yer almaktaydı. Sonuçta farklı bir kamera açısından olsa da Mark of the Ninja yıllar sonra Commandos ruhunu geri getirmeyi başarmıştı.

Gunpoint 2013

Mark of the Ninja’nın açtığı yoldan giden, oyun tarzı olarak aksiyondan çok daha fazla bulmaca yönüne ağırlık veren bir gizlilik oyunu Gunpoint. Her ne kadar aşırı basit yapısıyla bir strateji oyunu havası vermese de, aynı sebepten çok ciddi bir popülarite de yakalayan oyun, gizlilik oyunlarına yeniden dikkat çekmesi açısından anmaya değer.

Space Marshals Serisi 2015-2016

Commandos gibi bir altın madeni hiç mobilde denenmez olur mu? PixelBite’ın space-western oyunu Space Marshals’da uzay-polisi eskisi Burt’ün başından geçen drama, suç ve ihanet zincirini çözmeye çalışıyoruz. Tek karakter kontrol ettiğiniz oyunda, üstten görünüş ve devriye atan düşmanların görüş açıları mevzusu aynen yer almaktaydı. Tabii ki bölümlerin ihtiyacına göre yanınıza alabildiğiniz pek çok araç-gereç ve silahla düşmanlarınızdan gizlenerek gerçekleştirdiğiniz bir dizi görevden oluşan oyun serisi, mobilde çok sıkı bir deneyim sunuyor.

Invisible Inc 2015

Klei, gizlilik temasını belli ki çok sevmişti. Gizlilik temasını tur bazlı stratejiyle birleştirmek, akla çok zor gelecek bir fikir olmayabilir. Pek çok tur bazlı strateji ve (Fallout gibi) RPG’de de yer yer gizli kalmanızı gerektiren kısımlar olmuştur. Ama Commandos-vari karakter özelliği çeşitliliği ve görüş açılarından uzak kalarak ilerleme teması cyberpunk casusluk oyunu Invisible Inc’i farklı kılıyor. Ben her ne kadar prosedürel bölüm yapılarına bayılmasam da Invisible Inc bu sayede sunduğu tekrar oynanabilirlik yüzünden çok sevilen bir oyundur.

Satellite Reign 2015

Özünde kült klasiklerden Syndicate’in bir spiritüel devamı niteliğinde bir Kickstarter projesi olan Satellite Reign, her ne kadar tematik olarak Syndicate’i andırsa da, dört farklı işlevdeki ajanınızın gizlenerek, tırmanarak, arkadan bıçaklayarak düzinelerce sızma görevi gerçekleştirmesiyle, tam anlamıyla Commandos’a selam duruyordu. Karanlık distopik cyberpunk teması, biyonik ve geliştirilebilir ajanlar, korpokrasiye karşı savaş, hackerlık, silah ticareti ve saymakla bitmeyecek altmetniyle çok sürükleyici ve uzun bir oyun tecrübesi sunan Satellite Reign, görsel olarak biraz daha çeşitli olsaydı klasikler arasında yer alabilirdi. Ancak bu haliyle de gerçekten oynanası bir oyun.

Shadow Tactics: Blades of Shogun 2016

Yıllardır modern dönemde kimse Commandos gibi bir oyun yapmıyor derken Alman geliştirici Mimimi, seriye çok yakışan bir spiritüel devam oyunu yaptı. Bu sefer denenmemiş bir atmosferde, 19. yy. Japonya’sında geçen oyun, inanılmaz iyi grafikleri, sürükleyici hikayesi, kaba kuvvete kesinlikle aman vermeyen yapay zekası ile bence bu türün şimdilik en iyi oyunu. Türün eski oyunlarına göre çok daha fazla “scripted interaction” (bir düşmanın kafasına kaya yuvarlamak gibi etkileşimler) içeren oyunu hala oynamadıysanız çok şey kaçırıyorsunuz.

Shadow Tactics, henüz doğrudan bir devam oyunu getirmese de, yukarıda da değinmiş olduğum gibi aynı firmadan yeni bir Desperados oyunu geliştirilmesine kapı açtı. Anlayacağınız tür bu aralar yeniden dirilişte, biz de geleceğin ne gibi oyunlar getireceğini merakla bekliyoruz.

Bu yazı, "Video Oyunu Türleri" adlı yazı dizimizin bir parçasıdır.

Benzer Yazılar

Yorumlar