Kahramangiller

Adım Adım Çizgi Roman #1 – Ekoller

Türkiye’de çizgi roman yapmaya karar verdiyseniz aslında işiniz çok zor değil. Düşünün Amerika, Fransa ya da Japonya’da olsanız binlerce kişinin arasından sıyrılmaya çalışacakken, burada iki elin parmaklarını bile geçmeyen bir grup insanla karşı karşıyasınız.

Bu yazı dizisinde, çizgi roman yapmanın aşamalarını yazacağım. Yazım, çizim, anlatım gibi temel konulardan bahsettikten sonra; matbaa, baskı ve yasal konuları içeren bazı bölümler de olacak.

Umarım bu yazı dizisi, sizleri çizgi roman üretmeye teşvik eder.

İlk Adım: Ekol

İlk adım; çizgi romanı yaparken seçeceğiniz ekol. Hikayelemenizi, çiziminizi ve anlatım biçiminizi belirleyecek ilk nokta, üretim yapacağınız ekolü seçmek. Comics (Amerikan), Fumetti (İtalyan), Frankofon (Belçika-Fransız ekolü), Manga (Japon) gibi dört ana parçaya ayırırsak, bu örneklerin her birinin Türkiye’de yansıması mevcuttur. Comics (Karabasan, Seyfettin Efendi), Frankofon (genellikle mizah dergilerinde gördüğümüz çizgi romancılar Bülent Arabacıoğlu, Suat Gönülay, Galip Tekin, Kenan Yarar’ın çalışmaları), Fumetti (Karaoğlan, Tarkan ve o dönem çizgi romanları) ve Manga (Örnekler yeni yeni başladı Helezoni ve Kaburamanga’nın iyi girişimler olduğunu söyleyebiliriz.)

Farkedeceğiniz üzere, bu ekoller aslında çizim tarzı ya da hikayesel farklar gözetmemektedir. Her tür hikayeyi ya da çizim tarzını bu ekoller içinde bulabilirsiniz. Bu ekollerin farkları, anlatım yöntemleri ve kareleme biçimlerindedir.

Amerikan Ekolü

Amerikan çizgi romanı, yıllar içinde oldukça değişim geçirmiştir. Örneğin 90’lı yıllarda panelleme konusunda çok farklı yöntemler denendiğini görebilirsiniz.

02

Todd McFarlane’in yarattığı Spawn, farklı bir panelleme gidişatı izliyordu. Neredeyse takibi zorlaştıran bir karmaşıklıkta.

Yeni dönem çizgi romanlara bakarsak, bilhassa Hollywood’un çizgi romanlara göz dikmesiyle, çizgi roman panellerinin adeta bir “storyboard” gibi çizildiğini görebilirsiniz. Dört ya da beş adet geniş panelden oluşan sayfalar.

03

2007 yılında Stephen King romanından uyarlama çizgi roman “Dark Tower”, Jae Lee’nin çizimleriyle.

Amerikan çizgi romanları genellikle renklidir ve boyutları standarttır. (17 cm. x 26 cm.)

İtalyan Ekolü

İtalyan çizgi romanları ülkemizde oldukça rağbet görmüştür. Onların da eskiden farklı karelemeleri mevcutsa da, şu an beş ya da altı adet kare panel ağırlıklı bir çözümleme sistemi mevcuttur.

04

Giancarlo Berardi yazdığı Ivo Milazzo’nun çizdiği, bizde Alaska adıyla bilinen Ken Parker’dan iki sayfa.

İtalyanlar çizgi romanlarını hala siyah beyaz basmakla birlikte, yavaş yavaş renkli sayılar da çıkarmaya başlamışlardır. Boyutları standarttır (16 cm. x 21 cm.), 96-128 sayfa arası bir hikayeyi tamamlarlar.

Eğer leke değeri olarak, iyi bir siyah beyaz dengesi kuramadıysanız; bu tip bir üretim yapmanızı tavsiye etmem. Verilen örnekteki İvo Milazzo, bu konudaki ustalardan biridir ki; onun da renkli işleri gayet güzeldir.

Fransız – Belçika Ekolü

Frankofon dediğimiz çizgi romanlar, en büyük ebatta basılan kitaplardır. Sayfa başına sekiz ila on iki kare barındırırlar. Bu sebeple üretilme süreçleri de uzundur. Eğer kare bazında bakacak olursanız, aslında Amerikan çizgi romanlarıyla eşit zamana denk gelir. Fakat sayfa bazında üretim yavaşmış gibi gözükür. Yakın zamanda yapılan Frankofonlarda, kare sayısı da azalmaya başlamıştır.

05

Jean Giraud’nun yazdığı William Vance’ın çizdiği Yüzbaşı Blueberry’den iki sayfa.

Boyutları farklıdır, 22 cm. x 32 cm.’e varan ebatları mevcuttur. Albümler 52-64 sayfa sayısı aralığındadır.

Japon Ekolü

Manga, çizgi roman ebatları arasında en küçük formattır (11 cm. x 17 cm.), sayfa içinde iki-üç kareye düştüğü sıklıkla görülür. Ses ve efektlerin grafik bir şekilde kullanımı ve karakterlerin ifadelerinin duygu durumlarında karikatürize hale gelmesi, bu ekolde sık kullanılan yöntemlerdir. Siyah beyaz üretilse de, artık bölüm girişindeki bir kaç sayfasını renklendirmektedirler.

06

Boichi mahlasını kullanan Mujik Park’ın Wallman’in den iki sayfa.

Son Olarak

Seyfettin Efendi Amerikan (Comics) tarzına yakın olduğu için, teknik bilgileri de onunla ilgili vereceğim. Belki bu yazı serisine konuk yazar alırsak, farklı ekollerin çalışması ve uygulaması ile ilgili yazılar görebiliriz.

Bu ekollerden birine dahil olmayan, bağımsız bir iş yapmak istiyorsanız bu da mümkün tabii. Başta söylediğimiz gibi; Türkiye çizgi roman üretimi açısından oldukça kısır durumda. Yeni ekol yaratacak kişi siz olabilirsiniz.

Meraklısına Ödev:

Sevdiğiniz bir hikayeyi (film, roman vs. olabilir), sevdiğiniz ekolde çizilecekmiş gibi tasarlayın. Bu ekol içerisinde anlatmak, hikayeye ne kazandırır onu düşünün.

Bu yazı, "Adım Adım Çizgi Roman" adlı yazı dizimizin bir parçasıdır.

Yorumlar