Kahramangiller

Çizgi Romanı Koruyalım, Yayalım

Bir önceki yazımda, çizgi roman okumanın bize farketmeden neler kattığına dair bir kaç başlık karalamıştım. Bu sefer alt kültürün bence temel taşı, ilk göz ağrısı olan çizgi roman dünyasını nasıl hayatta tutabileceğimize dair ipuçları vermeye çalışacağım.

İndirmeyin, Satın Alın!

Sektör, konu ne olursa olsun günümüzde para konuşuyor malum. Para olmazsa, hayrına iş yapan yok denecek kadar az. Kar amacı gütmeyen büyük vakıflara baktığımız zaman bile arkalarında bir holding ya da zengin bir güç olduğunu görüyoruz ve kazandırmasa da bu vakıflar arkalarındaki güçlere imaj kazandırıyor. Yani bir kazanç söz konusu. Diyeceğim odur ki çizgi romanı bize getiren insanlar da tabii ki para kazanmak istiyor ve bu kişilerin çizgi romanı bize getirmeye devam etmesini istiyorsak satın almalıyız. Bu kadar basit. Tamam, haklısınız; bazen her kitap alanında olduğu gibi çizgi romanda da fiyatlar bizleri üzebiliyor ama biz destekledikçe bu alan popüler olacak ve kitapevleri çoğaldıkça rekabetle birlikte fiyatlar düzelecektir diye ümit ediyoruz. Tamam, dijital çağdayız ama tabletten çizgi roman mı okunur Allah aşkına!? Şu korsan illetinden vazgeçin artık!

"İstediğin kadar kız! Ben bu korsana dur diyeceğim arkadaş!"

“İstediğin kadar kız! Ben bu korsana dur diyeceğim arkadaş!”

Bu noktada birkaç cümle de kitapevleri için: Eski sayıların (örneğin piyasa çıkış tarihinin üzerinden bir yıl geçmiş çizgi romanlar) dijital versiyonlarını düşük fiyatla, web üzerinden satsanız? Belki bükemediğimiz eli öpmek biraz kazanç olur bize… Ne dersiniz?

Küçük Esnafa Destek

Zincir kitapevlerinin Anadolu’nun ücra köşelerine kitabı, çizgi romanı ulaştırdığı bir gerçek. Bu büyük kuruluşlar arkalarındaki mali destek sayesinde her şehirde bir dükkan açabiliyor ve yöre halkının okumasına katkıda bulunuyorlar. Saygımız, teşekkürlerimiz sonsuz! Ancak büyük şehirlerde bu noktalara çizgi roman alışverişi için gitmemiz şart değil. Bulunduğumuz şehirde sadece alt kültüre, çizgi romana dair dükkanlar varsa neden buralardan alışveriş yapmayalım? Sadece Kadıköy’de üç dükkan aynı mahallede. Hem bu dükkanlara mali destekte bulunmuş oluruz hem de bu yerlerde zincir kitabevlerinden daha ucuz alışveriş yapabiliriz. Ayrıca çeşit de çok fazla. Sosyalleşmek için de bir imkan olabilir.

"Çabuk en yakın dükkana! Yeni sayılar gelmiş!"

“Çabuk en yakın dükkana! Yeni sayılar gelmiş!”

Gündelik Hayatımızda Ufak Tefek Anlar

Biraz da gençlere tavsiyeler efendim:

Öyle durumlar oluyor ki “Bu kişi neresiyle okuma yapıyor?” dediğim oluyor. Sosyal medya ortamında, gruplarda, çizgi roman ile ilgili paylaşımlar yapılıyor. Genellikle 10-18 yaş kitlesi olan bu kişilerin dilbilgileri yerlerde sürünüyor. Bunca okumaya rağmen nasıl oluyor da hala “Herkez”, “Gine de” yazılıyor anlışılır gibi değil. Biraz fazla idealist gelecek belki ama insanlara “Bir tek çizgi roman okuyandan o kadar Türkçe!” dedirtmemek bizim elimizde. (Zaten bir tek de çizgi roman okumayın.) Ebevynlerinize çizgi romanları çöpe atmak için koz vermemek sizin elinizde.

Biz “Geek”ler çoğunlukla içe kapalı olarak biliniriz. Hatta bazen dalga konusu bile olabiliyoruz. Hele ergen dönemde bu sorun zirve yapar. İnsanoğlu bilmediği konudan korkar, çekinir, bilmediği konuya tepki gösterir. Alt kültürü anlatmak bizim elimizde. Sosyalleşin, anlatın, alt kültürün renkli dünyasını paylaşın bilmeyenlerle.

Ne yani böyle misyonlarımız mı var? Hayır, tabii ki yok. Ancak dünyada milyar dolarlık bir endüstrinin ülkemizde de büyümesini en azından dalga konusu olmamasını sağlamak yine bizim elimizde.

Yorumlar