Kahramangiller

Çizgi Romanlarda “Kim Kimi Yener?” Meselesi

Çizgi roman fanatikleri farklı platformlarda, karakterleri karşılaştırmaya bayılır. Bu yüzden “Kim yener?”, “Batman hazırlanınca herkesi gerçekten dövebilir mi?”,  “İyi de Superman büyüye güçsüz, Thor’un çekici büyülü” vs. türünde binlerce tartışma görüyoruz. Gerçekte dövüşseler kim kazanır?

Bu noktada kabul edilmesi gereken bazı kıstaslar var. Bunların en önemlisi şüphesiz şudur ve bu tür tartışmalarda kesinlikle akıldan çıkarılmaması gerekir : Hikaye gereği, hangi karakterin kazanması istendiyse o karakter kazanır.

Yani o sayıda Wolverine, Sabertooth’u yendiğinde hikaye yerine oturacaksa o kazanır. Yenilmesi gerekiyorsa, yenilir. Zira yazarlar yarattıkları hikaye taslağını izler ve bu taslağın içinde gerçekleşmesi gereken olaylar sırasıyla karşımıza çıkar.

Yüzüğü takmayaydı eyiydi...

Yüzüğü takmayaydı eyiydi…

Örneğin 2002 yılında yayınlanan Batman: Hush (‘Şşşşt’ ismiyle Türkçe’ye çevrildi) serisinde, Batman ciddi bir ön hazırlıktan sonra Metropolis’e gelir. İyi planlama, doğru ekipman ve iyi bir zamanlamayla Superman’i canından bezdirir. Normalde, Superman’den tek bir vuruş alsa bırakın sakatlanmayı ya da yaralanmayı, paramparça olacak, belki de diğer kıtaya yollanacak kadar güç farklarına rağmen hikaye içinde direnebilmesi ve Ivy’nin kontrolünden çıkaracak kadar Superman’i oyalayabilmesi gerektiği için yenmiş sayılır. Yine aynı Batman, JLA – New World Order (1997) serisinde bütün karakterlerin (Superman, Wonder Woman, Flash, Green Lantern vs..) birebirde yenildikleri Marslılardan dört tanesini birden rahatlıkla haklar.

Bunun sebebi, yazarların JLA’nın yenildiğini düşünmemizi sağlayıp en umutsuz anda, en güçsüz karakterin yarattığı farklılık sayesinde kazanmasını istemeleridir. Nihayetinde Batman, düşmanlarının Marslı olduğunu ilk çözen kişi olur ve ateşe olan zayıflıklarını kullanarak büyük kısmını tek başına yakalar.

Batman, Marslıları paket yaparken...

Batman, Marslıları paket yaparken…

Hatta Batman ve Superman gibi önemli güç farkı olanlardan, çok daha abes güç farkı olanlara gidildiğinde bile öncelik daima hikaye örgüsünde olur.

Fantastic Four’un Galactus’la ilk karşılaşmalarında (Fantastic Four #50 – 1961) Reed Richards, Galactus’un gemisindeki Ultimate Nullifier’ı (Evren Yokedici) kullanmakla tehdit ederek bir anlamda Galactus’u yenmeyi başarır. Bu ikisi arasındaki fark tam tabur zırhlı bir askeri birlikle bir karınca arasındaki uçurum kadar skandal olmasına rağmen bir şekilde yazarların istediği gerçekleşir.

Yaklaşmayın, çocuğumu keserim!

Yaklaşmayın, çocuğumu keserim!

Yakın zamana ait çizgi romanlarda, çok büyük güç farkları olmamasına rağmen tam anlamıyla VS maçları olan kapışmalarda, sadece okuyucuyu şaşırtmak ve bariz olan sonuç yerine diğerini sunan kapışmalara da şahit olduk.

Marvel Comics’in Avengers vs X-Men serisinde (2012) The Thing, Namor’u suyun altında yenmişti. Thing oldukça kuvvetli olabilir ancak Namor da kuvvetli olmasının yanı sıra, kendi doğal ortamında bulunduğu için normalde herkese karşı avantajlıdır. Ayrıca Fantastic Four daha popüler olsa da, Namor’un çok daha yaşlı ve tecrübeli olduğunu da unutmamak gerekir.

Okyanus tabanında cool yürümek konulu çalışma...

Okyanus tabanında cool yürümek konulu çalışma…

Yine bir diğer yeni örnek, bundan daha da ironiktir. Iron Man adı üstünde demirden(!) yapılma zırh giyen bir adamdır. Magneto ise herkesin bildiği gibi manyetizma ve metallerin efendisidir. Esasında demir zırhlı adamla, metali kontrol eden adamın karşılaşmasının sonucu bariz şekilde belli olsa da, okuyucuya farklı bir tad vermek için hikayede Iron Man kazanır. Tabi artık Iron Man’ın zırhının demirle pek alakası olmasa da içinde bir sürü metal alaşım, elektronik devre var. Bu da başka bir tartışmanın konusudur.

Keza yine aynı seride, Psylocke VS Daredevil karşılaşmasında doğal olarak telepat olanın diğerinin zihnini anında kontrol ederek mutlak galibiyet kazanması gerekirken, Daredevil’ın zihnine giren Psylocke, kör olması nedeniyle diğer duyuları aşırı gelişmiş olan rakibini kontrol etmekte başarısız olur ve tam bir sonucu olmasa da yenilmiş gibi kabul edilebilir.

Daredevil'ın ninja hatun fetişi Vol 2

Daredevil’ın ninja hatun fetişi Vol 2

Biz, tüm bu “yazarların isteği” yada “okuyucuların beklentisi” kısımlarını bir kenara bırakıp işin eğlencesine dönersek, bazı karakterlerin diğerleriyle karşılaşmalarında büyük ölçüde galip gelmeleri kaçınılmazdır.

Yorumlar

  • Konan Adalı

    elinize sağlık güzel bir yazı olmuş. belki büyücüler biraz daha üst seviyede olabilirdi. bir de blade ghostrider whichblade veya spawn gibi karakterlere de bir sınıf eklene bilirdi tabi belki bunları hero olarak sınıflamamış olabilirsiniz.

    eğer batman kriptonitkullanıp sup u yeneceğine direk yense benim için daha makul olur şu klişeyi hiç sevemedim madem 2 gram kriptonitle batman sup u yenebiliyor supun karşılaştığı ve batmandan 10 larca kat zeki ve 100 lere kat güçlü kötü rakiplerinden biri bunu daha önce neden başaramadı. Yani başaranlarda var ama çok az sayıda. bunun dışında orjinal seriyide okumuştum çok önceden ve çok beğenmiştim ama şimdi tekrar düşününce şöyle bi algı oluştu batman kriptonit sayesinde sup u zor duruma düşürüyor sonrada ilk okul çocukları gibi seni dövdüm beni iyi hatırla felan diye hava atıyor halbuki sup sırf batmanin onuru kırılmasın daha çocuk o mutlu olsun diye yenilmiş gibi davranıyor 🙂 umarım filmde aynı şekilde hissettirmez.

    • Cihan Türe

      Merhaba, teşekkürler;

      Spawn’ın hem fiziksel güçleri var (rejenerasyon, güç, dayanıklılık gibi) hem de uzayı bükebiliyor yani ışınlanıyor. İsmi geçmemesine rağmen güçleri bilinince sınıflandırmak kolay olabiliyor. Benzeri diğerleri için geçerli.

  • Necati gençağa
    • Yazar Kahramangiller’in kurucularından. Kaldı ki isterse buradan başka 10 sitede daha paylaşabilir yazısını.

      Not: Yazı elden geçti ve sonuna ekstra bir bölüm eklendi 😉

    • Cihan Türe

      Merhaba

      O yazının da bunun da yazarı benim. Gayri ahlaki bir durum yoktur, bu versiyonda ek bir bölüm daha mevcuttur.

  • Doğa Önen

    Süper yazı, ellerine sağlık.. Superman’in sözü güzelmiş.. hemen çalayım 🙂