DC Rebirth #1: ‘Okuyucular! New 52 için Özür Dilerim! Retcon Düğmesine Basıyorum!’

DC’nin bizlerden özür dilediği ve şimdiye kadar aldığı tüm yanlış kararların telafisini tek bir karakter üzerinden retconlayarak gidermeye çalıştığı Rebirth süreci, okuyucuyla geçtiğimiz günlerde buluştu.

DC Çokluevreni dosyamızdaki ilk cümlemde DC’nin pazarlama adına bir kez daha devamlılıkta var olan her şeyi baştan başlatabileceği ihtimalinden söz etmiştim. DC’nin beni yıllar boyunca 2 defa şaşırttığını söyleyebilirim. Flashpoint‘in sonunda tüm DC markalı evrenlerin tek bir evrende birleşmesine ne kadar şaşırdıysam, Rebirth’ün birinci sayısını bitirdiğimde de hissettiğim duygular ve DC’nin gerçekten New 52’da yaptığı hataları telafi edebilme olasılığı beni bir o kadar şaşırttı ve heyecanlandım. Umarım New 52 süreci boyunca o heyecanımı sayı sayı söndüren DC, Rebirth sürecinde de bana bunu yaşatmaz. Sayıyı okuyan ya da okuyacak olan birçok okur, bu yazının başlığından Rebirth’ün bir “Okuyucudan Özür” eylemi olduğunu anlamıştır. DC bu özrün gerçekleşmesi için kolaya kaçıp her şeyi sıfırlamamış, mevcut New 52 hikayeleri ve karakterlerinde okurların eksikliğini hissettikleri yerleri doldurmaya çalışmış. İyi ki de öyle yapmış.

DC-Rebirth-Spoiler-Wally-West-Return

New 52 ile aslında DC’yi DC yapan birçok ögeden bizlerin mahrum kaldığını söyleyebiliriz. Mesela;

  • Barry Allen’ın önem kazanması için Wally West’den vazgeçmek suretiyle hiç bahsetmeyip sonrasında sırf “çeşitlilik” uğruna siyahi bir karakter olarak ortaya çıkarmaları,
  • Nightwing’in Ajan Grayson haline getirilip daha James Bond-vari hikayelerle küstahlığına küstahlık katılması,
  • Oracle’ın omurgasına bir çip yerleştirilerek tekrardan Batgirl’e dönüştürülmesi (C’mon çok Arrowverse bir hareket),
  • Genel hava olarak “karanlığın” seçilmesi gereken tek karakter ailesinin Batman veya Justice League Dark takımı olması gerekirken, bu havanın Superman ve benzeri tüm karakterlere de yansıtılması,
  • Bazı karakter bağlantıları ve ilişkilerinin hiç yaşanmamış sayılması,
  • Superman ve Batman’in daha önce yaşadığı onca olay varken ve bu olaylar iki zıt karakteri bu kadar uyumlu hale getirebilecek kadar güçlüyken bir anda tüm bu bağın çöpe gitmesi bunlara örnek olabilir.

Eminim siz de birkaçında benimle aynı fikirde olacaksınız. Tabi ki; bunların yanı sıra New 52’da merak ettiğim ve hoşuma giden bazı hikayeler ve karakter gelişimleri de vardı. Darkseid War sonrası Justice League’in ve Superman’in durumu, Batman’in Mobius Chair’de otururken öğrendiği sır sonrası ne yapacağı ya da Titans Hunt hikayesi sonrası tekrardan Teen Titans’ın 10. üyesinin açığa çıkacak olması beni merak içinde bırakmıştı. DC Rebirth, bu konuları o kadar güzel bağlayacağının sinyalini verdi, ki devamını sabırsızlıkla okumak istiyorum. Yazının bundan sonraki kısmı tam bir “inceleme” niteliğinde olacağından AĞIR SPOİLER diye uyarayım.

DC_Rebirth_PreviewsCVR_marquee_570c4aca6f05f2.91744031

Rebirth öyle çok karmaşık kurguların olduğu, inanılmaz detaylı çizimlerin yer aldığı bir çizgi roman olmayacak gibi duruyor. Hatta serinin ilk sayısı, 80 sayfa boyunca çok akıcı bir şekilde okunuyor ama bunun yanı sıra “mainstream” çizgi romanların anlatım tekniği dediğimiz düz bir çizgi tutturuyor hikaye kurgusunda. Fakat o hikaye kurgusunda düzeltmek için uğraştığı hataları okuyucuyu öyle yerlerden vurarak tanıtıyor ki; bu anlatım tarzı sizi sıkmayan ve yukarıdaki sorularınıza tek tek cevap ya da cevaba dair bir umut bulabildiğiniz bir esere sahip olduğunuzu hissettiriyor.

Barry Allen, Crisis on Infinite Earths’ten sonra kendisini feda etmiş ve Flash titri sidekick’i olan Kid Flash yani Wally West tarafından devralınmıştı. Geoff Johns’un kaleminden 2009 yılında yayınlanan Flash: Rebirth hikayesiyle birlikte tekrar Flash olarak Justice League’de yerini almıştı. İki süreç arasında Barry’nin olmadığı kadar cana yakın, optimist, güler yüzlü, komik bir Flash portresi çizen Wally West, 2011 yılında yayınlanan Flashpoint hikayesi sonrasında New 52 hikayelerinde gözükmemiş ve adeta unutulmuştu. Bir çok okurun en sevdiği “en güçlü Flash” olan kızıl saçlı Wally’mizin yerine bir siyahi Wally gelmişti. Daha önceki yazımda yine belirttiğim üzere hem Marvel hem de DC bu aralar “çeşitlilik” dedikleri bir akım nedeni ile karakterlerin sevdiğimiz özelliklerini tek tek baltalamaktalar. Wally gibi mihenk taşı bir karakteri bile bu anlamda harcayan DC, yaptığı hatanın farkına varmış fakat buldukları, Afro-Amerikan çözüm yetmemiş gibi gözüküyor. Onun için bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde Rebirth’ü kullanarak bu konuyu çok mükemmel kotardıklarını düşünüyorum.

Yorumlar