Kahramangiller

Harbinger Macerası Kaldığı Yerden Devam Ediyor: Harbinger Savaşları

“… Ve büyük insanlar zorlu ve inanılmaz şeyler yaparlar… Henüz çok küçükken bile.”

Güçler çarpışır. Güçlü olanlar çatışır. Daracık ve nihayetinde sınırları belli bir yaşam alanında, en yükseğe çıkabilmek için güçsüz olanlar kullanılmalı, hatta ezilip gerektiğinde yok edilmelidir. Çünkü hedeflenen şey her ne olursa olsun, yola çıkılan nokta ve amaç her ne olursa olsun güçler ve güçlüler çatıştığında arada kalanlar ezilir. Geride kalan şey yıkımdır. Bir de isimler.

Sanırım tüm gerçekliklerde, tüm paralel evrenlerde bu durum aynen bu şekilde ilerler. Bizim var olduğumuz gerçeklikte de olduğu gibi.

harbinger3-1

Harbinger Savaşları, Valiant’ın Harbinger serisinin ülkemizde Büyülü Çizgi Roman etiketiyle piyasaya çıkan üçüncü kitabı. Bu kitapta, Harbinger #0 ile hikâyeye bilmediğim bir bakış açısından bir giriş yaptıktan sonra Harbinger #11-14 fasikülleriyle kaldığımız yerden devam ediyoruz. Seriyi okumuş olanların gözünde gizemini koruyan Toyo Harada’nın zorlu çocukluğuna, gücünü ilk keşfedip kullandığı ve Kanayan Keşiş’le ilk kez karşılaştığı anlara tanık olduğumuz giriş bölümünün ardından, yine flashback bölümleriyle Harada’nın geçmişiyle fazlaca içli dışlı olacağımız bir kitap bu. Harbinger Vakfı ve Rising Spirit’in nasıl karşı karşıya geldiğinin, seneler evvelinde yapılan gizli anlaşmalar ve yaşanan çatışmaların bugünü nasıl etkilediğinin cevaplarını yavaş yavaş bulmaya başlayacağımız bir cilt.

harbinger3-2

Diğer yandan, birlikte yola çıkmaya çoktan karar vermiş olan Peter Stanchek ve arkadaşları da, Keşiş’in Peter’ın zihnine girip kendisini uyarması üzerine, Rising Spirit’in peşlerinde olduğu bir grup psiot çocuğu bulmak üzere harekete geçiyorlar. Fakat aldıkları bu kararın onları nasıl zorlu bir yolculuğa çıkaracağını kestiremiyorlar elbette. Bu esnada, Bloodshot olarak bilinen Harbinger avcısıyla ilk kez tanışacaklar, kendileri gibi olan hapsedilmiş bir grup çocuğu kurtarabilmek için güçlerini zorlayacaklar ve kendilerini keşfederken bir yandan da süperkahramanlık hadisesinin o kadar da kolay ve uzaktan görüldüğü gibi havalı bir iş olmadığının farkına varacaklar.

Kişisel kanaatim, Harbinger hikâyesinin oldukça güzel kaleme alınmış bir hikâye olduğu. Hiçbir eksiği, fazlası yok, göze batan hiçbir gereksiz ayrıntı yok. Merak unsurunun devamlı diri tutulması, karakterlerin sürekli kendileriyle hesaplaşmaları ve olayları kendi bakış açılarından aktarmaları, kahramanların tıpkı çocukken oldukları gibi hâlâ kırılgan ve gerek kendileriyle gerekse geçmişleriyle devamlı hesaplaşma halinde olmaları çok insanca veriliyor okuyucuya. Ve işte yine karşımızda bir muamma: Toyo Harada. Öylesine mükemmel bir karakter ki, şu beklenen film geldiğinde kendisini oynayacak oyuncuya karakter analizi yapabilmesi, tam anlamıyla bir Metot oyunculuğu sergileyebilmesi için tüm imkânlar yazar tarafından sunulmuş durumda bence.

harbinger3-3

Kısacası Harbinger Savaşları, serinin diğer kitaplarını okuyup da kafasında Rising Spirit ya da Harbinger hakkında hâlâ soru işaretleri olanların sorularına birçok cevabı bir arada bulabileceği bir hikâye. Peter ve Asiler ekibinin eğlenceli ve macera dolu yolculukları ve kendilerini keşfetme süreçleri yine en az önceki kitaplarda olduğu gibi son derece ilgi çekici. Evvelki yazımda da bahsettiğim gibi, süperkahramanlığın tombul ve sevimli bedenine pek yakıştığı altın kalpli Faith Herbert (namı diğer Zephry demek gerek çünkü kendisi takma isimlere acayip önem veriyor) hâlâ benim favori karakterim.

Harbinger serisinin bu son kitabının ardından, yine Büyülü Çizgi Roman tarafından yayımlanmış olan Bloodshot serisine başlamak gerek tabii. Özellikle de Bloodshot filminin 2017’de öngörüldüğünün açıklanmasının ardından.

Herkese keyifli okumalar dilerim.

Yorumlar