Kahramangiller

Kalabalık Bir Hikaye – Captain America: Kızıl Tehdit

Captain America: Kızıl Tehdit, ülkemizde Marmara Çizgi’nin yayımladığı, genel yönetmenliğini İlke Keskin’in, çevirisini ise Emre Taşkıran’ın yaptığı, Einser ödüllü yazar Ed Brubaker’in yazıp Mike Perkins ve Steve Epting’in çizdiği bir çizgi roman. Yazıya bu isim ve görevleri özellikle belirterek giriyorum çünkü ülkemizde çizgi roman basım ve yayım işinin ne denli zor bir süreç olduğunu az çok bilen/tahmin eden birisi olarak, bizlere sunulan her ürün için emeği geçen herkese teşekkür etmeyi bir borç olarak görüyorum. Onların çabası ve azmi sayesinde bu çizgi romanlar dilimize çevrilip basılıyor neticede.

Marvel’ın belki de sinematik evreninde en çok beğendiğim karakterlerinden birisi Captain America. Fakat iş çizgi romanlara geldiğinden aynısını söylemek zorlaşıyor benim açımdan. Captain Amerika’nın çizgi romanlarda yeterince karizmatik olmadığı, maceralarının kısır bir döngüye hapis olduğu görüşündeyim. Bu son derece öznel bir görüş ve muhtemelen bu görüşü benim gözümde körükleyen en büyük etken 2014 yılında Russo biraderlerin yaptığı Captain America: The Winter Soldier filminde çizilen Captain America portresi oldu. The Winter Soldier filmine kadar da bu görüşe sahiptim içten içe fakat aklımda ki Steve Rogers’ı tarif etmemi kolaylaştıran Russo kardeşlerin bu filmi oldu. İşte görmek istediğim duruş, karizma ve karakter yapısı dedim The Winter Soldier’ı izlerken. Bu belki çizgi roman için uyuşmayan bir şablon, fakat kişisel tercih hakkımı ben çizgi roman Captain America’sı yerine MCU Captain America’sından yana kullandım hep.

captain-america-kizil-tehdit-1

Marmara Çizgi’den çıkan Captain America: Kızıl Tehdit’de işte tam olarak olmasa da filmdeki Steve Rogers’a çok benzeyen bir Captain America portesi çiziyor hikayesiyle. Aksiyonun, mizahın, karakterler arası ikili ve üçlü ilişkilerin ön planda olduğu, Civil War event’inin hemen öncesinde Winter Soldier hikayesinin ise sonrasında geçen bir Captain America (#15-21) çizgi romanı.

Kızıl Tehdit’in öncesinde geçen Winter Soldier çizgi romanı ve Kızıl Tehdit’in sonrasında geçen Civil War için sitemizde bulunan iki inceleme yazısını da buraya bırakıyorum. Fırsatınız varsa bir göz atın derim.

Geçmişin Gölgeleri Arasında – Captain America: Winter Soldier Civil War Çizgi Roman Analizi ve Çözümlemesi

Gerek hikayenin yapısı bakımından, gerekse odak noktaları bakımından Captain America’nın merkezinde olduğu bir hikaye diyemeyiz Kızıl Tehdit için.  Çünkü içerisinde Red Skull, Crossbones, Sinthea Schmidt, Sharon Carter, Winter Soldier, Union Jack (Joseph Chapman), Spitfire (Lady Jacqueline Falsworth Crichton) gibi Cap’in maceralarında sıkça karşılaştığımız veya yer yer konuk oyuncu olarak gördüğümüz karakterlere de ev sahipliği yapıyor. Karakter sayısında ki bu fazlalık da doğal olarak karakterler arası etkileşim ve yan öykü mevzularını farklı bir konuma getiriyor.

captain-america-kizil-tehdit-2

Hikayemiz Crossbones’un Red Skull’un kızı olan Sinthea Schmidt’i S.H.I.E.L.D.’ın elinden alıp onu kendince düzeltmeye(!) çalışması ile başlıyor. Red Skull’un sırf kız olduğu için istemediği kızı Sinthea Schmidt veya nam-ı diğer Sin kendi geçmişi ve Hydra hakkında hiç bir şeyi hatırlamadığı için Crossbones onu tekrar eski ve zalim haline getirmek için uğraşıyor. Çeşitli fiziksel ve zihinsel işkencelere maruz kalan Sin, sonunda geçmişini ve gerçek kişiliğini hatırlayıp onları büyük bir hevesle kucaklıyor. Sin’in Crossbones ve babası Red Skull ile olan ilişkisini gördüğümüz bu kısımlar benim ilgimi çekmişti. Hikayenin bu ikilinin ulvi planları etrafında şekilleneceğini sanmıştım fakat hiçte beklediğim gibi gitmedi işler. Çünkü sayfalar ilerledikçe yeni karakterler, yeni yan hikayeler ve yeni karakter ilişkileri devreye giriyordu.

Londra’da çalışan Union Jack ve Spitfire’ın birbirleriyle ve Captain America’yla olan eğlenceli ve samimi ilişkileri, Steve’in Sharon’la resmiyet ve özel hayatı barındıran harmonik ilişkisi, yine Steve ve Winter Soldier arasındaki kırılmak bilmeyen o bağları ve Red Skull ile eski bir Sovyet generali olan Aleksander Lukin arasındaki enteresan ilişki, ardı ardına okuyucunun karşısına çıkıyor. Buraya kadar kulağa güzel geliyor, çoklu karakter ilişkilerinin olduğu standart veya standardın biraz üstünde bir Captain America hikayesi. Fakat bunca karaktere, onların birbirleri ile olan ilişkilerine ve hikayelerine ayrı ayrı yer verip bunları finalde bağlamak biraz zorlu bir iş. Captain America: Kızıl Tehdit bunu çoğunlukla başarıyor. Yani bir iki noktada bazı yan hikayelerden kopabiliyor okuyucu veya “şu karakter olmasa da olurmuş aslında” diyebildiği anlar geliyor fakat genel olarak ele aldığımızda yapmak istediğini yapabilmiş bir çizgi roman var elimizde. Gayet yerinde kullandığı aksiyonu, mizahı ve karakterleriyle komplike bir ana hikayeye yerine, karakter odaklı yan hikayelerin bağlandığı sıradan bir ana hikayesi var. Bu da güzel bir gidişat, fakat vasat bir final olarak kalıyor okuyucunun aklında.

captain-america-kizil-tehdit-3

Eğer bu tarz parçadan bütüne hikayeleri seviyorsanız veya Captain America okumaya yeni başlayan biriyseniz ve sizi çok sıkmayıp karakterleri tanıtıp sevdirecek bir hikaye arıyorsanız Captain America: Kızıl Tehdit tam size göre bir çizgi roman. Fakat öncesinde Captain America: Winter Soldier hikayesini okursanız yararınıza olur. Sadece MCU’yu takip eden birisi olarak da direk bu çizgi romanı okuyabilirsiniz. Captain America: The Winter Soldier filmini izleyenlerin taşları rahatlıkla yerine oturtabileceği bir çizgi roman çünkü.

Yorumlar