Kahramangiller

Kurşuni Bir Dünyada Mutlu Olabilmek: Bilek Kesenler

“Ve herkes öldürüyor sevdiğini, ama intihar aşkı öldürmüyor.”

İnsan nereye gider öldüğünde? Cennet? Cehennem? Hades? Aru? Valhalla?

Araf?

Eh, bu sorunun yanıtını şimdilik bilmiyoruz ve ancak farklı toplumların binlerce yıl içinde geliştirdiği farklı inanç sistemlerine göre belirli kavramlarla karşılayabiliyoruz. Fakat ölümden sonraki yaşama inananlar için bunun kafa kurcalayan bir soru olduğu da su götürmez bir gerçek. Özellikle insanın maddesel dünyada yaşayış biçiminin ve nasıl öldüğünün de, ölümden sonraki yaşamına katkıda bulunduğu düşünülecek olduğunda, işler biraz daha tuhaf bir hal alıyor. Peki ya kendi canlarına kendileri kıyanlar nereye gidiyor?

Etgar Keret

Etgar Keret

Son zamanların en çok okunan, en çok sevilen, en yetenekli öykücülerinden biri olan Tel Aviv doğumlu yazar Etgar Keret, Kneller’s Happy Campers (Kneller’in Mutlu Kampı) adlı hikâyesinde bu soru üzerinden çok eğlenceli bir kurgusal dünya oluşturuyor. Ona göre, yaşamdan sıkılıp, aşk acısı çekip, varoluşu fazlaca sorgulayıp bir şekilde kendi canına kıymış olan herkes, kurşunî bir dünyada gözlerini açıyor. Burada yaşam biraz daha renksiz, bakışlar biraz daha boş olmasına karşın, hayat tıpkı dünyadaki gibi devam ediyor. Tek farkla, insanlar pek farkında olmasa da denetleniyorlar ve kendilerini bir kez daha öldüremiyorlar. Bu sıkıcı yaşamlarında iş bulup çalışıyor, karşı cinsle ilişkiler yaşayabiliyor, arkadaşlar edinebiliyorlar. Fakat her şey tatsız, tuzsuz, yavan. Gökyüzünde yıldızlar yok en basitinden (gerçi bu yalnızca film versiyonunda verilmiş bir detay).

bilek-kesenler-2

Keret’in yarattığı bu kurgusal dünya ilk olarak, yazarın Kneller’s Happy Campers hikâyesinde yer aldı. Çok geçmeden bu hikâyeden yola çıkılarak Pizzeria Kamikaze adında bir çizgiromanı yayımlandı ve yönetmenliğini Goran Dukic’in yaptığı (aynı zamanda uyarlama senaryosunu yazdığı) Wirstcutters: A Love Story filmi çekildi. Hikâye, film ve çizgiroman tüm dünyada büyük ilgi gördü ve özellikle Kneller rolünde Tom Waits’i gördüğümüz kara komedi tarzındaki bu film hiç de fena bir başarıya ulaşmadı. Fakat benim bu yazıda öne çıkarmak istediğim şey, ülkemizde filmle aynı isimle yayımlanan çizgi roman versiyonu.

Öncelikle söz konusu çizgi roman ve filmin, ülkemizde yazarın tüm eserlerini Türkçe’ye Avi Pardo’nun başarılı çevirileriyle kazandıran Siren Yayınları tarafından Tanrı Olmak İsteyen Otobüs Şoförü adlı hikâye seçkisinde yer alan Kneller’in Mutlu Kampı hikâyeden uyarlandığını söylemiştik. Siren Yayınları yine Avi Pardo’nun çevirisiyle, hikâyenin Pizzeria Kamikaze olarak yayımlanan ve Asaf Hanuka’nın harikulâde çizimleriyle adeta bir başyapıta dönüştürdüğü grafik roman versiyonunu Bilek Kesenler olarak yayımladı. Bu o kadar güzel bir eser ki, fiziksel olarak dokunduğunuz anda, elinizde çok özel bir şey tutuyormuş gibi hissediyorsunuz. Hikâyeyi bilmeden şöyle bir açıp içine baktığınızda, siyah-beyaz ve gümüşi renklerdeki o tuhaf dünya sizi hemen içine çekip alıveriyor. Okumak için, karşınızdaki sayfalarda yer alan yüzlerin neden o kadar duygusuz ve üzgün baktıklarını anlamak için can atıyorsunuz.

Asak Hanuka - self portrait

Asaf Hanuka – self portrait

Dilerseniz bunca şey söylemişken, hikâyenin konusuna da biraz değinelim. Mordy intihar ettikten sonra kendini, tıpkı kendisi gibi intihar etmiş insanların yaşadığı tuhaf, renksiz bir dünyada bulur. Burada bir pizzacıda çalışmaktadır ve yeni hayatına uyum sağlamak için iş çıkışı barlara takılıp yeni arkadaşlar edinmeye çalışır. Ancak dünyada bıraktığı Desiree adındaki kız arkadaşını unutamaz ve bir akşam bir mekânda gördüğü eski bir arkadaşından, onun da intihar etmiş olduğu haberini alır. Bunun üzerine, yeni tanıştığı enteresan, gamsız ve neşeli arkadaşı Uzi ile bir yolculuğa çıkmaya karar verirler. Mordy, kız arkadaşını bir şekilde bulabileceğine inanmaktadır. Her bir ferdi bir şekilde intihar edip bu alemde bir araya gelmiş olan ailesiyle mutlu mesut yaşayan gamsız adam Uzi’yi de bu yolculuk için ikna etmesi tek bir cümleyle mümkün olur: “Yapacak daha iyi bir işin yok ki!”

bilek-kesenler-4

Böylece yola çıkan ama ne aradıklarını kendileri de bilemeyen iki arkadaş, yolda esrarengiz, güzel bir kızla tanışırlar ve onu arabalarına alırlar. Lihi adındaki bu kız, kendi durumunda bir yanlışlık olduğunu, aslında intihar etmemiş olduğunu düşünür ve “yöneticileri” aradığını söyler. Kimsenin ne aradığını bilmediği bir yolculukta, böylece üçlü tamamlanmış olur.

Derken bu üçlü kendilerini, birçok küçük çaplı mucizenin mümkün olduğu bir kampta bulur. Bu kampın ev sahibi Kneller, kaybettiği kedisini aramaktadır ve günün birinde kamptan çıkıp ormanda kaybolan bir kamp sakini, kediyi Mesih Kral adında mucizeler gerçekleştiren birinin malikânesinde gördüğünü söyler. Böylece Kneller, yanında Mordy ve Lihi’yle birlikte bu malikânenin yolunu tutar.

bilek-kesenler-5

Bilek Kesenler, Etgar Keret’i hiç okumamış olanların, yazarın kendine özgü, eğlenceli diliyle tanışabilecekleri bir çizgi roman. Elbette ben, öncelikle Tanrı Olmak İsteyen Otobüs Şoförü’nü alıp içindeki diğer birbirinden güzel hikâyelerle birlikte Kneller’ın Mutlu Kampı’nı da okumanızı, ardından çizgi romana geçmenizi tavsiye ederim. Bir de üzerine filmi seyrederseniz, keyfinize diyecek olmaz.

Hadi bakalım o zaman. İyi seyirler, keyifli okumalar.

Yorumlar