Kahramangiller

Manga ve Animelerin Gelişiminde Atom Bombalarının Etkileri

Manga Nedir?

Manga, Japon çizgi romanlarıdır. Kökenleri oldukça eskiye dayanır. 1798 yılında yayınlanmış olan Santo Kyoden’in Shiji No Yukika isimli bir eserde ilk kez karşımıza çıkar “manga” terimi. O tarihten günümüze kadar da sürekli popülerliğini arttırmayı başarmış ve dünya çapında geniş hayran kitleleri kazanmıştır.

Japonya’da haftalık manga dergilerinin popüler hala gelmesi Japonya’ya gelen İngiliz bir subay olan Charles Wirgman’ın 1857 yılında Japonya’da yaşayan yabancılar için “Japan Punch” adlı bir dergi çıkarması ile başlamıştır. Bugün ise anime diye isimlendirilen Japon animasyonlarının büyük bir kısmı o haftalık ve aylık çıkan mangalardan uyarlanarak üretiliyor.

Japonların manga üretiminde Amerikan çizgi romanların rol model olarak kullanılmıştır. Tıpkı animelerde de Disney’den etkilenildiği gibi. Özellikle İkinci Dünya Savaşı boyunca Amerikan hükümeti tarafından karikatürler ile anlatım sıklıkla kullanılmaya başlamıştır. Sinemanın da politik bir unsur olarak kullanıldığı bu dönemde çizgi romanlar gibi mangalar da siyasi iletişim aracı kullanılmaya başlanmıştır. Bu özellikle Japon-Amerikan savaşı döneminde ve Hiroşima ve Nagasaki’ye yapılan korkunç saldırısı sonrasında görebiliriz. Bu dönemde Japon sanatı kendini değiştirmiş ve Amerikan kültürünün büyük ölçüde etkisi altında kalmıştır.

Tezuka Osamu (3 Kasım 1928 – 9 Şubat 1989)

Manganın babası olarak anılır. Manga endüstrisini en çok etkileyen, hatta bildiğimiz hali ile meydana getiren kişidir. Eserleri uzun yıllar boyunca üretilmiş en iyi işler olarak kabul edildi. Eserlerinde Walt Disney çizimlerinden etkilenmiştir.

En bilinen eserleri: Buddha, Black Jack, Phoenix, Astro Boy ve The Amazing Three’dir.

Inoue Takehiko (12 Ocak 1967)

Manganın en önemli sanatçılarından biridir. Manga dünyasının en yetenekli çizerlerinden başta gelenlerdendir. Sanatçının hikâyeleri de son derece edebidir. Birçok eseri basketbol üzerinedir. Sanatçının kendisi de bir sporseverdir.

En bilinen eserleri: Slam Dunk, Real ve Vagabond‘dır.

Fukumoto Nobuyuki (10 Aralık 1958)

Psikolojik mangaların en önemli temsilcisi. Birçok klasik manga üretmiştir. Yayınlanmış 37 eseri vardır. Eserlerinde karakterlerin psikolojik analizlerini görürüz.

En bilinen eserleri: Akagi, Ten, Gambling Apocalypse Kanji, Legend of the Strongest Man Kurosawa, Gambling Emperor Legend Zero ve daha bir çoğu.

Toriyama Akira (5 Nisan 1955)

Dragon Ball’un yaratıcısı olan sanatçı, bu eseri ile Naruto, One Piece ve Bleach’i etkilemiştir. Toriyama Akira aynı zamanda bir oyun sanatçısıdır. Manga tarihini değiştiren sanatçılardan biri olarak kabul edilir.

En bilinen eserleri: Dr. Slump, Dragon Ball’dur

Atom Bombasının Mangalar Üzerindeki Etkisi

1945 yılında Hiroşima ve Nagasaki’ye atılan atom bombaları, Tokyo’ya gerçekleştirilen saldırılar Japon toplumunun travmalar yaşamasına neden olmuştu. Yıllar süren iyileşme süresi boyunca Japonlar yaşadıkları felaketi asla unutmadı. Aksine göz önünde tutuldu ve hem görsel hem de işitsel sanatlarda yaşanan bombalamalar daima halka hatırlatıldı.

Katsuhiro Otomo’nun yönettiği 1988 yapımı Akira adlı anime filminin son sahnesi anime ve manga sahnesinde atom bombanın en iyi örneklerinden. Sadece bombalama olarak değil, daha sonra yaşattığı etkileri de birçok esere konu oldu. Yurtsuz barksız kalan insanlar, yetim kalan çocuklar, radyasyonun sebep olduğu ölümcül hastalıklar, doğanın yıkımı, ulusun çöküşü gibi temalar manga ve anime aracılığı ile izleyicilere aktarılmıştır. Ateşböceklerinin Mezarı (Grave of the Firefiles), Yalınayak Gen (Hadashi no Gen), Geriye Kim Kaldı? (Ushiro no Shoumen Dare ), Cam Tavşan (Glass no Usagi) gibi örnekler atom bombası sonrası felaketleri gözler önüne serdi.

Özellikle bombalama olaylarını ilk elden yaşayan yönetmenler ve diğer sanatçılar, atom bombasının sanatta yer almasına öncülük etti. Elbette günümüzde de trajik olay eskisi kadar gündemde olmasa da her daim eser konusu olmaya devam etmekte.

Atom bombası başta olmak üzere savaşın diğer kötülüklerini Osamu Tezuka ve halefi Hayao Miyazaki’nin eserlerinde hissetmek mümkün. Her iki üstat da savaşı ilk elden yaşayarak atom bombalarının atılmasına tanıklık etti. Özellikle Tezuka için atom bombasının takıntı halini aldığını görüyoruz. İnsanların kederle başa çıkması, doğanın insan eliyle tehlikeye sokulması gibi etmenler eserlerinde sıkça görünür. Hikayelerinde kahraman genelde yetim kalmış bir gençtir ve tek başına hayatta kalma mücadelesi vermektedir. Astro Boy’da da oğlunun ölümünü bir android ile doldurarak aslında kederle başa çıkması anlatılmıştır.

Astro Boy

Astro Boy

Tezuka gibi Miyazaki de Amerikalıların baskınlarına küçük yaşta tanıklık etti. Miyazaki’nin eserlerinde insanoğlunun savaş sevdasından dolayı doğanın baş kaldırmasına sıkça görüyoruz. Örneğin Rüzgarlı Vadi’de savaşlar sonucu radyasyona maruz kalan doğanın insanlığa karşı kendi savunma mekanizmasını kurduğuna şahit olduk. Öyle ki filmin başında mutasyona uğrayan dünyanın insanların nükleer teknolojiyi kötüye kullanmasının sonucu olduğundan bahsediliyor.

Yıllar geçtikçe Japonya toparlanıp ekonomik olarak süper bir güç haline geldiğini ve teknolojide büyük atılımlar yaptığını görsek de Astro Boy gibi karakterler başta olmak üzere “teknolojinin hiçbir zaman insanın yerini tutamayacağı” fikri yansıtılmaktadır. İnsanlık teknoloji ile nasıl hayatını kolaylaştırırsa o kadar da çabuk mahvedebilir.

Yetimler ve radyasyon vesilesiyle sakat kalan insanlar da mangalara ve animelerede büyük yer kaplıyor. Akiyuki Nosaka, Ateşböceklerinin Mezarı’da bizzat yaşadığı trajik tecrübeleri anlatmıştır. İki kardeşin savaş yüzünden çektiği sıkıntı, yetim kalmaları, açlık ve uçakların yarattığı tehlikelerden kaçınma öyküsü gerçek olaylara dayanır.

Miyazaki’nin eserlerinde ise daha çok güçlü kız karakterler mücadele vermektedir. Birçoğu yetimdir, savaş sıkıntısı çekmiştir ve tek başlarına ayakta kalmanın mücadelesini verir.

Fazla rastlanmasa da atom bombası sonucunda özel yeteneklere kavuşan eserler de yok değil. Fantastik yönü ağır basan bu eserlerin işlediği konu her ne kadar kurgu olsa da çıkış noktası tamamen gerçektir.

Kaynaklar

  • Animelerde Teknik Ve İçerik Yönünden Geleneksel ve Yenilikçi Yaklaşım: Rüzgarlı Vadi ve Code Geass Örneği, Olca Karasoy, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Beykent Üniversitesi, 2016
  • Tezuka’dan Miyazaki’ye Anime ve Manga, Ahmet Ziya Sekendiz, Ed: Gökhan Kuloğlu, yayınlanmamış kitap çalışması

Yorumlar

  • Sodyum Florür

    Firefiles değil de Fireflies olması lazım değil mi?