Kahramangiller

Saga – Ayrı Dünyaların İnsanları

Savaşın ortasında hayata gözlerini açan bir bebek ve lafın gelişi değil, gerçekten ayrı dünyaların insanları olan ebeveynlerinin öyküsünü anlatır, Saga.

“Biz ayrı dünyaların insanıyız…” klişesi, belki milyonlarca aşk hikayesinde kullanılmıştır. Ancak bu hikayenin aşıkları gerçekten de öyle! “İlktoprak” adlı gezegen ve tek uydusu “Çelenk”te evrimleşen birisi kanatlı, diğeri boynuzlu iki kan davalı ırk, uzunca süredir savaş halindedir. Hatta direk alıntı yapıyorum: “Bu ikisinin iyi geçindiği bir zaman olmuşsa bile kimse bunu hatırlamıyor.” Ancak birbirinden ne kadar nefret etseler de, düşman gezegeni yok etmenin kendilerini de yörüngeden çıkartacağını akıl etmiş. Bu sebeple komşu gezegenleri savaş alanı olarak kullanmakta sakınca görmemişler. Böylelikle zaman içinde savaşın tüm galaksiye yayılmasına sebep olmuşlar (Şimdi objektif olarak düşünüyorum da, eğer ayda hayat olsaydı, muhtemelen en geç 1959 yılından itibaren oranın halkıyla savaşmaya başlardık!).

Savaşın ortasında kucakta bebekle kalmak...

Savaşın ortasında kucakta bebekle kalmak…

Hikayemiz, savaş açısından hiç bir stratejik önemi olmadığı halde, yine de yıkımdan payına düşeni fazlasıyla alan “Çatlak” adlı gezegende başlıyor. Çelenk’li vicdani redçi Marko ile yakalanıp kapatıldığı düşman hapishanesinde onun gözetmenliğini yapan İlktoprak askeri Alana birbirine aşık olur. Öyle ki; savaşı geride bırakarak kaçak hayatı yaşamayı dahi göze alırlar. Hatta bir bebek dünyaya getirmeyi…

Bebek sahibi olduktan sonra kahramanlarımızın için şartlar daha da zorlayıcı hale gelir. Zira savaş propagandası konusunda oldukça hassas olan düşman taraflar, bu ilişkinin duyulmasının davalarına zarar vereceğini düşünerek aşıkların peşine “serbest çalışan” adı verilen kelle avcıları takarlar. Çatlak’tan kaçma maceraları sırasında tanıştıkları hayalet (evet, bildiğiniz hayalet) Izabel’in bebeğe bakıcı olması da hikayeyi renkli kılan unsurlardan biri.

Kim hayalet bir bebek bakıcısı istemez ki?

Lost dizisinin yazarlarından biri olan ve çizgi roman sektöründe Y: The Last Man ve Runaways gibi çalışmalara imzasını atan Brain K. Vaughan’ın hikayesi, Fiona Staples’ın yetenekli ellerinde görkemli bir evrene dönüşmüş.

Brain K. Vaughan, hikayede tüm galaksiye yayılan savaş sebebiyle pek çok yabancı ırk ve onların kültürlerinden bir kolaj hazırlamış. Hikaye evreniyle ilgili kayda değer bir diğer şey de büyü! Ortamda yoğun savaş sebebiyle ciddi ilerleme kaydetmiş teknoloji yanında büyü de var! Hem de öyle Arthur C. Clarke’ın söylemindeki gibi; aşırı gelişmiş bir teknolojinin büyü gibi algılanması şeklinde de değil, bildiğiniz büyü! Ancak Saga, tıpkı Star Wars gibi bilimkurgu kadar fantastik yönü de olan bir yapım. Dolayısıyla bu durum hikaye gelişimi açısından avantaj bile sağlıyor.

Hikayeyle ilgili eleştirebileceğim tek şey, yabancı ırklara mensup karakterlerin davranışsal düzeyde yeterince ayrışmamış olması ve bunun diyaloglara da yansıması. Okuduğum kadarıyla tüm ırklar insan gibi davranıyor ve çok benzer tarzlarda konuşuyor. Bilimkurgu hayranları böyle şeylere dikkat eder, ama bu sorun, hikaye akışını hiç gölgelemiyor.

Eğer "Vasiyet" adlı bir kelle avcısıysanız, yanınızda bir  yalan kedisi gezdirmeniz hayrınıza olacaktır!

Eğer “Vasiyet” adlı bir kelle avcısıysanız, yanınızda bir yalan kedisi gezdirmeniz hayrınıza olacaktır!

Çizimlere gelince; Fiona Staples’ın yabancı gezegenleri görselleştirmede oldukça başarılı iş çıkardığını söyleyebilirim. Ayrıca yabancı ırk anatomilerini çalışırken Star Wars’un yarı karikatürize tarzını kullandığını ve bunun isabetli bir karar olduğunu düşünüyorum. Kadınsı çizgileri ve renklendirme tarzıyla Saga’yı ayrı bir yere taşıyan Staples’ı alkışlamak dışında yapabileceğimiz pek bir şey yok açıkçası…

Saga, 90’lı yıllardaki süper kahraman ağırlıklı çizgisini son dönemde önemli ölçüde terkederek deneysel çalışmalara fırsat veren Image Comics tarafından yayınlanıyor. Yurdumuzda ise sadece vizyondaki süper kahraman film karakterlerini içeren ya da 80’li yıllarda ülkemizde popüler olan İtalyan ekolü klasik çizgi romanları değil, Saga gibi, Chew gibi ya da Y: Son Erkek gibi şahane çalışmaları kitaplığına ekleyen Marmara Çizgi tarafından Türkçe olarak yayınlanıyor.

Brain K. Vaughan ve Fiona Staples

Brain K. Vaughan ve Fiona Staples

Ben bu yazıyı yazarken şimdiye dek yurtdışında 24 sayısı yayınlanan Saga’nın ilk 6 sayısını içeren cildi Türkçe olarak satıştaydı. 7 ila 12. sayıları içerecek cilt için ise baskı hazırlıklarının başladığı haberi bir kaç gün önce Marmara Çizgi’nin Facebook sayfasında duyuruldu. Eee? Daha ne duruyorsunuz?

Yorumlar