Superman Wonder Woman Cilt 1: Güçlü Çift

Power Couple?

Superman’ın, genel tavrındaki özgüveni ilişkisinde gösterememesi ve nasıl düşündüğünü, hissettiğini kelimelere aktaramayıp saçmalaması bence çok güzel verilmiş. Ahlak, doğruluk ve Amerikan yolu’nda sarsılmaz pusulanın olması, sana kadınlar konusunda ekstra bir anlayış vermiyormuş demek ki.

Wonder Woman’ın güçlü ve bağımsız gösterilmesi için biraz ucuz vuruşlar yapıldığını düşünüyorum. Son zamanlarda feminist içeriklerde bunu çok görüyorum. Bir karakteri gerçekten güçlü kılacak şeyleri irdelemek yerine “ben kadınım, güçlüyüm!” diye elli kere tekrar edince güçlü olduğu izlenimi verdiklerini sanıyorlar. İstediklerini verememek bir yana, depresyonunu gizlemek için her sabah ayna karşısında kendini gazlayan tipler gibi duruyor. Güzel değil. Allahtan Wonder Woman bundan büyük bir karakter de, yeri geldiğinde manyak bir hareket yapıp “ayinesi iştir kişinin” klasmanından işi kurtarıyor. Güç olayını lafla vermeye çalışmayı bırakın, işe yaramıyor. Kısa süreli ve hayal kırıklığıyla sonuçlanacak gazlardan başka şeyler değil bu. Hatta böyle kısayollar kullanmaya çalıştıkça yazarlıkları da gelişmediği için amaçladıklarının tam tersi durumlara düşürebilirler karakterleri (ki bazı durumlarda onu da görebiliyoruz.) ya da hadi o kadar kötümser olmayalım, atışları kısa kalıp amaçladıkları kadar güçlü gösteremeyebilirler. Onaylamıyorum.

Derdimi yukarıdaki paragraf kadar anlatıp kapatacaktım ama girmişken tam gireyim, yorumlarda birbirimize girmeyelim. Spoiler var ona göre. Wonder Woman’ın güçlü bir karakter olduğuna vurguyu lafta yapmaya çalışmanın sıkıntısı şu: Superman’ın dengi olarak lanse ediliyor sürekli. Lafta dengi. Ama vuruş gücü olarak dengi olmadığını biliyoruz. Kendisi de cildin içinde açıkça “bir sürü güçlü düşman ve canavarla kapıştım ama Superman’inkiler ayrı bir güç seviyesi” diye itiraf ediyor. Burada amaçladığın şeyin topuğuna kendin sıkıyorsun, çünkü erkek üstün çıkıyor. Çıkmayabilirdi. Böyle bir şeyi söylemesi sorun değil, dünyanın kurgusu gereği öyledir belki. Ama dünya kadar “ben bağımsızım, güçlüyüm, kodumu oturturum” dedikten sonra bu laf, vermek istediğin izlenime tezat oluşturuyor. İnşa ettiğin binayı kendin yıkmışsın gibi oluyor. Diana bundan daha iyisini hak ediyordu bence.

İyi Şeyler

Hiç mi iyi şey yok? Var. İlişki bu ciltte iyi gidiyor. Bu güzel. Superman ve Wonder Woman normalde ayrı ayrı çalışırlar, burada aralarında bir rekabet ve güç gösterisi sıkıntısı olmadan birlikte çalışmaları çok iyi bir sinerji yaratıyor. Birbirlerinin zayıflıklarını kapatan enteresan bir takım olmuşlar. Okuması keyifli o kısımları.

Superman ve Wonder Woman mitoslarının birbirlerine etkileşime girmesi de güzel sahneler oluşturuyor. Mesela Superman’in düşmanlarını yenmek için Hephaestus’a gidip silah yaptırmak gibi güzel fikirler çıkmış. Çünkü biliyorsunuz, Superman’in zayıflıklarından biri büyülü şeyler. O ipte hiç bezi yok yazık. O açığı Wonder Woman kapatıyor, baya güzel oluyor.

Üçüncü sayfada karakterlerin ve ilişkinin detaylarına gireceğim ve bu eşleşmenin tarihini anlatmaya çalışacağım.

Gelelim Yazının Etli Kısımlarına

Clark-Diana eşleşmesi gerçekten uzun zamandır istenen bir eşleşmeydi. Bazı alternatif gerçeklik hikayelerinde ve paralel evrenlerde bunun gerçekleştiğini gördük. Ama hep hikayenin odağından uzak ve genelde sonuç olarak. Mesela Kingdom Come‘da kitabın en sonunda “ve kahramanlarımız sonsuza dek mutlu yaşadılar” hesabı bir bitişte gördük. Tabii ki böylesi kimseyi tatmin etmez. Okuyucunun bu deneyimi görmesi lazımdı. DC’nin de bu birlikteliğin satıp satmadığını görmesi lazımdı. Denedikleri çok iyi oldu.

Sonuç ne oldu? 2013’te başlayıp 2016’nın ortasında bittiğine göre çok kötü olmamış. Ama bitirmek için (non-canon hale getirmek için) new 52 öncesi Superman’ı geri getirdiler; bu Superman, Lois Lane ile evli ve hatta çocukları varmış. Bu kadarı da yetmedi, yeni Superman’i öldürdüler ve geri dirilme olanağı olmadığı şeklinde hikayeyi ayarladılar (eski Superman öldüğünde onu dirilten birthing matrix bu dünyada yokmuş filan). Kısacası Superman-Wonder Woman eşleşmesi Superman’ı öldürdü. Lois Lane Wonder Woman’ı yendi. Onun nedenlerine girelim.

Lois Lane

Çoğu yeni okuyucu, özetlerden ya da eleştirel işlerden tanıdığı Lois Lane’i “Superman’in kurtarıp durduğu salak muhabir” diye bilir. Ama Lois Lane bana göre son derece iyi bir feminist ikondur. Çünkü Superman’ın dahil olduğu bir dünyada, gün aşırı başı dünyayı tehdit eden kötülerle, canavarlarla belaya girdiği halde bir günden bir güne “Bu ne yahu? Gideyim evime de yemek yapıp çocuk bakayım” deyip pes etmez. Güçlüdür, kararlıdır. Güç illa ki dinozorları bir yumrukta yere sermekle olmaz. Bir bakıma, hareket etmesini sağladığın taşlar oranında da güçlüsün. Superman’i dünyaya bağlayan şeylerden biridir Lois. O yüzden Superman’i dünyayı umursamaya iten en önemli nedenlerden biridir.

Bu arada Lois Lane’i iyi bilmeyenler bu karakteri bir Safinaz modeli (güce teslim olan, aşık olan kadın) olarak bilirler ama o da yanlıştır.

Superman

Superman’in Kill Bill filminde anlatılan yorumu hiç iyi bir analiz değil. Aşağıda linkini veriyorum:

Superman’ı tüm dünyayı ele geçirmekten alıkoyan ve dünyayı koruyan ilk kişi Clark Kent’tir. Bill’in tespiti tamamen Lex Luthor‘un yapacağı cinsten psikopat kişi bakış açısıyla yapılmış. Eğer iyi bir ailenin ve düzgün, bütünlüklü bir ahlakın ürünü olmasa Superman çok büyük sorun olurdu. Sürekli, aslında yapabilecek olup yapmadığı şeylerle ilgili “Sen hala Superman gibi değil, Kansas’tan çıkma bir çiftlik çocuğu gibi düşünüyorsun” diye eleştirirler Superman’ı. Hala değil, her zaman böyle düşünür. Uzaylı kimliği en başından beri hiç yoktur Superman’de. Zihin yapısı olarak, süper güçleri olduğunu keşfeden bir insandan farksızdır. Krypton ve ataları ile ilgili merakı da “Yahu bizim dedeler de orta asyadan göçmüş” gibidir. Tarihe olan merak gibidir. Sadece, üstün teknoloji ve süper güçler veren bir tarihi mazi. Aynı zamanda süper güçlü düşmanlar ve belalar getiren. İşin güzelliği de burada.

Bu ciltte de Superman’ın Kansaslı çiftçi zihnine bayağı laf ediliyor. Superman’ın en iyi yanı, ahlaklı, düzgün bir kişi olmasından çok; büyük düşünmeyişidir. Bunun farkında olan diğer kahramanlar pek büyük düşünmeye teşvik etmezler zaten Clark’ı. Bunu ıskalamamak lazım.

Wonder Woman

Wonder Woman, hem hikaye içi (diğer karakterler tarafından) hem de dışı (okuyucular tarafından) büyük bir yük taşır. Bunu da gururla ve severek taşır. Çünkü o bir tanrıçadır. Ondan beklenen sadece süper kahraman olması değil, bir ikon olmasıdır. Superman de ikon olmayı sever ama Wonder Woman kadar değil. Diana kimliği olmadan da Wonder Woman olur ama Clark Kent kimliği olmadan Superman var olmaz. Ultraman var olur, Injustice Superman’i var olur ama bizim bildiğimiz, sevdiğimiz Superman olmaz.

Wonder Woman her ne kadar büyük bir güce, sorumluluğa ve asalete sahip olsa da, benim hatırladığım kadarıyla muhteşem bir irade ve yıkılmaz kişilikle asla tanımlanmadı. Gerekli olduğunda adam öldürebilen, işler ters gittiğinde kendiyle ilgili dahi fikirleri değişebilen ve bu esnekliği pek zayıflık olarak da görmeyen bir karakter. İkna olduğu müddetçe o yolda ölümüne gider, kaba kuvvetle değil ama tatlı dille caydırılabilir bir karakter. Bu ileride karşımıza çıkacak.

Yorumlar