The Punisher MAX: Köle Tacirleri – Frank Şiddetin Dozunu Arttırıyor

Punisher’ın beşinci cilti çıkmış. Tabii ki Marmara Çizgi’den. The Punisher Max ciltleri konusunda oldukça çabuk davranıyor Marmara Çizgi, arayı soğutmadan yeni ciltleri piyasaya sürüyor; ne güzel de yapıyor. Sağlam bir Punisher hayranı olduğumdan değil, gerçekten tarafsız gözlerle inceleyerek yazıyorum ki; bu seri hem çizgi roman severleri hem de Punisher severleri son derece tatmin edecek bir seri. Bu yazımda The Punisher Max serisinin beşinci ciltini incelemeye çalışacağım.

Hem Katı Hem Namuslu

Artık biliyoruz; Punisher kötüleri gördüğü yerde tereddüt etmez öldürür. Bu serüvende de bu noktada bir istisna görmüyoruz. Hikayenin ismi Köle Tacirleri. İki bin kadar “leş”ine yenilerini bu sayıda da ekliyor. Köle Tacirleri’nde The Punisher, tekinsiz bir ara sokakta, savunmasız bir kadını sıkıştıran bir kaç serserinin icabına bakıyor. Tam “sıradaki temizlik işine koyalacak” dediğimiz noktada Frank hiç de alışık olmadığımız bir şey yapıyor. Kadınla sohbet ediyor, o da yetmiyormuş gibi onu yanına alıyor, kendi evine götürüyor. Kadının biraz kendisine gelmesini bekledikten sonra hikayesini dinlemeye başlıyor…ve anlıyor ki kadın bir fuhuş çetesinin eline düşmüş. Doğu Avrupa kökenli acımasız bir çete. Kızgınlığına bir de namus konusu eklenince siz düşünün artık!

punisher-2

Frank’in alışık olmadığımız halleri..

Hikayenin devamını tabii ki anlatmayacağım ama kadının içinde bulunduğu durum Frank’i çok etkiliyor ve üstelik kadın yaşadıklarını anlattıkça siniri artıyor. Gerisi malum zaten…

Klasik ama Farklı Bir Frank Castle

Klasik çünkü her zamanki gibi polemiğe girmeyen, süslü cümlelerle artistik yapmak yerine işi bitiren “cool” bir katil (kimine göre kahraman), farklı çünkü çok uzun zamandan beri hisleri törpülenmiş bir adamın, uzun süre sonra ilk kez duygularıyla hareket etmesi. Serüven boyunca bir çok çatışmada tipik bir The Punisher çünkü elindeki AK-47’nin her mermisini ekonomik kullanan bir savaş makinesi, olağanın dışında çünkü alışık olmadığımız işkence yöntemleri.

Evet, Punisher kötülere her zaman kızgındır ama Köle Tacirlerin’de ayrı bir nefret duygusu ile hareket ediyor ki bu da The Punisher için bile fazla vahşi bir macera çıkarmış ortaya. Çete üyelerini, ele başlarını kısa ve etkili yöntemlerle öldürmeyi alışkanlık haline getirmiş anti-kahramanımız bu sefer yine çok sistematik, planlı saldırılar yapıyor ancak ele başları için farklı planları var.

punisher-1

Kadına şiddete hayır diyoruz ama insan olana tabii..bir tane bizim için vur Frank!

Teknik Detaylar

Çok sevmiyorum çizimleri, renkleri, kutulamaları anlatmayı çünkü çok absürt bir nokta olmadıkça göreceli zevklerdir. Köle Tacirleri’nde de göze batan bir gariplik yok ne renklerde ne kutulamalarda. Bir noktada sadece, belki çeviri yerine anadil kullanılsaydı ve yıldız işareti ile aşağıya bir yere çevirisi sıkıştırılsaydı okuma akışı duraklamazdı.

Garth Ennis’in insanları sevmediğini söyledi bir arkadaşım. Tabii ki anlatılan hikayenin dram dozu ve anlatılış şeklini ifade etmek için abartarak söyledi bunu. Ben ise Garth Ennis’in insanı çok iyi tanıdığını ya da herkes kadar tanıdığını ama pisliklerini açıkca ifade edebildiğini düşünüyorum. Köle Tacirlerin’de de durum bu. Uyumlu çalıştığı ekip arkadaşı Leandro Fernandez’in çizimleri de eklenince, dram, görsel olarak net bir şekilde bizlere taşınmış.

Hayattan Anektodlar

Şüphesiz ki tüm çizgi romanlar gibi The Punisher Max da kurgu ögelerden oluşuyor. Ancak Castle’ın maceralarını bir çok çizgi romandan ayıran temel özellik bence, kahramanının (kimine göre katilin) gerçek dünya problemleriyla karşı karşıya kalması. Uyuşturucu, haraç, adaletsizlik, cinayet… ve Köle Tacirleri’nde de fuhuş. Dünyanın çivisinin çıkmasına neden olan bu tür kabusların okuyuculara, özellikle de genç nesillere aktarılması adına sadece bir çizgi roman olmaktan öte bir araç The Punisher. Köle Tacirleri’nde de aynen bunu görüyoruz. Tek bir adamın koca bir mafya ile baş etmeye çalışması kurgusunu bir kenara bırakırsak, her sayfasında kadına şiddet, fuhuşa sürüklenen gencecik insanlar gerçeğini net bir şekilde bize anlatıyor. Balkanlarda başlayan, dünyaya yayılan ve her saniyesinden nefret etmemiz gereken bir kadına şiddet, eziyet ağı. Bu çizgi romanı okuyun ve kadına şiddeti sadece okurken değil hayatınızın her saniyesinde nefretle kınayın.

Uzun süredir kimseden bunlar kadar nefret etmemiştim” – The Punisher, Cilt 5

Yorumlar