Kahramangiller

The Superior Spider-Man #1 – Başkasının Hayatını Yaşamak

Peter Parker’ın hayatında ortalama bir süper kahramana kıyasla çok daha fazla dönüm noktası vardır. Andrew Garfield ve Emma Stone’un başrollerini paylaştığı Amazing Spider-Man 2 sayesinde artık herkes Gwen Stacy hakkındaki trajediyi biliyor. Ama duvar sürüngeninin hayatındaki çalkantılar o kadarla mı kaldı? Elbette hayır! Şöyle bir hatırlayalım:

Secret Wars gezegeninden getirdiği ortakyaşarla başının belaya girmesinden başlayalım, Avcı Kraven tarafından vurularak canlı canlı mezara gömülmesiyle devam edelim, Mary Jane Watson’la evlenmesini hatırlayıp tam sevinecekken aslında yıllardır bir klon olduğu ortaya çıkan(!) “Clone Saga” ya gelelim, oradan da İç Savaş döneminde gizli kimliğini açıklamasına kadar geldik ve hala yetmedi mi? O halde Marvel’in acımasız şef editörü Joe Quesada tarafından Mary Jane Watson’la yaptığı evliliğin hiç olmamış gibi tarihten silinmesi üstüne tuz biber olsun. Bunun üstüne daha ne söylenebilir ki? Görünüşe göre Marvel, Spidey’nin başına her seferinde yeni bir çorap örmeyi başarıyor. Eee? Ne kalmıştı başına gelmeyen?

Kimlik Hırsızlığı!

2012 yılının sonuna doğru hem Amazing Spider-Man’in 700. sayısına yaklaşılıyor, hem de Marvel evreninde köklü değişimlerin başlangıcı olması planlanan Marvel NOW! için çalışmalar sürüyordu. Gerçekten çarpıcı bir şeyler yapılması gerekiyordu ve yazar kadrosu, hikayeyi büyük bir risk alarak bildik bir fikir üstüne kurdu: Kimlik hırsızlığı!

"Ne? Ahtapot kollarını bana mı miras bırakıyorsun?"

“Ne? Ahtapot kollarını bana mı miras bırakıyorsun?”

Konu; yakalandığı kanser yüzünden ölmek üzere olan Doktor Ahtapot’un Spider-Man’in bedenini çalması! Elbette bu değişim tek taraflı değil. Peter’da Doktor Ahtapot’un ölmekte olan bedeninde sıkışıp kalıyor. Üstelik yatalak durumda ve yüksek güvenlikli bir süper suçlu hapishanesine tıkılmış halde! Aynı zamanda her ikisi de birbirlerinin anılarına kısmen de olsa sahip. Hapisten kaçmak için Doktor Ahtapot’un eski planlarından birini kullanmak zorunda kalan Peter’ı ve resmen ikinci bir hayat yaşama şansı yakalayan Doktor Ahtapot’u neler bekliyor siz tahmin edin artık.

Şüphesiz hikayenin en ilginç bölümleri; Doktor Ahtapot’un Peter’ın onu Spider-Man yapan anılarıyla yüzleştiği sahneler. Bu, tahmin edeceğiniz gibi Doktor Ahtapot gibi kendini kanıtlama çabası içinde hayatını “ısrarla” süper suçlu olmak için çarçur etmiş bir megalomanyak için oldukça sarsıcı deneyim oluyor. Daha fazla anlatırsam artık spoiler vermiş olacağım. O yüzden alıp okuyun derim…

Nasıl Devam Edecek?

Şimdi oturup şöyle bir düşünürsek, iki düşman karakterin zihinlerinin değiştirilmesi fikrinin uygulandığı bir kıyamet film, çizgi roman vesaire bulabiliriz. Dolayısıyla bu kesinlikle yeni bir fikir değil! Hatta bence öyle aman aman iyi bir fikir bile değil! Ancak The Superior Spider-Man serisini tüm “beden değiştirme” konulu kurgular karşısında üstün duruma getiren şey; “Bir başkasının hayatını ondan daha iyi yaşayabilir miydin?” gibi çılgın bir sorunun cevabını arıyor olması. Hadi ama, hepimiz bunu aklımızdan sık sık geçirmiyor muyuz? “Ondaki baba bende olsa çok farklı bir yerde olurdum”, “Benim de ailem zengin olsa o okulda okurdum”, “Ondaki fizik bende olsa o çirkin herifle mi evlenirdim?” gibi düşünceler her daim kafamızda vızıldar. Bana soracak olursanız haset, insanların mutlu olabilmesinin önündeki en büyük engeldir. Superior Spider-Man’in hikayesi de tam olarak bunu irdeliyor. “Buyur” diyor hikaye her şeyin en iyisini bildiğini iddia eden küstah Doktor Ahtapot’a, “bir de sen dene bakalım, daha iyisini yapabilecek misin?”.

"Mary Jane'i MSN'den sileceksin!"

“Mary Jane’i MSN’den sileceksin!”

Yayın hayatı boyunca Peter Parker’ın kendine has ahlak algısı ve sorumluluk duygusu sebebiyle karşılaştığı olaylara getirebileceği çözüm seçeneklerini kısıtlıyor olması çok eleştirilen bir konuydu. Bu elbette Peter’ı özel yapan şey, ama bir süre için de olsa onun hayatına ve sorunlarına Doktor Ahtapot gözüyle bakmak ve tartışmalı(!) çözümler getirmek oldukça değişik bir deneyim sunuyor. Dolayısıyla, her ne kadar birçok fan tarafından protesto edilmiş olsa da, Superior Spider-Man serisi kesinlikle takip etmeye değer, orijinal bir seri.

“Son Dilek” adıyla yayınlanan ilk sayı, Amazing Spider-Man #698, 699, 700 ve Avenging Spider-Man #15.1 fasiküllerinin bir araya getirilmesiyle oluşturulmuş. Burada bahsetmeden geçmeyeyim; özellikle 699 ve 700’üncü sayıların çizeri Humberto Ramos, takip etmekten son derece keyif aldığım çizerlerden biri. Jim Lee ya da David Finch gibi anatomik olarak kusursuz karakterler resmetmek yerine kendine has karikatürize bir tarza sahip olan çizerin Civil War sonrası dönemde görev aldığı Wolverine serisindeki çizgileri hala aklımdadır mesela.

Humberto Ramos'un yorumladığı Wolverine serileri çok eleştirildi, ancak ben tarzına hayranım.

Humberto Ramos’un yorumladığı Wolverine serileri çok eleştirildi, ancak ben tarzına hayranım.

Tekrar sayılara dönecek olursak, “Son Dilek”, annual sayılarla birlikte toplam 33 fasiküle yayılmış olan The Superior Spider-Man serisine giriş görevi görüyor. Yani her ne kadar kapakta yazıyor olsa da henüz söz konusu seriden bir fasikül bile okumadık. Araya hikayeyi tamamlayıcı başka sayılar girmese bile (ki gireceğine eminim), ortalama 4 fasikül içerecek en az 8 yeni cilt daha beklememiz makul görünüyor. Yani en iyi ihtimalle 2 ayda bir yayınlansa bile önümüzde 1.5 – 2 sene arası bir süreç var.

Yorumlar

  • ncilingir

    İç kapak kunyenin altinda 3 ayda bir yayinlanir seklinde bir ibare hatirliyorum. 3 aylik yani

    • Kaldı 2 ay. Umarım sıkıntı çıkmaz mevzuat konusunda.

  • Mert İdil

    Grafik açısından da baya kötü kitap. Bazı yerlerle hiç uğraşılmamış. Umarım bu sadece ilk sayılık bir şeydir ve diğer kitaplarında görmeyiz

    • Hiç istisnasız, şu anda piyasada olan tüm yayıncıların işler rayına oturana kadar türlü türlü hataları oluyor. Genelde bir kaç yayın içinde düzeltiyorlar ama. Ben umutluyum.