Kahramangiller

Yabani #5 – Eskilerden Kim Kaldı

İstanbul’un yeni çocuklarından birisiyim artık. Yıllar boyunca Adana’da elimden geldiğince babamdan bana kalan çizgi roman aşkını canlı tutmaya çalıştım. İş dolayısıyla İstanbul’a taşındığım ilk haftanın sonunda Kadıköy’ün çarşısındaki sahaflarda kendimi gezinirken buldum.

Her tarafı tarih kokan bu sahaflardan birinde Süper Korku’nun ilk sayısını buldum ve hemen kaptım. İçerisinde birbirinden garip korku çizgi romanları olan bir eser olduğunu ve zamanında çok popüler bir seri olduğunu babamdan biliyordum. Korku’nun çizgi romandaki ilk örneklerinden birisi olan “Zombi”nin bu mecrada yayınlandığından bahsetmişti. Korku, edebi sanatta sık kullanılan bir öge. Özellikle bir çizgi romandan korkma fikrini Türkiye’de yayımlanmış bir mecrada bulabilmek hayranlık uyandırıcı bir durum diyebilirim. Süper Korku işte böyle bir seriydi babamın anlattıklarına göre. Belki de size çok iddialı gelebilecek bir cümle kuracağım biliyorum ama söylemeden edemeyeceğim. Ben de çocuğuma modern Türk yazılı edebiyatının Süper Korku’su olarak Yabani dergisini anlatacağıma eminim. Hem de bu dergi, sadece korkutmak için gelmemiş, aynı zamanda bilimi kullanarak kurgulamaya ve ek olarak sizi fantastik dünyalarda gezinmeye davet ediyor.

yabani-5-5

Çıktığı her sayıda çıtasını bir basamak daha yukarıya taşıyan bu derginin 5. Sayısını incelemek bana nasip oldu. Ayın sonu gelmişken eğer hala bu sayıyı almadıysanız cebinizdeki 5 liraya göz koydum demektir. Hemen gidip alın veyahut alıp okuduysanız da naçizane fikirlerimi dinlemek isterseniz durmayın, devam edin bu yazıya.

Önce genel olarak bu sayı hakkındaki görüşlerimi sayıyı almayan okurlara yönelik olarak belirteyim: Sayı oldukça doluydu bu ay. Hikayeler alt metinler, çizgi romanlar ise sanatsal doygunluk açısından çok başarılıydı. Tek sayılık hikayelerin arasında favorim, Kahramangiller yazarlarımızdan Cihan Türe’nin kaleminden çıkan “Gecenin Sesleri” oldu. Es geçemeyeceğim bir diğer hikaye ise derginin 2.sayısındaki “Açık Artırma”nın devamı olan “Ölümsüz”. İlerde kitap olarak basılırsa alıp kütüphaneme koymak isteyebileceğim bir esere dönüştü şimdiden. Çizgi romanlardan ise Yabani okuyan herkesle hem fikir olduğuma eminim diyebileceğim “Kralına İsyan” tam gaz yoluna devam ediyor. Yazının bundan sonraki kısmı ise okuyan ve sayının incelemesini merak eden okurlara gelsin.

Karabasan

Yıllar önce basılı şekilde ellerimize aldığımız belki de ilk yerli çizgi roman Karabasandır. Yabani ile yepyeni bir macerasını okuduğumuz bu eski dost karşımızda yıllar sonra. Online olarak 2 hikayesi mevcut olan bu çizgi roman, şeytani güçlere karşı savaşan ve üzerindeki tılsımla onları hapseden bir süper kahramanın hikayesini anlatıyor. Bu yeni macerada da Türk korku edebiyatının en bilinen ögelerinden Gulyabani ile olan mücadelesini okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum.

yanabi-5-1

Susuzluk

İnsanın insana yaptığı zulüm, yaşattığı korku ve sonundaki bağlantının çok sarsıcı olduğu Funda Özlem Şeran’ın bu hikayesi beni çok etkiledi. Gözyaşı için hissettiğimiz gerilim tam anlamıyla 80’ler İtalyan korku filmleri gerginliğinde diken üstünde bir okuma deneyimi sunuyor sizlere.

Vasiyet

Bir önceki sayıda Işıl Beril Tetik’in İtadakimasu adlı çizgi romanından aldığım zevki bu sayıda da Kahramangiller’de 4. sezonunda olan Gerisi Hikaye podcast’inden ortağı Galip Dursun’un Vasiyet’inde aldım. Normal yaşamda karşımıza çıkan normal insanların cani yönlerini çok çarpıcı biçimde ele alan yazarları takdir etmek gerekiyor. “Gore” ögelerin açıkça çizgi romanlarda kullanılması beni çok mutlu etti. Her sayıda mutlaka bir çizgi roman çıkartan bu yazarları sıkı bir şekilde takip ediyorum.

Gecenin Sesleri

Geceleyin ansızın korkudan uyanıp hiç uyuyamadığınız oldu mu? Ben özellikle küçük yaşlarımda bu durumdan çok muzdariptim. Ne kadar muska varsa yastığımın altına koyup öyle rahatça uykuya dalardım. Tüm bu anlattıklarımın üzerine istila edilme, yalnız kalma, endişe gibi unsurları da eklerseniz karşınıza sitemizin asil kalemlerinden Cihan Türe’nin Gecenin Sesleri ortaya çıkıyor. Okuyun, okutturun.

Hızır ile Ejderha

Hızır aleyh selam ile bir alakası var mı ya da gerçekten anlatılan bir hikayesi bilmiyorum. Ama Devrim Kunter’in anlatttığı hikayenin Ömer Tunç’a ait çizimleri beni inanılmaz etkiledi. Ejderha’nın Hızır ile konuşması ve hikayenin gelişimi okuyan üzerinde fantastik diyarlara daldığımızda ne hissediyorsak onu tam anlamıyla hissettirebiliyor. Sonu ise Türk edebi destanlarından herhangi birinden çıkmış unutulmaz bir kareyi andırıyordu sanki.

Ölümsüz (Açık Artırma vol.2)

Derginin ikinci sayısında dikkat çeken ve parlayan yıldız yazarlardan Erbuğ Kaya’nın akılda kalıcı bir hikayesiydi Açık Artırma. Ruhunu açık artırma ile sattıktan sonra başına gelen güzel şeylerin bir gün bedelini ödeyecek olan bir karakteri anlatmaya başlamıştı bizlere. Ölümsüz, onun ikinci bölümü niteliği taşıyor. Açık Artırma’dan sonrasında olanları mitoloji ve Tanrılarla çok güzel twistleyen bir kurguya sahip. Şu anda raflarda yer alsa hiç gözümü kırpmadan alacağım bir kitap olurdu basılması durumunda. Açıkçası hikayenin gidişatını çok merak ediyorum.

Ayana

Ayana hem çizimleriyle hem de batı kültürünün korku ögeleriyle Anadolu Korku Edebiyatı’nın yakalamaya çalıştığı havayı çok güzel birleştiren bir çizgi roman serisi olmayı başardı. Her hafta ortaya çıkan bir sır ve geçen sayılardaki sırların tek tek çözülmesi ilgimi daha da artırıyor. Bakalım Işıl Beril Tetik’in bu fantastik dünyası daha ne kadar cüretkar olabilecek? Merakla bekliyorum.

yabani-5-4

Kralına İsyan

Herkesin söylediği cümleyi tekrarlayacağım: İlerde Kralına İsyan İngilizceye çevrilip tüm dünyaya tanıtıldığı lansman partisinde bir avuç adam o kokteyl masalarında şu cümleyi kuracaklar “Ben ta Yabani zamanından takip ediyorum”. İnanın dünya standartlarında Image Comics nasıl işler çıkarıyorsa Devrim Kunter’de aynı kalitede bir iş çıkartıyor şu an. Hem Köroğlu ve Dede Korkut’un hikayeye kazandırılması, hem de lider konumuna yükselen Pir Ece hikayemizin bize daha çok şey anlatacağını gösteriyor. Sabırsızlıkla bekliyoruz.

Yabani’nin 6. sayısı bu yazının yayınlandığı tarihlerde raflarda yerini almış olabilir. 5. sayıdaki kalitenin devam edeceğini öngörüyor ve sizi hem 5. sayının incelemesinden vedayla gönderip 6. sayıyı almanızı tavsiye ediyorum. İyi okumalar. Unutmayın ki bizler destek verdikçe Süper Korku gibi geçmişteki kaliteli yapımlar Yabani gibi dergilere evrilip modern Türk çizgi roman edebiyatına kazandırılacaktır.

Saygılarımla.

Bu yazı, "Yabani Dergi Tanıtımları" adlı yazı dizimizin bir parçasıdır.

Yorumlar