Yabani Çizgi Roman Dergisi – Röportaj

Devrim Kunter ismine eminim bir çoğunuz aşinadır. Kendisi Türk Çizgi Roman kültürüne Seyfettin Efendi ve onun olağan üstü maceralarını anlatan birden fazla çizgi roman vererek, son yıllarda yerli geek içerik üreticiler arasında benim nezdimde zirvede yer aldı. Sektöre sadece ürün sunarak katkıda bulunmakla yetinmeyip, yeni soluklar katmak adına sitemizde “Adım Adım Çizgi Roman” adlı bir yazı dizisi yazarak, çizgi roman yazmayı düşünen ya da yeni başlayanlar için paha biçilmez bir rehber hazırladı.  Devrim Kunter ve onun gibi çizgi roman kültürünü ülkemizde yaygınlaştırmak için elinden geleni yapan insanların olması umut verici bir şey. Fakat bugüne kadar çizgi roman okuyan kitlenin en büyük şikayeti hep fiyatlar olmuştur. Malum, ciltler öğrenciler için oldukça pahalı rakamlardan satılabiliyor. Çizgi roman okumayı düşünüp de henüz başlama fırsatı bulamamış kişiler ise bu rakamları görünce direk uzaklaşıyor zaten. Devrim Kunter de işte buna bir çözüm üretmek amacı ile yakın zamanda, makul bir fiyatı olacak olan aylık bir çizgi roman dergisi çıkartma fikri için kolları sıvadı. Dergimizin adı Yabani. İçerisinde korku,bilim kurgu ve fantastik kurgu ögeleri barındıran ,one-shot ve mini seri şeklinde çizgi romanlar ve kısa hikayeler barındırıyor.

Sözü daha fazla uzatmadan Yabani dergisi için Devrim Kunter ile yaptığımız röportajı sizlerle paylaşmak istiyorum.

002

  • En çok merak ettiğim soruyla başlamak istiyorum röportajımıza. Benimde aralarında olduğum kendince hikaye veya çizgi roman yazan, fakat yazdıklarını kitlelere ulaştırmakta güçlük çeken genç yazar ve çizerlere Yabani dergisi bir fırsat tanıyor. Peki bu süreç nasıl gelişecek? Yani her sayıda farklı içerik – farklı yazar şeklinde mi gitmeyi düşünüyorsunuz yoksa bir düzen oturttuktan sonra devamlılığı olan içerikleri mi ön plana çıkartacaksınız?

Evet, her sayıda farklı yazar çizerlerle ilerlemek öncelikli, tabii ki mükerrer isimler de olacak mutlaka. Asıl amaç “Herkesin bir köşesi olsun, o köşeyi zorlama olarak doldursun” mantığını engellemek. Devam eden birkaç serimiz var, şu an için onları çoğaltmayı düşünmüyoruz. Başvuru süreci olarak -bilhassa çizgi roman için konuşuyorum- en sağlıklısı hikayenin kısa bir sinopsisini yollamak. Yayın kurulu ondan bir çizgi roman çıkabileceğine inanırsa senaryolaştırma aşamasını zaten beraber geliştiririz.

  • Peki bu genç yetenekler çalışmalarını size nereden ve nasıl ulaştırabilirler?

Hikayelerini hikaye@yabanidergi.com, çizimlerini cizim@yabanidergi.com, çizgi roman projelerini ise cizgiroman@yabanidergi.com adresine yollayabilirler.

003

  • Yabani’yi emsallerinden ayıran noktalar neler olacak?

Aslında Türkiye’de tam bir karşılığı, emsali yok diyebiliriz. Bilhassa yakın tarihli girişimlerin tam bir çorba özelliğinde olduğunu düşünürsek en önemli özelliği bir konsept dergi olması. İçinde sadece çizgi roman ve hikaye olması (inceleme, makale, röportaj vs. dergimizde bulunmuyor) ise bir başka ayırıcı özellik.

  • Yabani, dünya standartlarında bir iş olarak tasarlandı. Günün birinde ülkemizde tekil hikayelerin bulunduğu cilt veya fasüküller yerine bu tarz birbirinden farklı hikayenin bulunduğu yerli dergiler daha cazip gelebilir mi okura?

Onu biraz zaman gösterecek, aslında bu okuyucuların elinde olan bir şey de değil. Yayıncılar ancak bir örnek iyi bir satış yakalamaya başlarsa o konuda atılım yapıyorlar. Şu an için “OT formatı” diyebileceğimiz türde dergiler çıkartmak daha cazip geliyor. Bir süre sonra bizim formatımız cazip gelirse benzer dergiler de çıkmaya başlar.

Yorumlar