Kahramangiller

Dördüncü Duvara Karşı: Hikounin Sentai Akibaranger

Mazisi 40 yıl öncesine dayanan Super Sentai akımından bahsettiğim yazıyı hatırlayacaksınız. Yazının önceki kısmında birçok serinin Super Sentai akımından yararlanmaya çalıştığını belirtip hızlıca geçmiştim. Kimi zaman bir pastiş, kimi zaman da sadece cameo olarak kullanılsa da bu akım Japon popüler kültüründeki yerini uzun zamandır korumakta. Size şimdi bahsedeceğim yapımsa Super Sentai külliyatına hem saygı duruşunda bulunan hem de bu külliyatı izlerken izleyicilerin kafasında gülümseme yaratan her bir klişe ile dalga geçen bir dizi. Dördüncü Duvar kıran inanılmaz zekice parodiler ve göndermeler taşıyan, öte yandan direkt olarak Super Sentai’yi ortaya çıkartmış Toei tarafından çekilmiş bir dizi.

2012-2013 yılları arasında toplamda 26 bölümlük iki sezon olarak yayınlanan Hikounin Sentai Akibaranger’in öncelikle Super Sentai akımına resmi olarak bağlı bir yapım olmadığını söylemem gerekiyor. Bizim dünyamızda (en azından teorik olarak) geçtiğini, doğal olarak Super Sentai külliyatından herhangi bir yapım izlemenizi gerektirmediğini söylemem yerinde olacaktır. Öte yandan izlediğiniz/izleyeceğiniz her bir Super Sentai’nin bu diziden alacağınız zevki en az 2 kat arttıracağını söylersem bu pek de yanlış olmaz. Seri tüm bunların yanı sıra hepinizin en azından 4-5 serisini izlediği bir dolu ünlü seiyuu’yu ve bunların yanı sıra kendi alanından tanıyor olabileceğiniz birçok ünlü simayı da kadrosunda ve ekibinde barındırıyor . Yalnız uyarayım; çok doluyum bu dizi hakkında, hatta en iyisi mi burada okumayı bırakın. Diziyi izleyin, sonra konuşalım.

Akibaranger

Hikonin Sentai Akibaranger (2012)

Hala burada mısınız, peki. Konuya geçmek gerekirse Akagi Nobuo 30’lu yaşlarına merdiven dayamış bir Super Sentai ve robot kız otaku‘sudur. Bu tutkusu yüzünden dünyayı bile bizimkilerden farklı algılamaktadır. Günün birinde Hakase adlı bilim insanı(?) tarafından bulunur ve Unofficial Sentai Akibaranger takımının AkibaRed’i olmak için ikna edilir. Elbette yalnız değildir. AkibaYellow (bir fujoshi ve cosplayer) ve AkibaBlue (bir dövüş ustası genç kız) ona bu görevinde eşlik etmeleri için görevlendirilmiştir.

Her ne kadar daha ilk görevinde tüm hayallerinin ötesindeki herşeyi yapabildiğini gören Akagi mutluluktan yerinde duramasa da çok geçmeden acı bir gerçekle karşılaşır: Yaptıkları hiçbir şey gerçek anlamda bizim dünyamıza yansımamaktadır. Zira dövüştükleri düşmanlardan kendi süper güçlerine dek her şey bir tür yanılsamadan ibarettir. Hatta kendi destansı kavgaları bile bir sokak kamerasından bakıldığında boşluğa yumruklarla tekmeler sallayan bir grup şaşkın gibi görünmelerine yol açmaktadır.

Akagi bunu anladığında AkibaRed olmaktan vazgeçer. Artık amacı basit bir otaku olduğu yaşama geri dönmektir. Fakat hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığı bir savaş daha yeni başlamıştır ve bunun için diğer Akibaranger’leri tanımalı, savaşlarına birlikte tüm güçle inanmayı öğrenmelidirler.

Akibaranger’in konusu ana hatları ile böyle. Fakat klişe yumağı gibi görünen konuyu ustaca senaryo dokunuşları ile boş bir 5 dakika bile barındırmayan bir yapım. Tuhaf ve önyargıya açık konusunu dolu dolu bir seriye dönüştürmeyi başarmış başarılı bir senaryoya ve rejiye sahip. Toei böyle bir konsepti daha önce Super Sentai külliyatından hiçbir şey izlememiş bir insanın bile önceleri gülmekten yarıla yarıla, sonlara doğru /m/anlytears’lerle izlemesi için gerçektengereken herşeyi yapmış.

Zira seri ilerledikçe bunun bir çokluevren hikayesi olduğunu, bir evrendeki Akibaranger’in yaptıklarının, diğer evrendeki Super Sentai üyelerine ve elbette ki diğer Akibaranger’leri etkilediğini öğreniyoruz. Örnek vermek gerekirse, paralel bir evrende Amerikalı yapımcılar (Siz bildiniz kim olduklarını!) 1994’deki Gosei Sentai Dairanger’in yayın haklarını seri yayınlanmadan alıyor ve batıda gösterime sokuyorlar. Malsheena (Savaştıkları kötü tarafın lideri, ayrıca emekli pornocu Honoka tarafından canlandırılıyor) o evrende hiç kimsenin Dairanger’i hatırlamadığını öğrenip kendi evrenindeki Wikipedia’yı edit’leyerek Dairanger’in iptal edilmiş bir seri olarak kaydediyor.

Bunun tetiklediği bir etki üzerine diğer paralel evrenlerde de Dairanger iptal edilip yayınlanmayan bir seri olarak bilinmeye başlıyor. Haliyle Dairanger’in kırmızı Ranger’i olan RyuRanger olacak kişinin anıları da değişiyor ve kostümünü hiç çıkartmadan getir götür işi yapan hayatsız bir otaku olarak yaşamaya başlıyor. Dairanger’i gerçekten hatırlayan Akagi ile  takımı onu bulup paralel evrende gerçekten RyuRanger olduğuna ikna etmeye çalışıyorlar, ama başaramayınca onu bir koltuğa bağlayıp tam olarak şunu yapıyorlar:

Bir başka örnek; kötü tarafın 2. sezonda kadroya katılan yeni lideri Dr Pain, Akagi’nin de bir otaku olduğunu keşfediyor. Eh, otaku’ların da en zayıf noktasının spoiler yemek olduğunu hepiniz bilirsiniz. O da bunu fark edip onun karşısına sürekli spoiler veren bir Kaijin yolluyor. Akagi’nin sezon ortası geliştirme kullanmaya gerek duyması bile sürekli spoiler yeyip hayatının zehir olmasını dengeleyebilecek bir teselli aramasıyla gerçekleşiyor.

Benzer şekilde 2. sezonun ilk bölümünün başında encode mu bozuk niye takılıyor diye düşünmeyin. Benzer şekilde Opening de aslında bir tuzak çünkü 1. sezonun aksine “yetişmemiş” izlenimi uyandırmak için anime çizimler taslak olarak kalmış. Hatta şarkı bile “yetişmemiş” hissiyatına uyması için nanananana’lardan oluşturulmuş. Bunlar sadece bir örnekti. Seride bunun gibi 4. duvarı kıran yığınla örnek var.

Ekipten, misafir oyunculardan ya da göndermelerden tek tek bahsetmeyeceğim, zira seri bu açıdan 1 dakikayı bile boş geçmiyor. (Benim bile takip etmekte aciz kaldığım göndermelerin tam listesine şuradan ulaşabilirsiniz.) Ama bahsetmeden geçemeyeceğim bir husus var ki, o da filmi yoluyla şu günlerde izlemediyseniz de, adını bir şekilde duymuş olduğunuz 1995 tarihli ilk Ghost in the Shell Anime’sinin unutulmaz müziklerine imza atan Kawai Kenji bu yapımın da soundtrack’ini hazırlamış.

Ayriyeten bölümler boyunca 70’lerden bugüne dek yayınlanan birçok Super Sentai dizisinin şarkılarını gerek aralarda, gerek kapanış segmenti olarak duyabiliyorsunuz. Bunun yanı sıra 1995-1998 arasındaki Super Sentai dizilerinde ve 2001’den bugüne kadarki Kamen Rider dizilerinin önemli bir kısmında yönetmenlik yapmış Ryuta Tezaki bu serinin de yönetmenliğini üstlenmiş. Sektörün merkezindeki bir isim seçildiği için göndermeler direkt yerini buluyor haliyle.

Ancak şunu da söylemeliyim ki Akibaranger sadece Super Sentai geek’lerin anlayabileceği göndermelerin bombardımanından oluşan bir seri değil. Aksine 4chan poser’larıyla dalga geçen sözlere sahip bir intro şarkısına, hayata karşı isyan olarak sığınılan düşlere, waifu kavramına, fujoshi’lere, visual novel çakması Anime’lere, onların fanboy’larına ve çok daha fazlasına dalga geçen entellektüel ve çılgın bir mizah tonuna sahip.

Sonuç

Son bir kez belirtmeliyim ki, Akibaranger eşi benzeri nadir gelecek işlerden birisi. Kanımca Otaku no Video ile başlayıp Densha Otoko ve Akihabara @ Deep ile eden subculture komedilerinin bayrağını tıpkı Blue Blazes gibi layıkıyla taşıyor. Haliyle bittiğinde kendisini kesinlikle özletiyor. Dizi şu haliyle bile her anlamda izlediğinize asla pişman olmayacağınız gerçek bir şölen vaad ediyor. Kendinizi bundan mahrum etmeyin, ön yargılarınızı atarak ilk 1-2 bölümü izleyin, gerisi kendiliğinden gelecek diyebilirim. Hadi hepsini geçtim, kaç dizide Türk dönercisinde kuyruğa girmiş kahramanlar yada bir kötü organizasyon patronu görebilirsiniz ki?

Yorumlar

  • Kemal Kenru

    En orijinal Sentai olabilir. Unofficial olsa bile kalplerin birincisi Akibaranger <3