Kahramangiller

Mr. Robot – Yirmi Yıl Önceki Senaryoyu Yeniden Yediren Dizi

Hangi senaryo diye sorarsanız tabi ki söylemeyeceğim. Zira  söylersem ailemi de işin içine katıp bana küfür etme olasılığınız bir hayli fazla. Ben de şöyle yapacağım size hangi senaryo olduğunu söylemeden yapılan göndermeleri ve çıkarılan profesyonel işi anlatmaya çalışacağım.

Ay Yıldız Hack Team!

Amerikan kablolu kanalları için yapımı hazırlanmış ve çekilmiş bir dizi MR.ROBOT. Genç programlama mühendisi Elliot Alderson aslında kendine göre adaletsizlikle çarpışan bir gri hacker’dır. Bir gün Eliot’ın kapısını adının Bay Robot olduğunu söyleyen bir adamın çalmasıyla global bir şirket, hatta hükümet devirmeye kadar gidecek olaylar dizisini ateşlenmiş olur.

f-society

Şimdi bu dizinin genel özeti. Ama kazın ayağının öyle olmadığını, dizinin ilk dakikalarından anlıyorsunuz. Hele ki ilk bölümle öyle bir açılış yapıyor ki dizi, ilk bölümde size verdikleriyle final bölümüne kadar resmen ayakta uyutuyor.  Her şey depresif Elliot Alderson’ın her zaman yaptığı gibi yanlış bulduğu bir duruma müdahale etmek için, yaptığı bir hack ile başlıyor. Sonrasında  metroda yolculuk ederken bir adamın kendisini izlediğini fark ediyor. Düşününce anlıyor ki; bu adam onu uzun bir süredir, yaklaşık bir haftadır takip ediyor. Tabii ki kendisini takip eden adam f(fuck)society’nin kurucusu Mr.Robot’tan başkası değil ve Elliot’a bir fırsat sunmak istiyor. Dünyanın en büyük şirketlerinden olan Evil Corp’un finansal arşivine bir saldırı geliştirmek isteyen Bay Robot, bunun için Elliot’ın çalıştığı AllSafe firmasına sızması gerekmektedir. Çünkü AllSafe, Evil Corp’un finansal arşivlerini korumaktadır ve içeri sızabilecek tek yetenek Elliot’tır.

WSJS1Bz

Elliot ise çocukken ailesini kaybetmiş, babası ölünce annesinden psikolojik şiddet görmüş klasik bir amerikan vatandaşıdır. Bilgisayar konusundaki yetkinliği çok küçük yaşlardan gelen Elliot, bunu iyiye kullanmanın bir yolunu bulmuştur. En yakın dostundan en kötü düşmanına kadar herkesi hackleyerek! Bu listede kimler yok ki; morfin bağımlısı olduğu için morfin aldığı uyuşturucu satıcısından, aşık olduğu çocukluk arkadaşına, işlediği adi suç için gittiği psikoloğundan patronuna kadar herkesi hack’liyor kahramanımız. Buraya kadar size detaylı bir özet geçtim ama sanmayın ki size spoiler verdim. İnanın bana daha hiçbir şey bilmiyorsunuz.

Hırs Adama Neler Yaptırıyor!

Dizinin ilk bölümünden sonra benim en hayran kaldığım adam giriyor senaryoya; Tyrell Wellick. Bu adam hırsın ete kemiğe bürünmüş hali resmen dostlar. İlk bölümde Evil Corp’a yapılan ataktan sonra şirketin yaşadığı sarsıntı CTO’ya (Teknoloji Depertmanı Yöneticisi) mal olunca Tyrell pençelerini çıkarıp pozisyonu kapmak için savaşmaya başlıyor. Neler mi yapıyor bunun için; bir heteroseksüel olmasına rağmen şirketin CEO’sundan rahat randevu almak için onun asistanıyla eşcinsel ilişkiye girebilecek bir tür hırstan bahsediyoruz. Hani üstüne dizi yapılacak yan karakterler vardır ya (Better Call Saul) bu adam tam onlardan. Duruşu, hırsı, pozisyon için çırpınması ve göze aldığı riskler başlı başına bir dizi olabilir. Böyle bir dizinin entrika konusunda GoT’tan aşağı kalır yanı olmayacağını garanti edebilirim. Hem bu bir nevi modern zaman taht savaşı!

robot2

Bununla mı sınırlı bu adam? Hayır tabii ki çok yerinde ve dozunda yaratılmış bir karakterden bahsediyoruz. Büyük bir burjuva olan Tyrell aynı zamanda büyük bir psikopat. Parasını verip evsiz dövmeyi bir stres atma yöntemi haline getirmiş bu arkadaşımız. Aynı zamanda hırsı için karısından izinli olarak bir başka erkeği bırakın kadınla da birlikte olabiliyor. Ne de olsa zafere giden yolda tüm yollar mübah! Burjuva dedik; bir bölümde Elliot ile konuşurken“Şu adama bak Elliot, kendisi buranın yedi yıldır şef garsonu. Eline ne geçiyor? Yıllık 20-30 bin dolar mı? Sanırım yılda bu para için bu işi yapsam kendimi öldürürdüm. Asla onun gibi bir böcek olmayacağım.” Kibire bakar mısın arkadaş!

Yorumlar

  • gokhan

    Aslında dizi 20 yıl önceki senaryoyu tekrarladığını hiç gizlemiyor; hatta 2. bölümden itibaren anlaşılıyor dizinin nereye gittiği. Sadece son anda bir twist yaparak, o senaryoyu tekrar etmeyeceği şüphesi uyandırıyor. Bahsi spoiler olmasın diye geçmeyen film hariç, hem hikâye hem de görsellik bazında başka filmlerle kurduğu bağlantılar bana asıl ilgi çekici gelendi. Örneğin Tyrell Wellick karakterinin bazı sahneleri American Psycho’yla benzerlikler taşırken, özellikle evsiz adamı dövme sahnesi ve şirkette Elliott’la buluştukları ilk sahnenin görselliği Clockwork Orange’ı anımsatmaktadır. Keza filmde kullanılan maskeler ve maskelerin halka dağıtılması da doğrudan V for Vendetta’nın sinema versiyonuna gönderme yapmaktadır. Dizinin daha dikkatli izlenmesi durumunda, daha birçok film bağlantısı bulunabileceğini düşünüyorum.

  • Seriyi izlemeye başladığım an ilk farkettiğim şey karakterin tıpkı Dexter’daki gibi 4. Duvarı aşıp bizle direk konuşuyor olmasıydı. Yine aynı Dexter’da olduğu gibi bunu yapmasını akli dengesizliğine bağlamış oldukları da ortada.

    Bununla beraber hikayenin işleniş tarzı, karakterin suç içine girişi vesaire Breaking Bad’i andırdı bana.