Kahramangiller

The Defenders: Marvel Evreninin Koruyucuları

Marvel ile Netflix anlaşması yapıldığından beri herkes dört gözle The Defenders’ı bekliyordu. 2016 Ocak ayında Daredevil hayatımıza girerek gönüllerimizde taht kurdu ve kalan 3 solo yapımın haberini de aldığımızda bizden mutlusu yoktu! Jessica Jones, Luke Cage ve Iron Fist‘in de gelmesi ile birlikte ekip tamamlandı. Peki, The Defenders dizisi için çıtayı K’un Lun dağlarına çıkartan Marvel acaba bizi ne kadar tatmin etti? Detaylı ve tabii ki de spoiler içeren incelememde birçok şeyden bahsedeceğim.

Bölüm 1: The H Word

Mükemmel bir jenerik sonrasında ilk bölümün açılışının Iron Fist ile yapılması bana dizinin daha çok onun üzerinden döneceği hissini vermişti ve öyle de oldu. Fakat her şeyden önce The Defenders ekibini sırayla tek tek görmemizin yarattığı mutluluktan bahsetmek istiyorum, özlemişiz, harika değil miydi ya! Karakterlerimize solo dizilerde bırakıldığı yerden devam edildi; Daredevil içinde çatışmalar yaşamaya devam ediyordu, Jessica Jones hala daha benliğini kabullenememişti, Luke Cage hapisten yeni çıkmış ve Harlem’da neler olduğundan bihaberdi, Iron Fist ise hala daha acemi ve kaybolmuş bir durumdaydı. Solo dizileri izlememiş biri de olayları kavrayabilsin diye yavaş bir giriş yapılmış. Fakat solo dizilerin hepsini izlemiş birisi için bu durum diziyi biraz sıkıcı yapabilir, tabii ben buna rağmen hiç sıkılmadığımı söylemeliyim. Ya valla kaç aydır bekliyoruz diziyi, gömen olursa tsukamoto ile ikiye bölerim!

Şaka bir yana, mercek tutacağım karakterlerden ilki Iron Fist. Solo yapımda sezona öyle bir ara verilmişti ki Danny gittikten sonra K’un Lun’da neler olduğunu anlamamıştık. Bu bölüm sayesinde Danny’nin gördüğü kabuslarla bütün herkesin katledildiğini anlıyoruz. Adamın üzerine büyük bir pişmanlık ve sorumluluk yükü binmiş durumda. Detayları da büyük ihtimal solo yapımın gelecek sezonunda göreceğiz. İkinci olarak, Luke Cage hapisteyken Harlem’da gizli işler dönmeye başlamış, bundan da haberimiz yok, bu da büyük ihtimal solo yapımın gelecek sezonuna bırakılmış.

Ve Daredevil sevdiceği Elektra kollarında öldükten sonra kostümünü bir kenara kaldırmış, depresyona girmiş. Mesela ne kadar röportajlarda “Karakterlerin dizilerini izlemeyen de anlayabilir” demiş olsalar da, bence izlemeyen birinin kafasında fazlasıyla soru işareti yaratabilecek bir sezon olmuş. Ki, ben solo dizilerden hiçbirini izlememiş biri ile oturdum bu sezonu bitirdim, tane tane ilerleyen olay örgüsüne rağmen bir ton soru sordu. O yüzden “Ya dizi çok yavaş ilerliyor, karakterleri zaten tanıyoruz, aksiyon az olmuş” falan diye sallamayın. Bu diziye solo yapımları izlememiş olarak başlayan gitsin solo yapımları izlesin diye easter eggler yerleştirmişler, solo yapımları izleyenler de gelecek sezonlar için fikir sahibi olsunlar diye easter eggler yerleştirmişler.

Genel olarak yorum yapacak olursam, ilk bölüm tam anlamıyla bir giriş olmuş. Hand örgütünden Alexandra’nın hastalıktan ölüm döşeğinde olduğunu gördük, şehirde olan depremlerin sebebini tahmin etmeye çalıştık, Elektra’nın geri gelmesine şaşırdık. Bunlar dışında karakterlere özenilen zaman bence yerindeydi, ki zaten o karakterlerin hepsinin başrol oldukları kendi dizileri var, o yüzden bu bir eksiklik değil. Ayrıca karakterler daha Hand örgütü nedir bilmiyor, Defenders ekibi olacak karakterler birbirlerini bile tanımıyor. Bir zahmet ağırdan ilerleyelim ve öğrenelim, yoksa bu 8 bölüm tek bölüme de sığardı inanın, siz de “Kaç ay bekledik çok kısaydı ya hemen bitti ne oldu anlamadık” diye ağlardınız.

Bölüm 2: Mean Right Hook

Tüm Defenders ekibi kendi derdinde, herkes kendi şehri için uğraşıyor. Sonra bir bakıyoruz ki meğerse hepsinin tek bir çıkış noktası varmış: Hand. Böylelikle yavaş yavaş karakterlerimizin yolları birbirleriyle kesişmeye başlıyor. Ve büyük aşklar gerçekten nefretle başlıyormuş; Luke Cage ile Iron Fist’in dövüş sahnesi mi desem yoksa tanışma sahnesi mi bilemedim. Ama gerçekten harika bir sahneydi. Meğerse o kurşun geçirmez Luke Cage bizim milyoner bebek Iron Fist’in yumruğuna karşı dayanıksızmış! Hand kısmına gelince ise aklımızda birçok yeni soru oluştu. Alexandra neden ölüm döşeğinde? Kendisinin çok uzun zamandır Hand örgütünün bir üyesi olduğunu (hatta dizide gördüğümüz üzere lider diyebileceğimiz kadar bir baskınlığı var kalan üyelerin üzerinde) dinlediği müziklerden anlıyoruz, klasik müziğin ünlü piyanist ve bestekarları ile aynı dönemde yaşadığını söyleyebiliriz.

Peki, Alexandra’nın Stick ile geçmişleri ne? Daredevil’dan bildiğimiz üzere Stick gerçekten güçlü ve bilgili bir karakter, nasıl oluyor da yakalanıyor anlamıyorum. Bir de sen kökeni yüzyıllara dayanan bir örgütsün, Iron Fist’i bulmak için Stick’i kaçıracağına gidip Iron Fist’in kendisini bulsana, adam zaten “Ben Danny Rand eheh” diye dolanıyor ortada yani ne kadar zor olabilir? Hadi onu geçtim neden şehrin ortasında mistik dünyaları ilgilendiren bir duvar, daha doğrusu bir kapı var? Neden bu kapının anahtarı Iron Fist? Peki, bu kapının ardında ne var?

Bölüm 3: Worst Behavior

Bölümler ilerledikçe kelimelerim azalmaya başladı, hayal kırıklığı seziyorsunuz değil mi? Tabii ki de hayır, bakın şimdi ballandıra ballandıra öveceğim. Bölüme Alexandra’nın Türk mutfağından yemek tattığını görüyoruz ve Türkçe konuşuluyor, o an içimden “As bayrakları as” diye geçirmedim değil. Bir de kadın İstanbul’a Konstantinopolis demesin, kaç yıldır yaşıyor bu kadın merak ediyorum. Örgüt o kadar gizli ki İstanbul’un adının değiştiğini bile bilmiyor(?) Peki bu bölümü neden sevdik? Arkadaşlar kendinize gelin, üçüncü bölümde Elektra vardı. Neredeyse ilk 15 dakika boyunca Elektra’nın nasıl diriltildiğini, nasıl Black Sky olarak bir silaha dönüştürüldüğünü ve nasıl bir eğitim aldığını öğrendik. Bir sonraki sahnemizde de “Banane ya ilk önce o vurdu” diye annesine (pardon sevgililerine) birbirini şikayet eden ve trip atan Iron Fist ile Luke Cage’in resmi tanışma sahnesiydi.

Olay örgüsü olması gerektiği gibi ilerledi, bütün ekip kendi çabası ile parçaları birleştirerek Hand örgütünün merkez üssü olan Midland Circle şirketine ulaştı. Buradaki sahnelerde heyecandan ne yapacağımı şaşırdım, işte beklediğimiz ve aradığımız, hatta fragmanlarda gördüğümüz ve beklenti içine girdiğimiz sahneler bunlardı. Karakterlerimiz hem bir takım olarak ilk kez birlikte aynı yerde bulundular hem de mükemmel bir uyum ile birbirlerini koruyup kolladılar. Luke Cage’in Iron Fist’e siper olması, Iron Fist’in Daredevil’ı korumak için yumruğu ile Elektra’nın tsukamotosunu parçalaması, işte Defenders ruhu bu!

Bölüm 4: Royal Dragon

Tüm bölüm Çin lokantasında geçmiş olsa da bizler için altın değerinde sahnelerin olduğu bir bölümdü diyebiliriz. İlk 3 bölüm bizler için giriş bölümüydü, bir aksiyon olsun artık diye beklerken tempo artmaya başladı ve 4. bölüm de bize gelişme tadı verdi. Karakterlerin diyalogları keyifliydi, bir aile olmayı geçtim bir takım olmanın ne kadar zor olduğunu bize hissettirdiler. Gerçekten zor anlaşıyorlar fakat düşmanları ortak olduğu için birlikte hareket etmek zorunda olduklarının farkındalar. Daha sonra Çin lokantasındaki romantik akşam yemeğimize Stick de katılıyor ve Hand örgütü hakkında birkaç yeni bilgi öğreniyoruz. Meğerse bir elin parmaklarından yani 5 kişiden oluşan Hand örgütü K’un Lun’dan sürgün edilenlermiş. Stick ise K’un Lun’ı bu Hand örgütünden korumaya çalışan Chaste örgütünün bir üyesiymiş. Kendileri de aslında Iron Fist’e hizmet ediyormuş. Bu güzel akşam yemeği ve derin bir sohbetin üzerine tatlı yemesek olmazdı, bir aksiyon sahnesi daha geldi ya sevinçten ağlayabiliriz. Ama klasik lafımı söylemeden geçemeyeceğim: Bir Daredevil değil!

Bölüm 5: Take Shelter

Elektra’yı öyle bir seri katile çevirmişler ki kadın hiçbir şey hissetmiyor, derken Daredevil ile dövüşürken bir an tereddüt ettiğini gördük, bu demek oluyor ki hala daha hissedebiliyor ve geçmişini hatırlayabiliyor. Bakalım gelecek bölümlerde Elektra safını değiştirecek mi? Bir sonraki sahnede Iron Fist dizisinden tanıdığımız Bakuto’nun ölmediğini görüyoruz, Colleen ile YİNE karşı karşıya geliyorlar. Daredevil kostümünü giyiyor, sezon zaten 8 bölümlük yani 5. bölümde giymen çok mantıklı oldu Matt kardeşim AYNEN. Neyse, arap saçına dönen konuyu biraz toparladık ve öğrendik ki Hand örgütünün Iron Fist’in peşinde olmasının sebebi K’un Lun’a ait olan bir madde özünü almak istemeleriymiş. Son damlasını Elektra’yı diriltmek için kullandıkları bu madde özünü onları ölümsüz yapıyormuş. Fakat ilk önce başka bir Iron Fist tarafından mühürlenen o kapıyı yıkmaları lazımmış.

Bölüm 6: Ashes, Ashes

“Şehrimizi korumalıyız ne yapsak acaba” diye düşünürken çareyi Iron Fist’i saklamakta bulan Defenders ekibi. “Biz Iron Fist’e hizmet ediyoruz” dedikten sonra Iron Fist’i öldürmenin asıl çözüm olacağını düşünen Stick. Kötü kadın diye bildiğimiz Alexandra’yı Elektra’nın ters köşe yaparak öldürmesi. Tutarsızlıklar bölümü, tek beğendiğim sahne Daredevil ve Iron Fist’in dövüş sahnesiydi. Bir paragraf inceleme bile fazla sana!

Bölüm 7: Fish in the Jailhouse

Finalden önce son bölüm ve neredeyse yarısından fazlası karakolda geçiyor. Yan karakterlerin sıkıcı diyaloglarını izlemek zorunda kalıyoruz. Tamam bu sahneler olay örgüsünün gidişatı için mecburen gerekli fakat yine de finalden önce son bölüme konulması gereksiz derecede tempoyu yavaşlattı. Midland Circle şirketinin temeline ulaşmak için sadece tek bir kapı olması ve tüm polislerin oradan girmeye çalışması ise aşırı tuhaf ve komikti. Dövüş sahneleri standardın üzerindeydi, sanırım çok fazla karakter var diye sevememiş olabiliriz. Iron Fist’in hala daha kendini kontrol edememesi bölüm sonunda çok büyük bir hata yapmasına sebep oldu: Elektra’ya vuracağım diye yumruğu ile duvardaki kapıya vurdu ve açılmasına sebep oldu, böylelikle Hand’in isteği gerçekleşti.

Bölüm 8: The Defenders

Kapı açıldığı zaman Shou Lao ejderinin kalıntıları ile karşı karşıya geldik. Hepimiz biliyoruz ki Iron Fist’in güçleri bu ejderhayı yok edince geliyor. Ejderhanın özü Hand’in ölümsüzlük iksiri için ihtiyacı olan şeydi, hemen tüm kemik ve fosilleri toplamaya başladılar. Defenders ekibimiz zamana karşı yarışırken bir yandan yerin altında Hand ile uğraşırken bir diğer yandan da C4 patlayıcıları yerleştirmeye çalışıyorlardı. Bu sırada Colleen ve Bakuto’nun savaşında kolunu kaybeden dedektif Misty Knight bize öyle kesin bir easter egg verdi ki: Gelecek dönemlerde Heroes for Hire kurulabilir ve Misty Knight dahil olmak üzere, Black Cat, Colleen Wing ve Tarantula hatunlarını ekipte görebiliriz! Çizgi roman kültürümüz de Amerika çıkışlı olduğu için araştırdığınız zaman bu grubu çoğu yerde referans olarak göreceksiniz, ben çok şaşırdım açıkçası.

Final bölümünü çok övdük hadi biraz da gömelim! Şaka bir yana, gerçekten bu bölümde klişe olan şey Daredevil’ın şehir aşkına kendini feda etmesiydi. “Elektra’yı kaybettim bir kez daha kaybedemem” diye mızmızlandı ve C4lerin altında sarılırken yok oldular. “Lan dizi daha yeni başladı ekip anca toplandı nereye ölüyor bu adam” diye söylenirken, son sahnede Daredevil geri geldi. Ya ölmedi tamam biliyoruz da keşke diğer sezona saklasaydınız, bu sahnede easter egg olan tek şey Daredevil’in annesi Maggie’den bahsedilmesi. Ve sonrasında da gördüğümüz Punisher fragmanı oldu.

Final bölümümüz bir K’un Lun öğretisi ile kapanıyor: “Her felaketten bir ders çıkartılmalı”. Kendini kaybolmuş hisseden Iron Fist için New York artık onun evi olmuş durumda. Daredevil’ın son sözleri olan “Şehrimi koru” fısıldaşmasından sonra Iron Fist’i tıpkı Daredevil gibi, adeta onun son isteğini gerçekleştirmek için onun yerine bürünmüş şekilde görüyoruz, bir binanın tepesinden şehri gözlüyordu. Jessica Jones’a geldiğimizde ise kendini benliğini sonunda kabul ederek Alias Investigations işine devam ettiğini görüyoruz.

Genel olarak baktığımız zaman kötü bir dizi değil, ama “Hemen 1 günde bitirmelisiniz mükemmel bir dizi” de değil. Solo yapımları izleyip sevdiyseniz bu diziyi de izlemeniz keyifli olacaktır. Şimdi buraya kadar gelmişsiniz neden devam etmeyesiniz değil mi? Bana bakmayın ben manyak gibi 2 günde bitirdim. Tam hafta sonunu netflix & chill yapmak için izleyebileceğiniz çerez tadında bir sezon olmuş. Bir şey kaybetmezsiniz, ama bekletiniz çok da yüksek olmasın sevgili geekler!

Eksiler

  • Iron Fist’in ölümsüz demir yumrukların soyundan geldiğine dair hiçbir iz taşımaması, hala daha gelişme sürecini tamamlamamış zayıf bir karakter olması.
  • Luke Cage’in süper güçlerine rağmen Iron Fist’ten sonra dizide en çok dayak yiyen kişi olmasının tutarsızlığı.
  • Kötü olarak tanıtılan karakterlerin yeterince kötü olmaması, karakterlere hak ettiği değerin verilmemesi.
  • Hikayenin yavaş ilerlemesi.
  • Yan karakterlerin sıkıcı diyalogları.

Artılar

  • Defenders ekibinin birbirleriyle olan uyumlu ilişkileri ve diyalogları.
  • Dövüş sahnelerinin tatmin edici olması.
  • Easter egg olarak verilen tatlı ipuçları.
  • Sahneler için yapılan doğru müzik seçimleri.

Yorumlar

  • MoZ

    Eksilere ek: Milenyum yaşındaki Hand reisleri.. Bunca zaman gizemli, entrikalı, ulaşılmaz kıldılar, son sezon hepsi saha adamı oldu, yumruk yumruğa kapışmaya girdi.. Hand’in global bağlantıları, orduları var, hiç kimse ateşli silah kullanmıyor.. Bunlar biraz tatsızdı bence 🙁

    Artılara ek: Renk seçimleri. Her bir kahramanımızın sahnelerinde kendilerine has mavi-yeşil-sarı-kırmızı tonlar hakimdi.. Kıyafetler, ışıklar, ortamdaki eşyalar falan.. Çok keyifli bir görsellik katmıştı bence 🙂

    • Seran Tosun

      Teşekkürler 🙂