Kahramangiller

Westworld ve Yeni Yapay Zeka Anlayışı

Westworld denildiğinde orta yaşlı seyircilerin hatırlayacağı 1973 yapımı filmle başlamak gerek anlatmaya. Michael Crichton’ın hem yazıp hem de yönettiği ilk sinema filmi. Yul Brynner’ı (yine bu yıl tekrarı çekilen) “Magnificent Seven” Muhteşem Yedili filmindeki kostümüyle neredeyse aynı giyinen, silahşör robot olarak izlediğimiz film.

westworld01

Westworld vs. Jurassic Park

Biraz üzerinde düşününce Crichton benzer bir fikri iki ayrı şekilde işleyerek sunmuş gibi gözüküyor. Gerçi Westworld’e gelen müşteriler Jurassic Park’a gelen müşteriler kadar masum değiller. Yani amaçları ilk çağ dinozorlarını görüp sevmek, beslemek değil. Tam tersine bencilce bir şekilde kahramanı oldukları bir senaryoda çapkınlık yapmak, suç işlemek ve hatta insan öldürmek. Bir açıdan bakarsak her ne kadar müşteri odaklı olmasa da live action role-playing game’e (LARP) benzer bir eğlence parkı kurgulamış Crichton. Tabii filmde “Robot da olsa birini vurmak doğru mudur?” gibi ahlak sorgulamaları da mevcut ama günümüz bilgisayar oyunlarından biliyoruz ki bu seçimler artık bizim için çok kolay.

westworld02

Zamanından Önce Çekilmiş Bir Film…

Açılış sahnesinde Westworld’ün tek eğlence merkezi olmadığını bir reklam vasıtasıyla görüyoruz. Roma ve Orta Çağ dönemine gideceğiniz merkezler de var. 1976 yılında Futureworld adında Westworld’ün devamı çekilmiş. Bu filmde astronot vs. olabileceğiniz farklı merkezlerde kurulmuş gözüküyor. Fakat bu filmin hem Crichton’la ilgisi olmadığından, hem de konseptinin insan kopyalama üzerine konumlanması yüzünden değinmeyeceğim. Gelecekte geçen bir filmi reklam ya da haberle açmak da aslında bir sonraki dönemin klasiği. Hatırlarsanız Robocop (1987), Starship Troopers (1997) gibi kült olmuş, devam filmleri çekilmiş iki filmin de açılışı bu şekilde.

Yul Brynner’ın buradaki vazgeçmez/yorulmaz/acımasız avcı robot karakterinin aslında Terminatör’e de ilham kaynağı olduğunu yazsak yanlış olmaz.

Bilgisayarların yapay zekaya sahip olduğu zaman bizi öldürmeye çalışacağı fikri bilhassa 80’li yıllarda oldukça işlendi. Westworld’den biraz daha eski 2001: A Space Odyssey (1968), WarGames (1983), Terminator (1984), Deadly Friend (1986) hatta farklı bir ırk gibi görünse bile Battlestar Galactica’daki (1978) Cylon’ların bu korkudan beslendiğini düşünebiliriz. Gerçi Westworld’de bunun sebebi tam açıklanmıyor, bilgisayarda olan bir virüs sebebiyle olduğu söyleniyor. Yani mantıklı çıkarım yaparak insanları öldürmeye karar veren robotlardan çok hata yüzünden kontrolden çıkan robotlardan bahsediyoruz.

westworld03

Diziye Gelirsek…

Burada ufak bir tespit yapmam gerekirse; genel olarak uzun süredir yapay zeka’nın duygu yaşamak, ruhu olmak vs. olduğuna dair romantik bir bakış açısı mevcuttu. A.I. Artificial Intelligence (2001) ve yakın tarihli dizi Humans (2015) aklıma ilk gelen örnekler. Öte yandan “Büyük ustalar satranç programlarına asla yenilmez.” denirken bundan neredeyse 20 yıl önce Kasparov (biraz şaibeli olsa da) Deep Blue’ya yenildi. Aradan geçen zaman ve gelişme ivmesini hesaba katarsak bilgisayarların artık bizden daha iyi iş yaptığını daha akıllı olduğunu kabul etmemiz gerekir.

Westworld bu noktada farklı bir bakış açısı getiriyor. Robotların mantık yürütüp insanları öldürmeye karar vermesi söz konusu değil. Sadece silinen programlarını (ilk filmde bahsedilen virüse de bağlanabilecek şekilde) tekrar kullanıyorlar.

Bir robot yalan söylemez, ama ya onu yalan söylemeye programladıysak? Bir robot intikam almaz, ama ya biz onu intikam alması için programladıysak? Peki bunu yapan robot mu suçlu, yoksa programcı mı? Yoksa hepsi basit bir hata mı?

Jeneriklerde Ed Harris’i gördüğümüzde (biraz önce bahsettiğim kostüm yüzünden) yeni silahşörün o olacağını düşünmüştük. Evet, yeni kötü silahşörümüz Ed Harris ama robot değil, sıradan bir müşteri. Çünkü artık bizi korkutan programlanmış robotlar değil, basit, sıradan insanların vahşeti.

Dizide bir kaç tekrar olsa da, aynı şeyleri yapmaya programlanmış robotların değişkenler eşliğinde nasıl farklı yollar izlediğini görüyoruz. Bizim oynadığımız çoğu oyundaki görev vermek için bizi bekleyen rutin hareketlerle sallanan ve aynı cümleleri tekrarlayan NPC’lere ders olsun.

westworld04

Ve diziden bir sahne daha, dizinin açılışında bir kara sineğin güzel robotumuz Dolores’in gözünün üzerinde durduğunu ve Dolores’in hiç bir şey yapmadığını görüyoruz. Bu rahatsız edici görüntü belli ki Psycho’ya (1960) bir gönderme. Filmin sonunda suçsuz olduğunu göstermek için eline konan sineği bile incitmiyordu Norman Bates.

Yorumlar

  • Galip

    ileride o sineği görüyoruz

    • Devrim Kunter

      Hikayenin tutarlılığı açısından bakarsak farkedilmeyecek bir glitch değil aslında. Bahsettiğim konuyu kimse anlamaz diye koymuşlar büyük ihtimal. Halbuki Perkins gibi çarpık bir gülümseme yeterdi bence.