Kahramangiller

4 Mayıs – Star Wars Günü

Bugün 4 Mayıs, Star Wars’un (SW) “May the Force be with you” mantrası ile bir kelime oyunu yapılarak “May the 4th be with you!” denilen gün.  SW bayramı bile diyebiliriz belki?! O kadar çok insanın hayatına temas etmiştir ki SW, ilk filmin vizyona girdiği 1977 yılından bugüne kadar.  Nice bünyeyi heyecanlandırmış ve ilham vermiş, dinlemek isteyenlere ne hikayeler anlatmıştır.  Derinden yakalamasa bile vazgeçilmez ve göz ardı edilemez bir modern kültür sembolü olmuştur.

Yıllandıkça değer kazanan bir logo.

Yıllandıkça değer kazanan bir logo.

İlk Star Wars filmini izlediğimde ilkokul çağındaydım.  Aklım başımdan uçmuştu! Uzay gemileri, ışın kılıçları, Darth Vader filan derken kendimi kaybetmiştim.  Tabii bir de o gece uykum kaçmıştı, Mos Eisley’deki bar sahnesindeki uzaylılar rüyama girmişti ve bir hayli korkmuştum (gerçekten oranın galaksideki en çok “alçaklık ve kötülük” olan yer olduğu tecrübem ile sabit!).  Sonrasında ikinci filmi izledim ve en sonunda da Jedi’nin Dönüşü’nü, benim için dönüşü olmayan yol başlamıştı!  Beni Star Wars’la tanıştıran kişinin annem olması da enteresan bir durum şimdi düşününce.

Klasik tasarımlara bir selam!

Klasik tasarımlara bir selam!

Hayatımda hep önemli bir yer tuttu SW o ilk karşılaşmadan sonra… Filmleri kaçar kez izlemiş olduğumu bilmiyorum bile artık, bilgisayar oyunlarını deliler gibi oynardım ve çok severdim (özellikle X-wing, Tie Fighter ve Dark Forces, kendilerini hatırladıkça erkeksi/geeky bir gözyaşı dökmeme neden olurlar).  Oyuncaklarını çok sevmezdim ama, o dönemde oynadığım diğer oyuncaklar ile kıyaslayınca (GI Joe ve Lego) çok durağan modelleri vardı, oynaması çok zevkli değildi o nedenle.  Yakın zamanda da X-wing ve Armada masaüstü oyunları ve SW Expanded Universe girdi hayatıma.  Jediizme kabulümü istemeye az kaldı yani!

Resim 3 – Neler neler oluyor o uzak galaksilerde!

Neler neler oluyor o uzak galaksilerde!

Aslında düşününce çok sade bir hikaye üzerine kurulu gibi görünür SW, iyi ile kötü arasındaki mücadeleyi, hafif trajedi unsurları ile süsleyerek son derece romantik bir tarzda anlatır.  Mekanın uzay olması (ve tabii filmlerde kullanılan efektlere çağ atlatan teknolojisi) ile her anlamda bir köşe taşı olmayı başarmış ve Space Opera tarzının doğmasına ve yerleşmesine olanak sağlamıştır.

Yorumlar