Kahramangiller

Geek Terminoloji – Vigilante Nedir?

Süper kahraman türünde olsun ya da olmasın, okuduğumuz çizgi romanlar ve izlediğimiz filmlerde çeşit çeşit”vigilante” denilen karakterle karşılaştık. Tehlikeye karşı tetikte olmak anlamına gelen “vigilant” kelimesinden türeyen terim, kolluk güçlerine mensup olmadan adaleti gözeten kişi demektir. “Vigilantism” düşünülenin aksine süper kahramanların ortaya çıktığı son 70 yıl değil, yüzyıllar öncesine dayanan gerçek bir olgu. Kelime, tanımı açısından bakınca olumlu gözükse de yalnızca bir cümle paragrafın yetmeyeceği kadar geniş bir konu. Hollywood’un gözümüze gözümüze soktuğu “vigilante” nasıl popüler kültürde yerini aldı?

Kahraman olmak için elbette vigilante olmaya gerek yok. Fakat Amerikan süper kahramanlarının çoğunun ortak noktası bu. Gizli bir kimlikleri var, sabahları bakkalda gördüğünüz Mehmet abi ya da sıra arkadaşınız Cemre, geceleri gidip hırsızları falan pataklıyorlar. Birleşik Devletler’de de maskeli vigilante örgütlerinin olayı da bu, sabah sizin saloon’daki John, akşam korkunçlu maske takıp “adalet” sağlıyor. Delinin biri eline silah alıp, “Dünyayı temizliycem!” diye gidip okullarda öğrencilere saldırıyor veya.

Keşke gerçekte de komik olsa.

Keşke gerçekte de komik olsa.

Amerika’da Vigilantism Kökenleri

Vigilantism, A.B.D menteşeli kahramanların en temel besin kaynağı, çünkü tarihsel bir altyapı ve yasal olanakları var. Karşımıza çıkan süper kahramanların büyük bir çoğunluğu kariyerlerine vigilante olarak başlarlar. Aklıma gelen ilk isim Örümcek-Adam fakat gerçek hayattaki vigilante’lerin çoğu tayt giyip masumları korumuyor ne yazık ki. Vigilante hareketleri tüm dünyada var olsa da süper kahramanlar için olan tarihsel süreç, Amerikan kolonilerinin kurulmasına, bir süre sonra da İngiltere’den ayrılmasına dayanıyor.

1600’lü yıllarda Amerika kıtası vahşi ve tehlikeli bir yer, ilk göçmenler geldikleri zaman aralarında bir suç işlendiği zaman cezasını da topluca kesiyorlar. Sonrasında şehirleşme olsa da insanların ebebeynleri Amerikan yerlileri ve vahşi hayata karşı mücadele ettiklerinden dolayı silahlılar ve sık sık buna başvuruyorlar. Sonradan kolonilerin İngiltere’yle aralarındaki sorunlar isyana dönüşüyor, bu isyanı da  silahlarıyla yapıyorlar. İngiltere’nin “zulmüne” karşı gelip, doğru bildiklerini yapıyorlar, yani bir nevi “adaleti” sağlıyorlar. Tarih 1776 o zaman. Bağımsızlık kazanırken on üç eyalet bir araya gelip hükümet kuruyorlar ama hükümetin özellikleri konusunda anlaşamadıkları noktalar oluyor. Bunların en önemlisi hükümetin gücü. İngiltere’yle olanlardan sonra halkın bir kısmı hükümete karşı şüpheci ve güvensiz yaklaşıyor. Hükümeti “gerekli bir kötülük” olarak görüyorlar ve silahlanma, savaş sonrasında bu yüzden azalmıyor. Silah, Amerikalılara göre hükümete karşı bir güvence. Yüzyıl sonra, şehirleşmiş doğudan vahşi batıya geçildiğinde de hükümetin güvenlik güçleri yeterli olmadığından insanlar kendi adaletlerini sağlamaya devam ediyor. Ne de olsa yaşadıkları yere en yakın “adalet” 2 gün mesafede. Tıpkı 200 yıl önce yaptığı gibi toplum, polis, yargıç ve cellat görevini üstleniyor.

İki örnek süper kahramanla devam etmek istiyorum: Batman ve Daredevil. Daredevil’ın sembolik anlamları bir yana (avukat olması gibi), iki kahraman da kolluk güçlerinden, adaletten ve şehrin güvenliğinden memnun olmayan kişiler. Yine kendi imkanlarıyla, kendi kurallarına göre durumu düzeltmeye çalışıyorlar. Amerika’da bazı suçlara karşı, vatandaşların şüpheliyi tutuklama hakkı var. Çizgi roman ve filmlerde polisin hemen bu karakterlere karşı harekete geçtiği görülür, ancak yasaların çizgisini geçmediğiniz sürece Amerika’da Batman’lik, Daredevil’lık yapmak yasak değil! Davalarda (e zaten filmlerde görmüşsünüzdür) rastgele jüride görev almanız bile gerekebiliyor. Vatandaşların adaletle iç içe olmasını istiyorlar, fakat yasalar çerçevesinde. Hükümet vigilante’liği engeleyecek yasa değişiklikleri yapmak istese, kamuoyundan olumsuz bir tepki alacaktır. Günümüzde azalmış olsa da, kişinin adalete karşı olan sorumluluğu kültürlerinde var.

Rain City Superhero Movement

Rain City Superhero Movement

Son yıllarda Seattle’da Phoenix Jones diye bir “gerçek süperkahraman” ortaya çıktı. Gerçek hayatında MMA boksörü olan adam, yaptığı zırhla, yanında gezdirdiği şok cihazı, biber gazı, cop gibi eşyalarla devriye gezip, polisin engel olamadığı olayları durduruyor. Baya baya kostümü var adamın! İnsanlar kendisiyle fotoğraf çekiliyor. Bir kavgayı ayırırken biber gazı kullanımından mahkemeye çıkıyor çıkmasına ama, davanın peşine düşülmüyor ve bir ay sonra dava düşüyor. Polislerle yapılan röportajlarda “Şöhret yüzünden daha riskli şeyler yapıyor, bu işi durdurmalı” diyorlar fakat adamı gelip de tutuklayamıyorlar. “Rain City Superhero Movement” (Rain City Süper Kahraman Hareketi) diye bir oluşum altında toplanıyorlar 2011-2014 yılları arasında. Hareket dağıldıktan sonra Jones, vigilante hayatına devam ediyor.

Bu yazı, "Geek Terminoloji" adlı yazı dizimizin bir parçasıdır.

Yorumlar

  • Cihan Türe

    Çok güzel yazı ancak sondaki temenniye katılamadım suç oldukça vigilante olan insanlar da olmalı gibime geliyor.

  • Barzo

    Yaptığı ilk çağrışım ilkokul günlerim(iz) oldu. Veledin biri gelir,hiç bir sorununuz olmadığı halde bir pislik yapar eğlencesi için, bir eşyanı çalıp saklar, dalga geçer, küfür eder vs sen dayanamayıp şiddet kullanırsın. Hoca gelir, ilk kim vurdu der, şahitler parmak ve gözle işaret eder veya sen söylersin. Sonra hocanın gözünde suçlu sen olursun, azarı tokadı sen yersin ama aslında kimseyi rahatsız etme gayesi olmadan kendi halinde takılan sensindir. Gereksiz velet ise masum konumunda üste çıkmıştır.