Kahramangiller

Star Wars mu, Star Trek mi? Savaşma, Seyahat Et!

“Star Wars mu, Star Trek mi?” sorusu, oldum olası bana elmayla armutu kıyaslamak kadar anlamsız gelmiştir. Ancak bu yazıyı kaleme almaktaki amacım sadece eğlenmek, fanboy propagandası değil. Her ne kadar sağ elinde bir Enterprise dövmesi taşıyan ağır bir Trekkie olsam da, Star Wars’u da bir o kadar sever ve eşit mesafede dururum. Ne de olsa az makyajla hem Wookie, hem de Klingon olabilecek tipte biriyim.

O yüzden özellikle Star Wars hayranlarının hassas duygularını incitecek gibi olursam kimse mevzuyu o kadar ciddiye almasın. Dediğim gibi; eğlence amaçlı bir yazı bu:

1- Teknik Açıdan Yapım Kalitesi

Star Trek, dizi kökenli bir eserdir. Hatta bilimkurgu türünde dizi çekmenin oldukça zor olduğu bir dönemde yayın hayatına başlamıştır. 1966 – 69 yılları arasında yayınlanan serinin orijinal üç sezonunda Star Trek’in ünlü kaptanı James T. Kirk’ü canlandıran William Shather, şöyle özetler olayı: “Şimdiki dizilerin yemek bütçesiyle o zamanlar tüm bölümün masraflarını karşılamaya çalışıyorduk”.

warsVStrek1

“Bu bir federasyon gemisiyse neden Naboo’da blokaj yapmıyor?”

Trek’in sonraki versiyonları da dizi formatında devam ettiği ve beyaz perde uyarlamalarında da aynı çekirdek yapım kadrosu görev aldığı için bu yapımların çoğu dizilerle benzer kalitededir. Hatta bazılarının konuları da duble bölüm gibidir. Son üç filmi hariç tutarsak (12 film çekildi şimdiye kadar) Star Trek’in neredeyse 50 yıl süren yayın hayatı ve onca popüleritesine rağmen sinema filmlerindeki bu sorunu neden çözmek için ciddi bir adım atılmadığı bambaşka bir tartışma konusu.

Diğer taraftan Star Wars, bu konuda Star Trek’ten fersah fersah ötededir. Beyaz perdeye yansıyan her yeni yapım, döneminin beklentilerinin ötesinde kaliteye sahiptir. Özellikle Episode IV, V ve VI’dan oluşan orijinal üçlemede kullanılan görsel efekt teknikleri, sinema sektörüne bu konuda öncülük etmiştir.

Bu konuda puanı tartışmasız Star Wars alır, sebebiyse şüphesiz George Lucas’ın 79’lerin sonunda ortaya koyduğu dehasıdır.

Star Wars 1 – Star Trek 0

2- Yabancı Irk Görünüşleri

Star Wars’taki insan harici ırkların görünüşleri yer yer karikatürize de olsa Star Trek’teki gibi alnına plaster yapıştırılmış, kötü kostümlü insansı görüntüye sahip olmanın oldukça ötesindedir.

Tatooine'deki Mos Eisley Cantina sahnesinde kullanılan kostümler.

Tatooine’deki Mos Eisley Cantina sahnesinde kullanılan kostümler.

Star Wars, mümkün olduğunca figüran olarak kullandığı ırkları humanoid (insansı) olmayan formlarda resmetmeyi başarmıştır.

Star Wars bu avantajı çok daha geniş bütçeli olan beyaz perde formatında yayınlanmasına borçludur elbette. Bu puan da Star Wars’a.

Star Wars 2 – Star Trek 0

3- Yabancı Irk Kültürleri

Star Wars ırklarının neredeyse hepsinin dış görünüşleri haricinde içleri boştur. Bir Idoran’la  Rodian arasında davranışsal olarak neredeyse hiçbir fark yoktur. Arada Twi’lek gibi bir iki seçme ırkın detayları eser miktarda verilmiş olsa da, filmlerde hiçbir zaman bir ırkın davranışsal ve kültürel detayları düzgün şekilde işlenmemiştir.

"Ne koydun lan kafana?"

Kaptan Picard’a Evore büyükelçisinin verdiği hediye(!)

Olaya Star Trek tarafından baktığımızda, Star Trek’in bu konuda açık ara önde olduğunu görürüz. Klingonlar, Vulcanlar, Romulanlar, Bajoranlar, Ferengiler, Cardassianlar, Kazonlar ve daha niceleri derinlemesine detaylandırılmış davranışsal farklılık ve etnik kültüre sahiptir.

Şüphesiz Star Trek, bu puanı yüzlerce bölümü çekilmiş bir dizi olması sayesinde alıyor.

Star Wars 2 – Star Trek 1

4- Yabancı Irkların Dilleri

Star Trek, “universal traslator” denen bir cihaz kullanarak tüm dil sorununu çözmüştür. Bazı bölümlerde bu cihazın bir tür implant olduğu belirtilmiştir. Dizi ve filmlerinde birkaç istisna dışında herkes İngilizce konuşur. Sözkonusu cihazın nasıl çalıştığı ise bir muammadır. Zira filmlerde dudak hareketleri bile İngilizcedir.

Star Wars, bu noktada çok farklı yaklaşır olaya. Fantezi hikayelerde olduğu gibi, Galaxy Basic adlı ortak bir lisan vardır. Ancak evrensel dil çeviricisinin gereğinden fazla kurgusal olması, Galaxy Basic’in ise fazla Orta Dünya kafalarında olması malesef her iki çözümü de birbirinden kötü hale getiriyor.

warsVsTrek4

“tlhIngan Hol Dajatlh’a’?”

Diğer yandan Star Wars’ta Wookie ya da Geonosian gibi bazı ırkların dillerini anatomik sebeplerden ötürü kendileri haricinde başka hiçbir ırk tarafından kullanılamaz. Elbette bu dilleri öğrenmek ve anlamak mümkündür. Bu gibi durumlarda herkes kendi dilini konuşur ve bir şekilde anlaşırlar (Chewbacca ve Han Solo gibi). Bu noktada mantıksal olarak Star Wars, Star Trek’e göre bir adım öne geçmiş gibi görünüyor. Elbette bunu söylerken o kadar ileri bir teknolojiye sahip olmasına rağmen, insanlarla iletişime geçmek için ikinci bir droide ihtiyaç duyan droidleri görmezden geliyorum!

Ancak Star Trek, Amerika Birleşik Devletleri’nde bazı üniversitelerde seçmeli ders olarak Klingonca eğitimi verilebilecek kadar gelişmiş bir dil yaratmayı başarmıştır. Bu da Star Wars’a karşı ezici bir üstünlük sağlıyor.

Star Wars 2 – Star Trek 2

Yorumlar

  • Cihan Türe

    “Ne de olsa az makyajla hem Wookie, hem de Klingon olabilecek tipte biriyim.”

    Buradan sonra okumadım 😛

    Din konusunda ise tırrek diyorum.

  • Ataberk Bozkurt

    Işınkılıçlarımız hazırdı bekliyorduk ama gerek Star Wars’un, gerek Star Trek’in iyi kötü yanları dökülmüş ortaya. Bence din ve technobabble bizim nasıl bir film/dizi izlemek istediğimize bağlı. Yani bilim kurguya doymak istiyorsak din olmayıp, technobabble dinlemek hoş oluyor ama Star Wars gibi gelecekte geçen fantastik bir yapım izlemek istiyorsak technobabble olmayıp, The Force gibi felsefi bi yaklaşımın varlığı güzel.