Kahramangiller

Türk Mitolojisi’nde Kanayan Yara – Tek Tanrı mı ? Çok Tanrı mı ?

Milletçe en çok çelişkiye düştüğümüz konulardan biri sanırım İslamiyet öncesindeki Türklerin sosyal, kültürel ve dini değerleri ve “Türk Mitolojisi”. Bu çelişkide mükemmel eğitim sistemimizdeki tarih ders kitaplarının da yadsınamayacak etkisi bulunmakta. “Almanlar yenilince biz de yenilmiş sayıldık”tan sonraki en büyük ikinci tarih klişesine izninizle geçiyorum . “Talas Savaşı’ndan sonra Gök Tanrı diniyle İslamiyet arasındaki Tek Tanrı’ya inanma, kurban kesme ve ahiret inancının ortak olması sebebiyle Türklerin İslamiyet’e geçişi hızlanmıştır”. İslam öncesi Türk tarihindeki ve Türk mitolojisindeki en büyük çelişkilerden biri bu. Türkler tek bir tanrıya mı inanıyorlar yoksa başka tanrılar da var mı?

Şimdi bu konuda şöyle bir gariplik bulunmakta. Gök Tanrı’dan başka tanrılar var (Altaylara göre Kayra Han). Hatta internetten araştırırsanız 100’ü aşkın sayıda tanrıya ulaşabilirsiniz. Konunun uzmanı hocalar bu tanrıları kabul etmekte ama tek tanrı inancını savunmakta. Diğer tanrı olarak adı geçen Asena, Umay, Kayra, Erlik gibi kavramları ise ruh ya da melek olarak kabul etmekte. Prof. Dr. İbrahim Kafesoğlu da “Türk Milli Kültürü” adlı eserinin, “Eski Türk İnancı” kısmında kitâbelerde Umay isimli bir tanrıçanın adının geçtiğini yazar. Ancak kitabının ilerleyen sayfalarında eski Türk inancının tek tanrı inancı olduğunu söylemekten de geri durmaz. Bahaddin Ögel hocaya göre de durum böyledir. Ben bu durumun sebebi olarak günümüzde yerleşen İslam inancı ve çok tanrılı toplumlara bakılan ön yargıdan kaynaklandığını düşünüyorum. Bir diğer kabul edilen görüş ise “gelin orta yolu bulalım, birbirimizi kırmaya değer mi?” şeklindedir. Tengriciliğin Henoteizme (Tek tanrı merkezli çok tanrıcılık) kaydığını savunmaktadır.

Türk Mitolojisi

Konu hakkında daha önceden bir düşüncesi olan ve adı geçen hocaların tersini düşünen arkadaşlar için şöyle bir bilgi vermekte fayda var. Bahaddin Ögel ve İbrahim Kafesoğlu İslam öncesi Türk tarihi hakkında bu ülkenin yetiştirdiği en önemli 2 isimdir. Genellikle Orta Asya Türk tarihi Rus Türkologların hakimiyeti altındadır. Bu 2 hoca Türkiye’de Orta Asya Türk tarihinin bugüne gelmesini sağlayan hocalardır. Osmanlı Tarihi için Halil İnalcık kim ise Orta Asya için de bu hocalardır. Yazının sonunda bu dönemlere ilgisi olan arkadaşlara önereceğim kitaplar ve yazarlar kısmının Türk tarafının başını bu hocalar çekecektir.

Gelelim yazının en önemsiz kısmına yani benim şahsi fikrime. Bence Türkler kesinlikle çok tanrıcıdır. Ancak adı geçen 100’den fazla tanrının hepsinin tanrı olduğunu düşünmüyorum. Bazıları gerek isimleri gerek ise görevleri ile diğer adı geçen varlıklara hizmet ediyorlar gibi görünmekte. Tek tanrılı dinlerde de tanrıdan başka ruhani varlıklar vardır. Ama bunlarda pek bir irade bulunmaz. Yaratıcı olan tek tanrının emirlerini yerine getirirler. Bu varlıkların insanlarla ya da din adamlarıyla iletişime geçmesi özel durumlar dışında pek söz konusu değildir. Ancak Kara Kamlar (Şaman) sadece Erlik ile iletişime geçen Kamlardır. Erlik gibi bir varlığı ruh olarak kabul etmek bana saçma geliyor. Erlik dediğimiz yeraltı-kötülük tanrısı olarak kabul edilen varlık Yunanlılardaki Hades, İskandinavlardaki Loki’nin birebir benzeridir. Erlikin babası iyilik tanrısı Ülgen’dir. Dedesi en büyük tanrı olan Kayra Han’dır. Gelgelelim Su İyesi (Perisi) adı üstünde peri olan tanrıdan ziyade tanrılara yardımcı olan biri konumundadır.

Tamamen karmakarışık olan bu mevzuda kim haklı bilinmez. Ancak zengin içeriği olan bir konu olduğundan çok aşırı saçmalayanlar da bulunmakta. İsim vermeden örnek verirsem bir arkadaş Orhun Yazıtları’ndaki cümlelerle Kuran’daki bazı ayetlerin benzer olduğunu iddia edip Bilge Kağan’ı Zülkarneyn kabul etmiş. Bu saçma teoriden yola çıkarak ise Türklerin şamanizme hiçbir zaman inanmadığı savını ortaya atmış. Yazıdaki tek doğru cümle “Türkler şamanizme inanmamışlardır”. Çünkü Şamanizm bir din değildir. Türklerin inandığı dinin isminin Tengricilik – Türk Paganizmi şeklinde ifade edilmesi daha doğrudur.

şamannn (860 x 573)

Tanrılar

Tanrı ya da ruh kabul edilen varlıklardan en önemli bazılarını kısaca verelim. Daha fazlası internette rahatlıkla bulunabilir.

Kayra Han

Kayra Han ya da Kara Han olarak bilinen bu varlık Altay Türkleri’ndeki en büyük tanrıdır. Göğün 17. katında oturur. Dünyayı yaratan da sonunu getirecek olan da kendisidir. İnsanoğlunun atası kabul edilir.

Ülgen

Kayra Han’ın oğlu olup 16. katta oturur. Ülgen gök cisimlerini ve doğa olaylarını yönetir. Yağmurun yağması, gök gürültüsü ve yıldırım onun sorumluluğundadır. Görüldüğü gibi Zeus’la hem konum hem görev olarak benzer. Aslında diğer mitolojilerin anası ve atası olan Sümer mitolojisinden Enlil’e benziyor. Ama Yunan mitolojisi daha bilindik olduğu için oradan karşılaştırarak gidelim.

Erlik

Erlik Türk mitolojisindeki kötü olan ve yer altında yaşayan tanrı olarak karşımıza çıkıyor. Yunanlardaki Hades ve İskandinav mitolojisindeki Loki ile benzerdir. Yer altı dünyasında çamurdan bir sarayda oturduğu tasvir edilir. Erlik güçlü kuvvetli anlamına gelmektedir .

Yorumlar

  • Furkan Eren

    Öncelikle, Son yıllarda alt kültür gruplarında ve sanatta artan Türk kültürüne meraktan çok memnunum. 1911 Türk Ocaklarından beri ideoloji bağlamında tartışılıyor bu konular. Yukarıda bahsettiğiniz hocaların çalışmaları dahil bu konudaki tüm akademik araştırmalar siyasi kaygılar ile yapılmıştır bu yüzden öyle olsa bile hiç biri Çok Tanrılı düşünceyi açıkla(ya)madılar. Bir dönem Halkbiliminde yapılan çalışmalar hep yarım kaldı bu yüzden bilgi yerini yoruma bıraktı. Yazıda denmiş ki yaratıcı Ülgen. Yaratılış mitinde Ülgen’e “Yarat!” fikrini veren Ak Ana var, mantıken onun Ülgen’den de üstün olması gerek ama bu konuda araştırma ve bilgi yok bu yüzden ancak yorum yapabiliyoruz. Elimizde bulunan tek Türk miti olan Yaratılış mitini de derleyen Radloff’tur, elimizdeki en değerli şey Orhun Anıtları nu bile Ruslar bulup çevirdi. (Rusların bu araştırmaları niye yaptığını merak edenler Köprülü’nün yazılarına bakabilir) Biz bu konuda araştırmalara başlayana kadar yorum yapmaya devam edeceğiz malesef.