Üç Harflilere Dair – 1. Bölüm

Eski dünyanın cin inanışları söz konusu olduğunda dikkatleri çeken bir diğer örnek eski İran kültürüdür. Yeni inanışın, eski inanışın tanrılarını şeytan ilan etmesi misali, İran’da Zerdüştlük inancıyla birlikte eski İran’ın “deva” adlı tanrıları cin sayılmıştır hatta Zerdüşt cinleri sakinleştirmek için kurban kesilmesini yasaklamıştır ki, eski dünyada tabiatüstü güçleri sakinleştirmek için kurban (günümüzde bile evin perilerini sakinleştirmek için şerbet dökülmesi şeklinde bir inanış vardır) veya adak gibi uygulamalar göze çarpar.

Eski İran inanışlarına ilişkin çivi yazısıyla yazıldığı bilinen Eski Farsça’ya dayanan Pehlevî (Orta Farsça-Sasaniler dönemi) dilinde ve alfabesinde yazılmış dini metinlerde, cinler ve zararlı hayvanların kötülük tanrısı Ehrimen-Angramainyu tarafından yaratıldığı ifade edilir. Burada da cinlerin belli sınıflara ayrılması söz konusudur. Eski İran inancının cinleri erkek olarak kabul edilir, drujadan gelen dişi cinler vardır. Şiddet, hırsızlık ve şehveti temsil eden baş cin Aesma’dır. Cinlerin kirli ve karanlık yerleri, mezarlıkları ziyaret ettiklerine (günümüzdeki cin inanışlarında da onlara ait olarak görülen mekânların pek değiştiği söylenemez ancak buna konunun ilerleyen safhalarında değineceğim) inanılır. Zerdüşt inançlarında tanrı Ohrmazd-Hürmüz (eski adıyla Ahura Mazda) karanlığı temsil eden Ehirmen’i yendiği savaşta cinler de yer alacaktır.

sumer

İran’ın eski efsanelerinin yer aldığı meşhur Firdevs-i Şehnâme’de bahsi geçen Dahhak, Zerdüşt efsanelerinde de Azhi Dahaka adıyla geçmekte olup (Hint kökenli olduğu düşünülür) omuzlarında çıkan iki yılanla tasvir edilen (her ne kadar insan olduğu ifade edilse de ejder görünümlü insan veya insan vücutlu ejderha olarak tasvir edilmektedir) bir tür “cinnî dev”dir. Pers literatüründe “Azdaha” adıyla anılmakta olup bugün dilimize de girmiş olan “ejderha” kelimesinin çıkış kaynağıdır. (İran inançlarında “Az” isminde şehveti temsil eden bir dişi cin de vardır) Zerdüştlerin kutsal kitabı Zend Avesta’da Dahhak, ejderha gibi tasvir edilmekte olan, Babil diyarında eski İran tanrıçalarından Aredvi Sura Anahita’ya tapan biridir. Başka metinlerde Babil’de büyü ile uğraşarak insanları baştan çıkarmaya çalıştığı ve efsanevi İran krallarından Feridun tarafından yenilgiye uğratıldığı yazılmaktadır. Zerdüşt inancına karşılık “batıl olan dinin” kurucusu sayılan Dahhak aynı zamanda kadim çağlardan Zerdüşt zamanına dek İran’ı yöneten efsanevi İran kral hanedanı olan Pişdadîlere de (Pişdâdiyân) dâhil edilmiş, zalim bir idareci olarak kabul edilmiştir.

Halen kullandığımız Farsça’daki “perî” kelimesi de Zend Avesta’nın farklı bölümlerinde “pairika” (büyü yapan, büyüleyen kadın), parik/parig şeklinde geçmektedir. Buna göre “pairika” kovulmuş, kötücül bir yaratıktır. Eski İran efsanelerinde “güzel ve şeytani” kadın şeklinde tasvir edilmektedir. Pairika zamanla kötülükle ilişkisini kaybederek “huri” misali (Farsça’da “melek” anlamındaki “perişte”-“ferişteh”-“firişte” tabirinden görülebileceği gibi) güzelliğin simgesi haline gelmiştir. Arapların “ferî” şeklindeki telaffuzu batı dillerine “fairy” olarak geçmiştir.

genni

Günümüzde de peri kelimesi “perili” tabiri haricinde güzellikle bağdaştırılan, güzelliği ifade eden bir kelime olarak kullanılmaktadır. Kitab-ı Mukaddes’te (İncil, Tevrat ve Zebur içerisinde) ve Kur’an’da “peri” kavramı geçmemektedir ancak halk inançlarında kendisini göstermiştir. Mesela Araplar arasında Hz. Süleyman ile ilgili bahislerde yer bulan meşhur Saba Melikesi Belkıs, “peri soylu” olarak kabul edilmektedir. Yine eski İran inançlarına geri dönersek perinin karşıtı olarak çirkin ve kötü yaratılışlı, viraneleri mesken tutumuş “dev” (dîv) tabirini görürüz.

İran inanışlarının üzerinde durmamın bir sebebi var. İslamiyetten önce bir başka inanışa tesir eden bu inanışlar, “düalist” anlayış çerçevesinde bir “kötü ruh-kötü cin” anlayışının doğmasına neden olmuştur. Bu noktada Yahudi inançlarına ve sonrasında Arap inanışları üzerindeki etkisine değinmek gerekmektedir ki; haftaya ele alacağım konu da bu olacak. Ayrıca İslam öncesi Türk inançlarına da gelecek bölümde değineceğim…

Bu yazı, "Üç Harflilere Dair" adlı yazı dizimizin bir parçasıdır.

Yorumlar