Kahramangiller

Aşina Olduğumuz Yabancı Bir Dünya: Kuzeyin Işıkları

Başlığın berbat bir Türkçe kullanım hatası olduğunu düşünmenize sebebiyet vermeden hemen açıklayayım; bu kitabı ve seriyi bundan daha iyi anlatacak bir söz bulamıyorum. Bir kitabı anlatmaya başlarken “Nereden başlayıp da anlatsam, ne söylesem de daha fazla kişi okusa?” dediğim bir kitapla karşınızdayım sayın ve pek sevgili Kahramangiller. Aslında filmi de olan ve kesinlikle filme göre değerlendirilmemesi gereken bir serinin, ilk kitabından bahsedeceğim sizlere: Karanlık Cevher serisinin ilk kitabı Kuzeyin Işıkları.

Kuzeyin Işıkları yabancı geldiyse size, Altın Pusula deyince eminim aklınızda bir şeyler canlanacaktır. Kitabı genel bir merak üstüne “Bakalım nasılmış?” şeklinde okumaya başladım. Ama kitabın yarısını geçtikten sonra elinize yapıştıracak seviyede zevkli olaylar peş peşe gelmeye başlıyor. Kitapla ilgili fikirlerimizden önce kısaca öyküsüne değinelim öncelikle:

Lyra Belaqua, ailesini bir kazada kaybettikten sonra amcası Lord Asriel tarafından Oxford’da bulunan Jordan Koleji’ne emanet edilmiştir. Aslında bir leydi olarak yetişmesi beklenen Lyra bunun yerine Çingan çocuklarıyla sokak kavgası yapıp en yakın arkadaşı Roger ile birlikte çatılarda gezmeyi tercih ediyordur. Lyra’nın hayatı amcasının da katılacağı kendisine yasak bir toplantıda merakına yenilemeyip bir köşeye saklanmasıyla bambaşka bir yönde akmaya başlar. Lyra saklandığı yerden Kuzey’e, Toz’a, paralel dünyalara ve daha birçok şeye dair ilginç şeyler duyar.

goldenCompass

Altın Pusula filminden bir sahne.

Lord Asriel’ı tüm ikna çabalarına karşın amcası net bir tutumla onu Jordan’da bırakıp Kuzey’e olan yolculuğuna ve araştırmalarına geri döner. Bu arada insanlar sürekli kaybolan ve kendilerinden bir daha asla haber alınamayan çocukların akıbeti konusunda da korku içindedir; çocukların Hamhumlar (Gobblers) tarafından kaçırıldığını düşünseler de kimsenin Hamhumların gerçek görünümleri ve niyetleri hakkında net bir fikri yoktur. Lyra’nın Jordan’daki hayatı Koleji ziyarete gelen oldukça etkileyici bir kadın olan Mrs. Coulter’ın onu Kuzey’e yapacağı gezide kendisine asistan olarak almasıyla sona erer. Bu noktadan sonra da Lyra ve Pan’in tüm dünyaların kaderi üzerindeki rolü başlamış olur.

“Şimdi Pan da kim?” diyebilirsiniz ama o kadar çok unsurlu bir kitap ki, neyi nereye ekleyeceğini bilemiyor insan. Hazır ismi geçmişken madem Pan’den ve insanların cinlerinden bahsedeyim. Bu dünyada insanlar ruhları olarak tanımlayabileceğimiz cinlere sahipler. Cinler hayvan biçiminde insanların yakınında bulunuyor. Çocukların cinleri ergenliğe girene kadar şekil değiştirebilirken yetişkinlerin cinleri belli bir formda kalıp ömürlerini o şekilde tamamlıyorlar. Bir insan başkasının cinine kesinlikle dokunamazken iki cin arasında kavgalar görülmesi gayet doğal bir şey. Kitabı bitirdikten sonra benim cinim olsa ne olurdu diye düşündüm bir süre. Nihayetinde herkes gayet heybetli hayvanlarının olmasını isteyebilir ama sonunda bir çekirgeyle başbaşa kalma ihtimali de var.

Lord Asriel (Daniel Craig)

Lord Asriel (Daniel Craig)

Kitabı ilginç kılan detaylardan biri de dünyanın bugün yaşadığımız dünyaya çok benzeyip bir o kadar farklı unsur da barındırıyor olması. Yani başlıkta bahsettiğim ve kitabı en çok sevmeme neden olan unsur bu aslında. Bildiğimiz ırkların çoğu bu dünyada da mevcutken farklı isimler altında başka ülkeler de görünebiliyor; örneğin Türkler, Tatarlar ve Çinganların yanısıra Laponyalılar gibi bir millet de mevcut. Din ya da Kilise ise bu kitapta otorite olarak Magisterium adı altında gözüküyor. Magisterium nasıl işler, Hamhumlarla ilişkileri var mıdır varsa nedir gibi soruların hepsinin cevabı kitapta saklı.

Bir de Toz var tabi, kitap boyu nereden geldiği ve içeriğinin ne olduğuna dair beni büyük meraklara düşüren Toz’un doğasına dair çok güzel bir açıklama mevcut. Özellikle dini metinlere de ilgi duyuyorsanız ve bunu çok güzel bir kurgu içerisinde görmek nasıl olur diye merak ediyorsanız Kuzeyin Işıkları’nı mutlaka edinmelisiniz.

Bu yazı, "İthaki Kütüphanesi" adlı yazı dizimizin bir parçasıdır.

Yorumlar