Kahramangiller

Büyük Savaşın Son Perdesi – Kehribar Dürbün

Sonunda dünyalar arası büyük savaşın sonuna gelmiş bulunmaktayız. Tüm dünyaların kaderini elinde tutan Lyra ve Will’i maceranın sonuna giderken neler beklemektedir? Eğer Karanlık Cevher Serisi’nin ilk iki kitabını okumadıysanız, öncelikle Kuzey Işıkları ve Keskin Bıçak‘la ilgili tanıtım yazılarına göz atabilirsiniz. Eğer kitapları halihazırda okuduysanız o zaman buyurun üçüncü kitaba!

İkinci kitabın sonunda Will, babasıyla sürpriz bir şekilde karşılaşmıştır. Babasının ise ondan son bir isteği vardır; taşıyıcısı olduğu Keskin Bıçak’ı Lord Asriel’a götürmesi. Taşıdığı bıçağın ucunun nereye kadar uzandığını ve onun haberi olmadan hizmet ettiği amacı bilmeyen Will, bu yola çıkmadan önce Lyra’yı bulmak zorundadır. Mrs. Coulter tarafından bir mağarada bilinci kapalı bir halde saklanan Lyra ise rüyalarında söz verdiği Roger’a ulaşmalıdır. Bunun için de herkesin bir gün varacağı o yere; Ölüler Diyarı’na bilinmez bir yolculuğa çıkmak zorundadır.

Will ile Lyra’nın zorunlu ve zorlu yolculuğunun yanında bir de tüm safların kesinleştiği büyük savaş vardır. Tanrı ve Metatron’a karşı Lord Asriel ve ordusu yeni bir başlangıç ihtimali için tüm güçlerini toplamaktadır. Cadılar, zırhlı ayılar ve melekler bulunacakları tarafı seçmiş ve son sahne için beklemektedir.

Mulefa

Mulefa

Bir de kendi yazgısının tüm bu olaylar içerisindeki yerini öğrenmeye çabalayan Mary Malone  vardır tabi ki. Toz’un varlığını bizim dünyamızdaki Oxford’da araştırırken Will ve Lyra ile tanışan ve Toz’un başka dünyalarda da yer aldığını gören Mary Malone bambaşka bir dünyada bilince sahip zarif yaratıklar olan Mulefa ile Toz’un özünü anlamaya çalışmaktadır.

Serinin son kitabında önceki kitaplardaki tüm sorularımıza yanıtlar bulurken, macera da artık bir nihayete eriyor. Şahsen benim en çok etkilendiğim kısım Ölüler Diyarı’na olan yolculuk ve orada yaşananlardı. Tıpkı cinleriyle birlikte yaşayan insanlar gibi, ölümleriyle birlikte yaşayan insanların varlığı ve ölümlerini sürekli bir dost gibi yanlarında taşımak zorunda olmaları gerçekten değişik bir hayal gücünün ürünü olmalı. Nihayetinde hepimiz bizim de birer ölümümüz olduğunu biliyoruz. Hatta insanoğlunun öleceği gerçeğine rağmen bu kadar pervasız olması ve hayat içerisindeki uğraşlarla bu gerçeği sürekli göz ardı etmesi hep değişik gelmiştir bana. Sanırım kendi ölümümüz gelene kadar tıpkı burnumuzu göz ardı eden gözlerimiz gibi bilincimiz de ölümümüzü göz ardı ediyor. İşte kitapta bunları düşündürecek güzel bir bölüm var. Okuduğunuz anda “Kendi ölümüm yanımda olsaydı” derken bir anda zaten yanınızda olduğunu ve her nefesinizde bir adım daha size yaklaştığını düşünebilirsiniz.

Philip Pullman

Philip Pullman

Aslında kitabın içerisinde yer alan olaylarla ilgili rahat rahat konuşup üzerine düşündüklerimi yazmak istediğim bir eleştiri yazısı da olacak, o yüzden şimdi Tanrı’ya karşı olan savaş, Tanrı’nın karşımıza çıktığı sahne ve Metatron ile ilgili burada yazmayacağım. O yazımda detaylıca bu konular üzerinde durmayı planlıyorum.

Bu kitapta Will ile Lyra’nın karakterleri tam olarak gelişimlerini tamamlıyor diyebiliriz. Çocuk olarak hayatımıza giren Lyra başından geçen olaylarla birlikte daha olgun bir ruh haline bürünürken Will ile olan ilişkisini de artık farklı bir bakış açısıyla değerlendirdiğini fark ediyor. İki farklı dünyadan olan iki çocuk, bambaşka bir dünyada hiç bilmedikleri bir duyguyu da tadar. Kehribar Dürbün’de ilk kitapta Cadıların Lyra için olan kehanetinin nedenini ve tabi ki Metatron’un ve onun dünyadaki yansıması Magsiterium’un neden onun peşinde olduğunu da anlamış oluyoruz aslında.

İlk kitaptan beri Toz ve gerçek peşinde süren macera nihayetinde sona eriyor. İlk iki kitabı okuduysanız zaten direk üçüncü kitabı da elinize almalısınız diye düşünüyorum. Maceraların dışında kitabın inanç ya da bilim gibi konularda düşündürdükleri de okumanız için iyi bir sebep olabilir. Karanlık Cevher serisi üzerine düşündüklerimi de ileride kaleme alacağım eleştiri yazısında size aktarmaya çalışacağım. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere, iyi okumalar!

Bu yazı, "İthaki Kütüphanesi" adlı yazı dizimizin bir parçasıdır.

Yorumlar