Zekanın Dayanılmaz Yalnızlığı: Algernon’a Çiçekler

İnsan zekası üzerine yapılan felsefi ve psikolojik tartışmaların haddi hesabı yok. Zekanın geliştirilebilir olup olmadığından, doğuştan tanrı vergisi bir şey olduğuna, mevcut zeka yapısının değişip değiştirilemeyeceğine kadar çok fazla fikir ve teori üretildi. Üretilsin de. Bilimkurgu edebiyatının da huyundandır insanla uğraşmak. Neleri yapıp neleri eline yüzüne bulaştıracağını merak eder insanoğlunun. Daniel Keyes’te bunu merak etmiş mi bilinmez ama Algernon’a Çiçekler ile kafamızı bu konuda kurcalamayı başardı.

Bilimkurgu edebiyatının en prestijli ödüllerinden birisi olarak görülen Hugo En İyi Roman Ödülü’nü 1967 yılında kazanan Daniel Keyes, bizleri Charlie ve Algernon’un hikayesini dinlemeye çağırıyor.

algernon1

Zekanın İki Ucu

Charlie Gordon. Otuz yaşını geçmiş, ailesi ile ayrı yaşayan, ekmek fırınında çalışan zeka geriliğine sahip biri. Tabir-i caizse altı yaşındaki bir çocuktan farksızdır Charlie. Herkese güler, kim ne derse hemen inanır, kimsenin bir dediğini iki etmez, çok sevdiği çalışma arkadaşları ile birlikte güllük gülistanlık yaşar. Onunla dalga geçildiğini anlamaz, buna ihtimal bile vermez. Arkadaşlarını çok sever ve onlarında onu sevmesi için her şeyi yapmaya hazırdır. Bu isteği cevapsız kalmaz (thank you god!) karşısına bir fırsat çıkar. Özel eğitim aldığı kolejdeki çok sevdiği öğretmeni Bayan Kinnian, ona isterse çok akıllı olabileceğini söyler. Charlie’de “herkez kadar mı akıllı olucam!” gibi bir cevap verir büyük bir heyecanla. Akıllı olmak ve daha çok arkadaş edinmek için bu teklifi hemen kabul eder.

Daha evvel insanlar üzerinde denenmemiş bir tedavi yöntemi için ameliyat masasına yatmayı ve bir anlamda kendisini kobay olarak kullanmalarını kabul eder. Ne de olsa karşısına akıllı olma fırsatı çıkmıştır. Hem de Algernon’dan bile daha akıllı olma şansı! Algernon kim mi? Charlie’nin tedavisini üstlenen kurumdaki laboratuvar faresi. Ya da farelerinden biri. Ancak normal farelerden daha akıllı. O kadar ki; Charlie’yi bir çok kez yeniyor. Üzerinde çalışılan yöntem için kullanılan ve en uzun süre pozitif sonuç verdiği fare ve bu yüzden ilacın ya da tedavinin insan vücudu için tehlike arz etmediğine karar verilmesine sebep olan canlı, delil. Öyle ki; Charlie’nin ameliyatı o olmasa gerçekleşmeyecekti.

algernon2

Akıllı olup daha faza arkadaş edinmek, etrafındaki insanlarla aynı şeyleri düşünüp konuşabilmek için tüm riskleri göze alan Charlie hayaline kavuşmayı başarır. Onun çocukça “Hemen akıllı olma” hayali gibi olmasa da, zaman geçtikçe zeka düzeyi artmaya başlar. Düzgün yazı yazmaya başlar mesela. Sonrasında etrafındaki olayları sorgulamaya, üzerinde düşünmeye başlar. Gün geçtikçe IQ değerleri tedavisini üstlenen doktorları da geçer. Yabancı dillere büyük bir eğilim gösterir ve çok kısa sürede Hintçe de dahil olmak üzere bir sürü dile kolaylıkla okuyup konuşur duruma gelir.

Ancak tüm bu gelişmelere karşın Charlie hala bir çocuğun duygusal olgunluğuna sahiptir. Eski Charlie de yakasını bırakmaz, sürekli bir yerlerden çıkarak hayatını kabusa dönüştürür. Daha fazla arkadaş isterken yavaş yavaş tek başına kalmaya başlar. Sadece Algernon kalır yanında. Kader ortağı gibi. Geliştirilebilir zekanın iki örneği.

Yorumlar

  • Bay_Karamsar

    Kitabın kendisiyle olmasa da, uyarlaması olan Charly filmi vasıtası ile anlattığı meselenin iç yakıcı kısımlarıyla görsel olarak tanışmıştım.

    Filmden aklımda kalma iç burkan yanlarından ötürü kitabı okuyup okumama konusunda hala kararsızım.

    Not: Merak eden kaçırmasın tabi ki. Benimkisi, olası üzüntüden kaçma eyleminden geliyor.