Kahramangiller

Al Ver Ekonomiye Can Ver – Century: Spice Road

2017 Haziranında nispeten sessiz sedasız çıkan bir oyun, oyun grubumun haftalardır kesintisiz oynadığı favorisi oldu. Kutu oyunu çevrelerinde “Splendor Katili” olarak anılmaya başlayan Century: Spice Road, Splendor tarzı kaynak sistemiyle el oluşturma (deck building) oyunlarının başarılı bir birleşimi olarak göz dolduruyor.

Oyunun tasarımcısı Emerson Matsuuchi, camiada çok bilinen bir isim değil. Daha önceden Volt: Battle Arena ve Specter Ops gibi orta seviyelerde oyunlara imza atmış olan tasarımcı, bu sefer Century: Spice Road’da oldukça başarılı bir iş çıkarmış. Matsuuchi 2018 ve 2019 içerisinde Century ismi ve farklı temalarla 2 oyunun daha tasarımda olduğunu ve bu oyunların birbiri ile birleştirilebilecek şekilde üretileceğini iddia ediyor, ki bu oyunun hastaları açısından oldukça sevindirici bir gelişme.

Oyunun kutu, kart ve malzeme kalitesi oldukça yüksek. Gerçek metalden yapılmış gümüş ve altın renkli sikkeler de çok ince düşünülmüş bir detay. Kartlardaki ilüstrasyonlar Dead of Winter ve Pathfinder RPG çizeri olan Fernanda Suarez’e ait ve anlattıkları dönemi oldukça güzel resmediyorlar. Kartlar konusundaki tek şikayetim kartlar üzerindeki ilüstrasyon çeşitliliğinin kart sayısına göre az kalması oldu.

Parça kalitesi oldukça yüksek.

2-5 arası oyuncu ile oynanan oyunda amaç oyundaki 4 çeşit baharatı üreten veya birbirine dönüştüren kartlardan kendinize bir el oluşturup, bu kartlarla baharat ürettikten/dönüştürdükten sonra bu baharatlarla masada bulunan puan kartlarını almak. Herhangi bir oyuncu 5. puan kartını aldığında oyunun son turuna giriliyor ve oyun bittikten sonra puanlar hesaplanarak kazanan belirleniyor.

Oyunda her oyuncunun 10 baharat küpü taşıyabilecek bir alanı oluyor ve bu miktar aşılırsa oyuncunun tercih ettiği baharatlar çöpe gidiyor. Baharatlar arasında Sarı < Kırmızı < Yeşil < Kahverengi şeklinde bir hiyerarşi var ve daha değerli baharatlarla daha çok puana sahip kartlar satın alınabiliyor. Ayrıca yükseltme kartları oynandığında bu hiyerarşi kullanılıyor. (Mesela 2 seviye yükseltme kartı ile bir sarı verip bir yeşil alabilir veya iki yeşil küpü iki kahverengi yapabilirsiniz)

Her oyuncunun turunda yapabildiği 4 hamle var ve oyuncular bunlardan her tur sadece birini yapabiliyor:

Küp kullanmanın ötesine geçip bu tarz şeyler için uğraşanlar var.

  1. Kart Satın Almak: Oyuncular turlarında masaya açılmış ilk kartı bedava alabiliyor. Daha ileriden kart almak isterlerse, o karta ulaşana kadar olan her kartın üzerine bir baharat bırakmak zorundalar. Bir kart aldığınızda üzerinde birikmiş olan baharatı ile alıyorsunuz. Bazen bazı kartların ihtiyaç olmadığı halde sırf üzerinde biriken baharatlar için alındığı olabiliyor. Alımdan sonra masadaki kartlar başa doğru kaydırılıyor ve sona yeni bir kart açılıyor.
  2. Kart Oynamak: Oyunun en çok yapılan hamlesi. Oyuncular ellerindeki kartlardan birini oynayıp, baharat üretiyor veya baharatları birbirlerine dönüştürüyorlar. Oynanan kart oyuncunun kendi çöpüne gidiyor.
    • Üretim Kartları: Üzerinde ok işareti olmayan kartlar oynandığında direkt üzerlerinde yazan miktarda baharat üretiyorlar.
    • Yükseltme Kartları: Yukarıya doğru okla gösterilen bu kartlar, üzerlerinde yazan miktar kadar baharat yükseltme yapabiliyorlar. Sarı < Kırmızı < Yeşil < Kahverengi hiyerarşisinde her seviye atlayışı bir yükseltme hakkına denk geliyor.
    • Dönüşüm Kartları: Bu kartlar üzerlerinde yazan miktar ve türde baharatları, altta yazan miktar ve türe çeviriyor ve bu çevirme birden fazla kez yapılabiliyor. Mesela bir “1 Yeşil -> 1 Kırmızı + 2 Sarı” şeklinde çevrimi olan bir kartı oynayıp, 3 yeşil baharatınızı 3 kırmızı ve 6 sarıya çevirebiliyorsunuz.
  3. Dinlenmek: Oyuncular bu hamle ile çöplerindeki bütün kartları tekrar ellerine alıyor. Bu hamleyi çöpünüzdeki kart sayısı çok azken yapıyor olmanız genelde elinizdeki kartlardan düzgün bir sistem kuramadığınızın göstergesi oluyor.
  4. Puan Kartı Almak: Masaya rastgele açılmış olan puan kartlarının üzerinde yazan tür ve sayıda baharat kübü harcayıp söz konusu puan kartı alınabiliyor. Baştaki kartların yanında altın, ikinci sıradaki kartların yanında gümüş sikkeler var ve bu pozisyonlardan kart aldığınız vakit beraberinde bir de sikke alıyorsunuz. Oyunun sonunda altın sikkeler 3, gümüşler 1 puan ediyor.

Oyuna başta belirttiğim gibi “Splendor katili” denmesinin sebebi Splendor‘a benzer bir mekaniğin üstüne, kartlardan el oluşturma ve bu eli idare etme mekaniğinin gelmesi. Bu mekanik, oyun sırasında sürekli eliniz için en iyi kartları almak ve kullanmak için dikkat etmenizi ve planlama yapmanızı gerektirdiğinden müthiş bir zihinsel tatmin veriyor. Şu ana kadar oynadığımız en sessiz (oyuncular masaya dikkat edip plan yapmaktan geyik yapmaya vakit bulamıyor) oyunlardan olmasına rağmen eğlencesini korumayı başarıyor.

Oyun bütün bu yoğunluğuna rağmen oldukça kolay öğreniliyor. Kutu oyunlarına sıfırdan başlayanlara önermek için biraz karışık gelebilir ama yeni ve deneyimsiz kutu oyuncuları için daha derin sulara girme amacıyla rahatlıkla kullanılabilir. Oyun süresi kutuda 30-45 dakika yazsa da oyuncuların hızına bağlı olarak 60 veya 75 dakikaya çıkan oyunlar olabiliyor. 40 dolar fiyat seviyesi Türkiye şartlarında çok olsa da benzer oyunların yanında oldukça normal kalıyor. Bu yılın en iyilerinden olan bu oyunu kesinlikle öneriyor ve serinin diğer iki oyununu da büyük bir heyecan ile bekliyorum.

BGG Skoru: 7.5/10 (277. sıra)
Yazarın Skoru: 8.5/10

Yorumlar