Oğlumla Oyun Oynuyorum – Çocuklara Yönelik Kutu Oyunları Derlemesi (3-6 yaş)

Çocuklarımızla güzel zaman geçirip, bir yandan da onlara bir şeyler öğretebilmek tüm ebeveynlerin telaşesi. Alt kültür faaliyetleri ile haşır neşir bir baba olarak oğlumun benim yapmayı hoşlandığım şeylere ilgi göstermesi beni çok mutlu ediyor. Yumurta tavuk hikayesinin bir perdesi de oynanıyor bir yandan. Kaçınılmaz olarak, evde gördüklerine özeniyor (Bkz. Renkli renkli acayip kutular). Ona bir şeyler alacağım zaman radarıma ister istemez onun yaşına uygun oyunlar giriyor. Teklif var, ısrar yok diyoruz ama 5 yaşındayken babamın bana sunduğu her şey de iyi fikir gibi görünüyordu muhtemelen…

Oğlumla 3 yaşından beri türlü kutu oyunları oynuyoruz. Pek çok güzel anı biriktirdik bu dönemde. Oyun oynamanın birincil gayesi hoş vakit geçirmek değil mi zaten? Günümüzde oyunları kullanarak yeni şeyler öğretmek sadece çocuklar için değil, profesyonellere de hem teknik bilgiler, hem de davranışsal yetenekler (“soft skill” tabir ettikleri) kazandırmak için kullanılan bir yöntem. Oyun oynuyoruz, iş/ödev/zorlama bir şey yapmıyoruz psikolojisi önümüzdeki önermeyi/bilgiyi gerçek anlamda düşünerek hazmetmemize yardımcı oluyor, dolayısıyla sonuçlar verimli oluyor. Ayrıca ilgili önerme/bilgi etrafına oyun temelli eğlenceli anılar da ördüğümüz için aklımızda kalması daha kolay oluyor. Müziksiz bir hayat hatadır demişti Nietzsche, oyunsuz bir hayatta hatadır bence.

Bu yazıda oğlumla farklı yaşlarda oynadığım (ilk deneyimlediğimiz yaşı belirteceğim, oyunun kutusunda tavsiye edilen ilk oynama yaşı daha farklı olabilir) ve başarılı bulduğum oyunlar hakkında yazacağım. Burada “başarı” kriterlerim:

  1. ÇOK eğlendik mi?
  2. Bir şeyler öğrendik mi?
  3. Oğlumun o dönemdeki dikkat aralığı içinde kalabildik mi?
  4. Oğlum sonuçtan bağımsız olarak hemen tekrar oynamak istedi mi? Ya da ara ara kendi getiriyor mu oyunu “baba şunu/bunu oynayalım mı?” diye.
  5. Tempo kontrolü mümkün mü? (Tempo kontrolünden kastım, oyunun gidişatını etkileyebilme yetimiz. Kaybetmek çocukları oyundan ve oyunlarla yakalamak istediğimiz eğlenceli atmosferden hızla çıkarabiliyor. Bu anlamda hızınızı/başarınızı kendi kontrolünüzle azaltabilmeyi önemli bir kriter olarak görüyorum. Tamamen zara bağlı oyunlarda tempo kontrolü çok zordur mesela, hafıza oyunlarında ise daha mümkün.)

olacak. Bunlara göre bir de not koyacağım 5 üzerinden.

Yukarıda subjektif ve pedagojik olarak dönemsel farklılık gerektiren kriterler yazdığımın farkındayım. Bir konuda anlaşalım pedagog filan değilim, kutu oyunları konusunda da profesörlüğe kadro beklemiyorum. Tavsiyelerim bilimsel olarak “dar deneycilik” dediğimiz yöntemle ortaya çıkmıştır. Eğer bu konulara ilginiz varsa biraz deneme yanılma yaşanacaktır, bunda da bir sakınca yok, hangimiz ebeveynliği süper bilerek başladık ki bu yolculuğa (Bkz. Fowl Language – Ebeveyn Olmadan Önce Çok Popiydik!). Çocuk oyunu piyasası da çocukla ilgili pek çok konuda olduğu gibi aşırı kalabalık ve çer çöp ile dolu. Plansız, gördüğümüz her şeyi derhal satıl almanın’in (“Bana en çok bu lazımdı!!”) kaymağını en çok yiyen sektör olarak, pek çok çocuk oyunun üzerinde “zeka geliştirir”, “uçurur”, “kaçırır”, “atom fiziğine başlatır” filan gibi ifadelere rastlayabilirsiniz. Çoğuna inanmamanızı tavsiye ederim.

Öğrenmek dedin, ne öğretiyor yahu bu oyunlar diyorsanız, türlü türlü efenim: Öncelikle yapısal ve sosyal davranışlar öğretmenize yardımcı oluyor. Sıra beklemek, kural takip etmek, oyunun parametreleri içerisinde hareket etmek (zarsa zar, kartsa kart, tabla üzerinde hareket, vs.), belli bir amaca yönelmek ve amacı gerçekleştirene kadar odakta kalmak.

Buna ek olarak çocuklara yönelik oyunlarda sayılarla ilgili bilgilerini pekiştirmek, hayvanlar alemini öğrenmek, hikaye anlatmaya başlamak, farklı bir role bürünmek (Tiyatro 101), denge ve çeviklik, tekrar eden serileri tespit etmek, değişen duruma göre davranış değiştirmek, şans kavramı ile tanışmak (ve barışmak), sorun çözmek, konulara farklı açılardan yaklaşmak, takım halinde hareket etmek gibi pek çok beceri de yavaş yavaş çocuğunuzun bünyesine nüfuz ediyor.

Bizim hanede bunlara en çok eklemek istediklerimden biri de kazanınca makul, kaybedince de vakur olabilmesi ama daha oraya varamadık… Kaybedince genelde bir tat kaçması oluyor, kazanınca da timsah dansı! Eğer sizde de kaybedince kendini kaybetme durumu ortaya çıkıyorsa birkaç taktik önerebilirim. Bunlar biraz deneme yanılma ile öğrendiğim hareketler oldu. Öncelikle tempo kontrolü yapabildiğiniz oyunları tercih edin (sırf afacan zıvanadan çıkıyor diye ona avantaj sağlamak için oyunun kurallarına aykırı hareketler yapmayın, vermek istediğiniz mesaj iyice karışacaktır) ve arayı çok açmayın veya öne geçmesine izin verin. Ne yapmaya çalıştığın iyi izleyin, eğer büyük bir hevesle hazırlandığı bir hamle varsa onu mümkünse kesmemeye özen gösterin, hızla oyundan düşmesine sebep olabilirsiniz.  İlk birkaç el kazanmasına izin vermekten çekinmeyin ve nasıl kaybedilmesi gerektiği ile ilgili örnek olun. Tebrik edin, elini sıkın, hadi bir daha oynayalım diye teşvik edin. Daha sonra kendiniz örnek gösterdiğiniz davranışları onun da yapmasını talep edin. Zaferlerini hatırlatıp oyun havasında kalmasına yardımcı olun. İyi örneklerle süsleye süsleye davranışları oturtmak mümkün oluyor, biz bir hayli yol aldık. En samimi tavsiyem ise sabırlı olmanız tabii…

Çocukla oynarken en önemli şey oyunda kalmak ve beraber zaman geçirmek. Beraber oyun oynadıkça çocuğunuz ile daha iyi uyumlandığınızı hissedeceksiniz. Aşırı katı bir tutum sergilemekten çekinmek gerekiyor, oyunda ne olduğu o kadar kritik değil, sizinle geçirdiği zaman zaten onun için en önemlisi ve en büyük kazanımı. Bu detayı gözden kaçırmamak gerekiyor, ben çok kuralcı bir insan olduğumdan ve hile yapılmasından nefret ettiğimden bu noktada biraz zorlanmıştım. İster istemez dürüstlük ve kuralcılık telaşesine kapılıyordum oyunlarımızda oğlum sapmalara gittiğinde.

Danıştığım bir uzmanın yardımıyla bu yanlışımı törpüledim. Önemli olan onunla güzel zaman geçirmek, o nedenle mesela oyun kötüye gittiğinde kural değiştirmek isterse (ki sık sık oluyor) ya oyunu kesip yeni baştan onun koyduğu kurallarla oynuyoruz ya da seansı bitirip sonra onun yarattığı kurallara göre yeniden başlıyoruz. Kimi zaman daha bile eğlenceli oluyor onun kurallarıyla oynamak. Diyeceğim ve bana tavsiye edilen şu: Daha bu yaşlarda (oğlum 5) en kıymetli olan oyunun içinde kalmak ve paylaşmak, o bu zamanlarda yaptığı hamlelerle namussuz ve hileci birine dönüşmüyor merak etmeyin.

Bu yazıda listelediğim oyunlar tamamen çocuklara yönelik olarak tasarlanmış oyunlar. Evde bazen benim koleksiyonumdaki oyunları oğlumun takip edebileceği kurallara ve kavramlara göre uyarlayarak oynuyoruz ama o mecraya bu yazıda girmeyeceğim, en nihayetinde her şeyi oyuna dönüştürmek mümkün. Bu oyunların çoğunu yurt dışından aldığımı da belirtmek zorundayım maalesef. Büyüklere yönelik kutu oyunu piyasamız maalesef konu çocuklara geldiğinde daha da kısır hale geliyor. Kuralların sadeliği ve resimli anlatımlar sayesinde oyunları oynamakta dil bariyeri genelde olmuyor. Ona ilk aldığım oyunlarda oyun akışına dair sadece bir işleyişi anlatan oyunlarla başladım, Örneğin; takım çalışması nedir? Kart açmak nedir? Zar nedir, nasıl takip edilir? vs.

Hoot Owl Hoot

Yaş: 3
Değerlendirme: 3/5

Hoot Owl Hoot

Takım halinde oynama konseptini tanıtmayı amaçlayan son derece sade bir oyun. Yavru baykuşları gün ağarmadan yuvalarına ulaştırmaya çalışıyorsunuz. Renklere göre kodlanmış bir patikada yolculuk yapıldığında bir yandan renklerle ilgili bilgilerini pekiştirmek için de güzel. Esas problem tabii “benim-senin baykuşun yok, oraya bir baykuşu en hızlı şekilde vardırınca kazanmıyoruz tüm baykuşların varması lazım” kavramını öğretmek ve kabul ettirmek. Hiç kolay olmadı, ama en azından takım çalışması ile tanışma anlamında faydalı oldu.

Hop Hop Lapins

Yaş: 3
Değerlendirme: 3/5

Hop Hop Lapinss

Zar sonucunu takip etme becerisini öğretmek için kullandığım bir oyun. Tavşanlar bir çukura düşmüş, çok sıkı yağmur yağıyor, tavşanları çukur dolmadan çukurdan kurtarma oyunu. Tahmin edebileceğiniz gibi bir kere oyunu oynadıktan sonra sevimli tahta tavşanlar odanın her yerine dağılıp başka oyunlar oynanmaya başlıyorlar, temel zar mekaniklerini öğretmek için başarılı.

Pengolo

Yaş: 3
Değerlendirme: 4/5

Pengolo

Penguenlerin altına dağıtılmış farklı renk yumurtalardan set yapmaya çalıştığınız bir hafıza oyunu. Renk gösteren zarları var, yuvarlandığında gelen renk yumurtayı bulmaya çalışıyorsunuz. Kuluçka halindeki penguenler kaldırıp altına baktığınız için hafızayı çalıştırıp “ne, neredeydi?” takip etmeyi gerektiriyor. İlk başlarda tahta sevimli penguenleri yuvarlamaktan ve renkleri takip etmekten keyif aldığı için önce yuvarladık, sonradan hafızada tutma kısmını da devreye aldık. Temel anlamda zar sonucu takibi ve hafıza geliştirme açısından başarılı bir oyun.

Three Little Piggies ve Little Red Riding Hood

Yaş: 3 – 4
Değerlendirme: 4/5

Three Little Piggies / Little Red Riding Hood

Smart Games’in bilmece çözme, yol bulma, parçaları farklı farklı yerleştirme üzerine birçok oyunu var. İçinden çıkan oyuncakların tipini beğenme oranımıza bağlı olarak biz başlıkta yazanları tercih ettik. İlk birkaç denemesinde, bulmacanın işleyişini oturtmak için yardımcı olmanız gerekecektir. İşin mantığın çözdükten sonra kendi kendine oynayarak acayip eğlendiğini göreceksiniz. Biraz Tetris tipi yerleştirme hareketleri söz konusu. Farklı düşünerek sonuca gitme yeteneğini destekleyen bir yapısı var. En zor bulmacaları yaparken, siz de zorlanabilirsiniz demedi demeyin.

Busy, Busy Airport

Yaş: 3 – 5
Değerlendirme: 5/5

Busy, Busy Airport

4 kişiye kadar oynanan bu oyunda, havaalanından yolcuları toplayıp 4 farklı tatil mekanına götürmeye ve gittiğiniz yerlerden en çok anı eşyasını toplamaya çalışıyorsunuz. Oyunun bileşenleri acayip güzel, uçakların içine yolcuları tek tek yerleştiriyorsunuz, kontrol kulesi aynı zamanda zar kulesini oluşturuyor. Anı eşyaları içince uçaklarda ayrı kargo bölümü var. Oyunun tavsiye ettiği gibi havaalanını ortaya koyup tatil mekanlarını da odanın farklı yerlerine koyarsanız oldukça hareketli bir oyuna dönüşüyor gitmeli gelmeli. Gidilen yerlerle ilgili hikayeler, kendi anılarınızı da birleştirerek sohbet ekleyince gerçekten tadından yenmiyor. Kuralları çok sade, oyun bileşenleri oyuncak kıvamında. Her oynandığında büyük keyif veriyor.

Animal Upon Animal

Yaş: 4
Değerlendirme: 4/5

Animal Upon Animal

Bu bir el becerisi oyunu, birbirinden farklı şekillerdeki hayvanları üst üste dizip kule yaparken devirmemeye uğraşıyorsunuz. Her tur başında zar atılıyor, gelen sonuca bağlı olarak bazı değişkenler geliyor, iki tane diz, yanındaki oyuncunun seçtiği hayvanı koy filan gibi. Önündeki çiftliği ilk bitiren kazanıyor. Tahta hayvancıkları pek sevimli ve ne yalan söyleyeyim büyüklerle oynaması da bir hayli eğlenceli.

Rhino Hero ve Rhino Hero Super Battle

Yaş: 4
Değerlendirme: 4/5

Rhino Hero

Yine bir denge ve çeviklik oyunu. Rhino Hero daha sade hali, kağıttan duvarları üst üste dizmek suretiyle binayı yükseltiyorsunuz, bir yandan da gergedanımızı yukarılara kahramanlık ihtiyacı olanların yanına taşıyoruz, rüzgar esiyor devriliyor, biri eve giriyor devriliyor, kötü dizilim oluyor devriliyor filan hem çocuklarla, hem de büyüklerle süper şamata oluyor. Kutusu küçük, taşıması çok kolay. Oyunun oynanışında biraz saçılmaca olduğundan, dışarıya değil ama misafirliğe götürmeye uygun.

Super Battle versiyonu daha detaylı daha çok süper kahraman var, hırsız maymunlar var binaya astığınız ve kahramanlık yarışı akıyor gidiyor. Bunda sırf yukarı değil yanlarda filan da açılmak mümkün oluyor, temel mekanikler aynı. Büyüklere de çok tavsiye edebileceğim bir oyun.

Ice Cool

Yaş: 4
Değerlendirme: 3/5

Ice Cool

Bir el becerisi oyunu daha. Kendine has bir geometrik şekli olanlar penguenleri hoplata zıplata ebelemeye çalışan oyuncudan kaçmaya çalışıyorsunuz. Bir yanda az bir şey set biriktirme mekaniği de bulunuyor. Teknik geliştirene kadar biraz zorluk olabiliyor ancak devamında çok neşe durumu çıkıyor ortaya. Çocuğunuzun ustalaşıp sizi çok zorlayabileceği bir oyun.

Lumina

Yaş: 4
Değerlendirme: 5/5

Lumina

Hafızayı kullanarak (gidilecek yerler kapalı duruyor) hareket ederek haritadan obje toplama oyunu. Bu biraz kazık bir oyun (en azında ben zorlanıyorum) çünkü her attığınız adımda gideceğiniz coğrafi şeklin hangi kapalı kartın altında olduğunu tek tek (ve doğru sırayla) hatırlamanız gerekiyor. Birden fazla adım atmak bir hayli zorlaşıyor o nedenle. Buna karşılık oğlumun oldukça hoşuna gidiyor hazine peşinde hareketler. Tablası ve çizimleri son derece göze hitap eden, dolu dolu bir oyun.

Monza

Yaş: 4
Değerlendirme: 2/5

Monza

Atılan zarın sonucuna göre hareket edilen bir araba yarışı oyunu. Şans var ama hangi rotayı takip edeceğiniz, virajı içeriden veya dışarıdan almak konularında biraz strateji de gerektiriyor. Tahta arabaları, parkuru vs derken oğlumun daha çok hoşuna gideceğini düşünmüştüm ancak beklenen patlamayı yapmadı ve ilk yarış oyunu denememiz çok başarılı olmadı doğrusu.

Quizoo

Yaş: 5
Değerlendirme: 4/5

Quizoo

Bir bilgi yarışması oyunu. Çok küçük ve hafif kutusu ile taşımaya çok uygun. Hayvanları birbiriyle kıyaslayarak boy, yaş, hız vs. kategorilerde bilgi yarıştırıyorsunuz. Yaz tatilimizde büyük sükse yaptı.

Dinosaur Escape

Yaş: 5
Değerlendirme: 3/5

Dinosaur Escape

Volkanların patladığı bir adadan dinozorlarınızı güvenle başka bir adaya kaçırmaya çalıştığınız bir takım çalışması oyunu. Zar takibi ve hafıza gerektiren (hangi kapalı kartın altında ne vardı) basit mekanikleri var. Bileşen kalitesi ile öne çıkıyor, plastik dinozorları ve zarda volkan attıkça birleştirerek kocaman hale getirdiğiniz bir 5 parçalı volkan maketi var. Oyunun işleyişi çok basit, daha küçük yaşta oynasak da olabilirmiş. Oyuncak kısmının çok güzel oluşu oyunun kuralları dışında oynamaya da imkan sağlıyor. Volkan gerçekten çok başarılı!

Outfoxed

Yaş: 5
Değerlendirme: 5/5

Outfoxed

Tavuk dedektifler hırsız tilkinin peşinde! Takım halinde oynayarak tabla üzerinde saçılmış ipuçlarını topladığınız, bir yandan da şüphelileri azaltmaya çalıştığınız bir oyun. Siz hırsızın üzerinde hangi eşyalar var üzerinden tahminleri yaparken, o hızla kaçıp kurtulmaya çalışıyor. Müthiş güzel bileşenleri var. Özellikle “hırsızmatik” ismini verdiğimiz cihaz acayip eğlenceli, ipuçlarını toplayıp içine koyuyorsunuz, hırsızın üzerinde o eşya var mı yok mu size gösteriyor. Eskilerin klasik oyunu İpucu’nun hafif versiyonu. 4 kişiye kadar oynanabiliyor ve her seferinde büyük şamata oluyor. Çok başarılı oyun!

Ghost Fightin Treasure Hunter

Yaş: 5
Değerlendirme: 5/5

Ghost Fightin Treasure Hunter

Zar takibi yaparak odadan odaya gezme, odalardaki hayaletlerle tepişip hazineleri toplayıp içinde olduğumuz konak gulyabaniler tarafından tamamen ele geçirilmeden kaçma oyunu. Hayalet sayısı arttıkça tempo yükseliyor. Standart hayaletler ile her kahraman tek başına başa çıkabiliyorken, gulyabanilerle tepişmek için en az iki kahramanın odada olması gerekiyor. Çok heyecanlı bir deneyime dönüşebiliyor gerçekten, bileşen kalitesi ise acayip yüksek. Hayaletler uyku kaçırmayacak türden, çocuklarınızı ürkütmeden oynayabilirsiniz.

Oyunsuz bir hayat hatadır demiştim değil mi? Sizin iyi çocuk oyunu tavsiyeleriniz varsa da yorumlara yazarsanız mutlaka denemek isterim. Afacanlarla iyi oyunlar!

Yorumlar