Korku Ustalarına Müzikle Saygı – Horror Show

Türkiye’de korku namına çok fazla şey olmaya başladı. Toplumca korkuyu daha çok sever hale geldik belki de? Sitemizden takip edebildiğiniz Gerisi Hikaye, büyük bir emekle devam eden Anadolu Korku Öyküleri 1-2-3 ve tek tek yazamayacağım kadar çok fazla ürün çok kısa bir süre içerisinde insanların karşısına çıktı. Kısaca sanatın birçok alanında korku teması epey işlenir hale geldi. Bu süreç içerisinde korku temasını işleme açısından benim gözüme en az ilişen sanat dalı ise müzikti. Neyse ki artık Horror Show var!

Evet, Horror Show korku temalı bir müzik albümü. Albümün bestesinden, kaydına, miksajından, albüm kapağına kadar tek bir adamın imzası var; Koray Alarslan. Epey geçmişe uzanan bir müzik geçmişi var Koray Alarslan’ın. 19 yıldır müzik sektörünün içerisinde. Albümün çıktığını görür görmez de kendisine bir ulaşayım ve sizler için kısa soru-cevap yapalım istedim. Kendisi de beni kırmadı ve işte karşınızda kısacık bir röportaj:


Öncelikle Koray  Alarslan kimdir? Nelerle uğraşır?

“1980 İstanbul doğumluyum. Müzisyenim. Piyano ve synthesizer ana enstrümanım.19 yıldır aktif olarak sahne ve albüm çalışmaları yapıyorum. Red Sonja, Joe Lynn Turner, Cem Köksal, Northern Lights gibi grup ve sanatçılarla albüm ve sahne çalışmalarım oldu. Bununla beraber işin mutfağıyla da ilgiliyim biraz. Aranjman, miksaj ve mastering de yapıyorum.”

Horror Show’dan anladığım kadarıyla ilginiz sadece müzik değil. Alt ve popüler kültüre karşı da epey ilgilisiniz. Hatta Horror Show’da bu ilginin bir ürünü diyebilir miyiz?

“Kesinlikle. Albümde her parçada ayrı bir film, edebi eser, video oyunu hatta tablolardan etkilendim. Kendi adıma müziği bestelerken önce gözlerimin önünde canlanması gerektiğini düşünüyorum. Bu parçalar da bahsettiğim eserlerin bende bıraktığı etkilerden ortaya çıktı Stephen King’in Carrie romanından Beksinski’nin tablolarına, Silent Hill serisine kadar geniş bir yelpaze. Ortak özellikleri ‘korku’ hissi Albümün teması da zaten ‘sanatta korku – korku sanatı’.”

Albümde benim kulağıma farklı tarzlar da çarptı, çok iyi bir jazz dinleyicisi sayılmam ama 12 Rooms, 12 Vacancies sanırım bir Jazz şarkısı. Farklı tarzları içeren bir albüm olmuş Horror Show, bu da sizin yeteneğinizi gösteriyor. Merak ettiğim şey bu tarzları tek bir albümde toplamak sizi ürküttü mü?

Aslında farklı tarzları bir arada sunmak bazı yönlerden riskli olabilir. Ama albüm her ne kadar ‘tematik’ olsa da ‘konsept’ bir albüm değil. Yani her parçayı hem müzikal hem de teknik olarak ayrı ayrı ele aldım. 12 Rooms, 12 Vacancies, Alfred Hitchcock’un Psycho filminden esinlenildi. Film 1960 yapımı ve siyah beyaz. Ben de hikayeye böyle bir tarzın daha uygun olacağını düşündüm. Bu arada albumde her parçanın ilham kaynağını YouTube videosunda açıkladım.

Horror Show’dan bir satış beklemediğinizi düşünüyorum. Youtube, Spotify, iTunes’a kendiniz yüklemişsiniz. Bu bağlamda Horror Show’u bir hobi ürünü olarak düşünebilir miyiz? Hatta belki ustalara saygı ürünü?

“Aslında teoride, ticari bir ürün piyasaya sürüyorsanız bundan ekonomik bir beklentiniz olduğu anlaşılır. Ama gerçekçi olmak gerekirse Horror Show gibi geniş bir kitleye hitap etmeyen tarzda bir albümden tabi ki maddi bir beklentim yok. Ben sadece müzik yapmayı ve paylaşmayı seviyorum, diğer binlerce müzisyen gibi. Bu arada albümünüzü Spotify, iTunes gibi platformlara kendiniz yükleyemiyorsunuz. Aracı bir distribütor olmak zorunda. Bu albümü dijital platformlara DistroKid firması dağıttı”

Albümün enstrümantal olması ciddi bir ilham kaynağı olmuş. İnanıyorum ki, üreten zihinlerde bir sürü sahneye sebep olacaktır. Özellikle bir rol yapma oyunu yöneticisi olarak korku temalı oyunlarımda arka planda ambiyans için kullanacağım albümünüzü. Şimdi klasik bir soru sorayım; eminim sizin için seçmek çok zor olacaktır ama. Üzerinde çalışırken en çok keyif aldığınız besteniz hangisi? Ben dinleyici olarak en çok 12 Rooms, 12 Vacancies ve Changeling’i beğendim.

“Gerçekten ayırt etmek zor, ama en çok Incantations, Changeling ve Soulcrusher II galiba”

Albümün istediği seviyeye gelmesini umuyorum, dinlediğinizde fark edeceksiniz içinde gerçekten çok büyük bir emek var. Umarız bu yazı Koray Alarslan’a bir motivasyon kaynağı olur ve gelecek dönemlerde Horror Show gibi işlerin devamını da görürüz.

Yorumlar