Kahramangiller

Yıldızların Ötesinden Bir Ses! – Yasemin Mori

Bazı şarkılar vardır, dinleyip sevebileceğiniz. Bazı şarkılar vardır, ne kadar dinlerseniz dinleyin, her tekrar edişinde yeniden dinlemiş gibi hissedebileceğiniz. İşte ikinci türden şarkıları bulabileceğiniz iki fevkalade albümü ile Yasemin Mori’yi anlatacağım sizlere…

İlk Single’ı olan “Aslında Bir Konu Var”ı Youtube üzerinde dolaşırken görünce; hakkında hiç bir fikrim olmasa da, şarkının adında takılı kalıp, bir anlık duraksamanın ardından başladım dinlemeye. Müzikten çok, sözlere düşkün biri olarak; hiç bekletmeden alışılmışın dışında sözlerle yaptığı başlangıç, fazlası ile mutlu etmişti beni. Gittikçe artan tempoyla birlikte, sözlerin daha da dramatik bir hâl alması ise, insanı bambaşka duygulara sürüklüyordu. Şarkı bittiğinde söylediğim tek şey; “Evet, aslında bir konu var…”

Sonra hız kesmeden araştırmaya başladım ve “Hayvanlar” ı buldum. Yasemin Mori’nin, ilk albümü.

Hayvanlar

Alternatif Rock’ın ülkemizde birden çok temsilcisi var. Yasemin Mori’de bunlardan biri. Fakat gerçekten yaptığı bu mu? Hangi albümün içinde yer alırsa alsın, şarkıların sözleri tekrar tekrar dinlenildiğinde; insana olup bitenleri, yaşanmışlıkları düşündürüyor. Elbette, albümü dinlemeye başladığınızda hissettiğiniz melankoli, yer yer “Nolur Nolur Nolur!” gibi parçalarla size mola verdiriyor ama yine de, (ki özellikle melankoliye yatkınlığınız varsa) ister istemez Mutsuz Punk’ı, Konuşmak’ı tekrar başa alıp dinleyeceksinizdir.

yaseminMoriFeature

Bunun yanı sıra, albümün adı her ne kadar; “Hayvanlar” olsa da, “Aptal” parçasının içerisinde, “İnsanlar!” kelimesini her duyduğumda, bir başka gülümseme oluşur yüzümde.

Deli Bando!

İşte bana göre asıl hikaye burada başlıyor. Hali hazırda Yasemin Mori kadar sevdiğim bir de Korhan Futacı vardır ki, bu albümde o ve Kara Orkestra’sının albüme dahil olması; albümü çok daha ilgi çekici kıldı benim için. Farklı türde enstrümanlarla birlikte desteklenen Mori’nin olağanüstü sesi, şimdi çok başka gezegenlerden geliyordu dünyaya doğru. Elbette, Deli Bando bu kadarla da sınırlı değil. Boğaziçi Caz Korosu’nun da işin içine girdiğini görüyoruz geri vokallerde, ki bu da bambaşka bir hava katıyor Mori şarkılarına.

Deli Bando’nun içinde bulunan şarkıların liriklerine baktığımda, Hayvanlar albümünde aldığım tadın neredeyse hiç değişmediğini görüyorum. Fakat Deli Bando, Korhan Futacı ve Kara Orkestra’nın gelmesi ile birlikte, Hayvanlar albümünün biraz daha “normal” mi desem, “tamamlanmamış” mı desem bilemedim, eksik olduğunu hissettim.

deliBando

Deli Bando…

Aslında eksikten öte, Mori yeni albümle birlikte hikayelerini büyütmüş, eksiklerini tamamlamış, üstüne bir şeyler koymuş gibi geldi. Kozasında uzun süre bekleyen bir kelebek misali; metamorfozunu tamamlamış, rengarenk bir şekilde çıkmış dersem, mübalağ etmiş sayılmam herhalde.

Üstelik; Hayvanlar’da hissettiğimiz ağır melankolinin bir benzerini ama biraz daha yumuşatılmış, biraz daha masalsı halini dinliyoruz Deli Bando’da. Önceki melankolik ruh halinden yavaş yavaş sıyrılan albüm, biraz çılgınlık yapmaya karar verip, bazen üzgün ama yine de çoğunlukla umutlu. Şarkıların bazılarının iki ismi olduğunu fark edeceksiniz. Örneğin; Ustura/Kırmızı Kurnaz Tilki gibi.

Albüm çıktıktan sonra, tıpkı ilk Yasemin Mori dinlediğimde hissettiğim duygu belirdi içimde. Kırmızı Kurnaz Tilki’ye takıldı gözlerim, şarkı başlar başlamaz  binbir gece masallarına sürüklüyordu beni. Üstelik enstrümanlar, Mori’nin masalsı sesi ile birleştiğinde, gerçekten o diyarlara doğru yola çıkmak istiyordu insan. Mori’de “Gazla, gidelim.” diyordu tüm bunların üstüne.

Neler Anlatıyor Yasemin Mori?

Buraya kadar hep müziğinden bahsettim, ne kadar iyi anlattım bilmiyorum ama sosyal medyada çeşitli mecralarda takip ediyorum Yasemin Mori’yi. Şarkılarındaki sözlerin geldiği bir yer, bir ilham kaynağı var. “Fakat neye dayanıyor acaba?” diye baktığımda, anlattıkları, okudukları, hissettikleri ile aslında bizden biri gibi Yasemin Mori.

Korhan Futacı ve Kara Orkestra’nın Abra Kadabra’sında görüyoruz onu. “Bir patlama anında, başka bir galaksinin müziğine uyanmışız sanki. Kaldığımız yerden devam ediyoruz. Evrenin kurallarını dinleyerek yolumuzu buluyoruz. Hiçbir yere gidip, hep bir yere varıyoruz. Baksana içine çöküyor zaman, bu kadar düşünme. Belki biraz daha ileride. Bak, gördün mü? Galiba bizi çağırıyor. Şimdi sessiz olman lazım.” Diyor. 

Işığa geldi çocuklar klibine baktığımızda, büyüleyici bir müzikle donatılmış, Alice’in Harikalar Diyarı’nı anımsatan bir diyarda, bir çiçeğin içinden fırlıyor Yasemin Mori. Kızılderililer misali ateşin başında dans eden, ışığa gelen çocuklar, gençler var.

Kızılderili efsanelerine, kültürüne düşkün Mori. Geronimo şarkısını da bu yüzden yazmış  aslında, birden bire dökülüvermiş ağzından sözcükler. “Geronimo bir çığlık ve yardım isteği gibi ağzımdan kendiliğinden döküldü… Ben ona sığındım, o da bana. Sanki hem elimden tutup yardım etmek, hem de hatırlanmak ve hikayesinin hatırlatılmasını istiyordu.” Diyor. Kim bilir, belki de bizler gibi Rol Yapma Oyunlarına da meraklıdır. Üstelik denemediyse bile, kendi hikayelerini yaşamak için belki de bu yazıyı okursa eğer meraklanır diye düşünüyorum.

Yorumlar