Kahramangiller

Handa Oyun Başlatmak İstemeyenler İçin Alternatif Yollar

Geçenlerde (tam olarak nerede soruldu bilemiyorum) ya facebook’ta ya da diğer yazılardan birinin altında, yeni başlamış bir DM arkadaşımızın “handa başlatıp durmaktan bıktım, değişik bir şekilde başlatmak istiyorum oyunu, fikri olan?” diye sorduğunu görünce bu yazıyı yazmaya karar verdim.

Sürekli olarak, oyunu handa başlatmanın altında yatan sebeplere girmezsek, bu arkadaşımızı sıkan sorunu çözmekte, eksik fikir vermiş oluruz. Çünkü sürekli handa başlatmak demek, bir kaç şeyden birinin gerçekleşiyor olabileceği demektir. Bunlar; DM oyunculara özgür bir dünya vermek istiyor olabilir ya da kafasında geniş bir hikaye yoktur. İki durumda da, ne yapacağını bilemeyip, biraz hikayeyi sürükleme işini oyunculara bırakıyor demektir.

Öncelikle, “oyuncu oyunu bozabilir” anlayışını bir kenara koymalıyız. Kafamızda genel bir hikaye oluşturmalıyız. Oyuncuyu buna nasıl dahil edeceğimizi, ikinci aşamada düşüneceğiz. Dünyaya büyük bir kötülük geliyor olabilir ve oyuncular da bu kötülüğü durduracak “kehanetteki kahramanlar” olabilirler ya da daha ufak düşünürsek, “yaşadıkları bölgede bir savaş olacaktır ve bu savaşta tarafsız kalmaları mümkün olmayacaktır.” gibi şeyler düşünebiliriz. Aklımıza daha farklı bir çok şey gelebilir ama örneklere boğmaya gerek yok.

"Hancıya Magic Misali atıyorum!"

“Hancıya Magic Misali atıyorum!”

Eğer oyunculara özgür bir ortam vermek istiyorsak, han yerine daha ilginç bir yerde başlatabiliriz. Özgürlüğün; sorumluluk olmadan verildiği zaman tamamen saçmalamaya yol açtığını görmek lazım. Sonuçta bu karakterler, kağıt üzerine yazdığımız ve hayalimizde ürettiğimiz, gerçek olmayan şeyler. Eğer doğru şekilde hikayeye dahil olmazlarsa, oyuncular karakterlerini umursamayabilirler. Umursamazlarsa da, en ufak bir şey ters gittiğinde, rolden sıyrılıp oyun dışı saçmalıklar yapabilirler.

Özgür ortam vermenin bir yolu, oyunculara umursayacakları detaylar vermektir. Örneğin, soylu bir ailenin bireyleri olabilirler ya da savaş içindeki bir bölgeye, barış getirmek için kral tarafından gönderilmiş elçiler olabilirler. İlkinde, ailelerinin sosyal statüsünün yükselmesi için akıllarına geleni yapabilir; ikincide de barışı ister döve döve, ister ikna yoluyla getirmeyi deneyebilirler.

Genel bir hikaye belirleyip, oyunculara bunu verip ortaya saldığımızda, eksik kalan bir şey var: “Dünya.” Dünyayı iyi hazırlamalısınız ki, son anda gitmek istedikleri yere, bir şeyler uydurmak zorunda kalmayın. Zorunda kalırsanız da, birbirinden aşırı alakasız şeyler çıkmasın. Genel bir tutarlılığı sağlaması için; ya hazır bir setting kullanabilir ya da kendi dünyanızı üretebilirsiniz.

Eğer kafanızda bir başlangıç hikayesi yoksa da, çeşitli yerlerden esinleneceğiniz hikayeleri biraz değiştirerek oynatmayı düşünebilirsiniz. Örneğin; bir uzaylı filmindeki uzaylıları ork yapıp, benzeri bir hikaye üretebilirsiniz. Tabii, sonu oyununuza özgün şekilde olmalı ki filmi tekrardan canlandırmış olmayın. Ya da anime seven biriyseniz; Prenses Mononoke filmindeki konuyu ele alıp, kurtları elf, yaban domuzlarını cüce filan yaparak yine aynı temayı işleyen bir oyun tasarlayabilirsiniz. Mononoke nerede başlıyordu? Bir gözetleme kulesinde. İşte han dışında bir yerden başladı bile!

"Ben dedim hacılar handa başlamayalım diye, siz götürdünüz."

“Ben dedim hacılar handa başlamayalım diye, siz götürdünüz.”

İşleri daha büyütmek ve çoook enteresan şeyler yapmak istiyorsanız da, klasik ırklardan olmayan karakterlerle başlayın. Örneğin hepsi yeraltı cücelerinden oluşan, orklardan oluşan, hatta hepsi ejderha olan gruplar oynatabilirsiniz.

Enteresan oyun başlatma fikirleri için, Cihan Türe’nin yazdığı Parti Fikirleri yazılarındaki partileri okuyup “Bunlar nasıl maceralara atılır acaba?” diye düşünebilirsiniz. Altında da ana hikaye fikirleriyle beraber vermiş. Örneğin; High-Elf partisi, büyülü sırların paylaşıldığı bir partide (gerçek, danslı içkili parti) karşılaşıp aynı amaçta olduklarını keşfetmiş olabilir ve bu partide değil YOLDA başlayabilirler. Yıkıcı güç partisi; bütün kıtaya kök söktürmüş eski kötüler olup, hafızalarını yitirmiş olabilir ve hem kendilerini kovalayanlardan (ilk başta neden kaçtıklarını bilmeden) kaçmak, hem de yaşamak için kendilerini affettirmek zorunda olabilirler. Veyahut elder scrolls oyunlarındaki gibi hapiste ve ya mahkum olarak oyunu başlatabilirsiniz.

RPG oyunları deyince, ortada bir han klişesinin olduğu herkesin malumu ama en başta hanları tarkan’daki ya da klasik hanlardan farklı kılarak bile işe başlayabilirsiniz. Yaşlı bir çiftin, hem yanlızlıklarını gidermek için, hem de biraz geçimlerini sağlamak için misafirlere açtıkları bir evde başlayabilirler mesela. İlla handa başlatacaksanız bile bambaşka yerlere gidebilecek bir konu olabilir bu.

İleride, oyun başlatma fikirleriyle ilgili, güzel bir liste yapmayı düşünüyorum. Aklınıza gelen fikirleri ve soruları iletmekten çekinmeyin.

İyi eğlenceler.

Yorumlar