Kahramangiller

Rol Yapma Oyunlarında İyi ve Kötü Oyuncu Ayrımı!

Bir RYO’da oyuna en büyük etkide bulunan kişi oyun yöneticisidir. Bu yüzden sürekli oyun yöneticisine tavsiye veririz ve iyi bir OY olmaya dair yazılar yazarız. Fakat bütün oyuncuların toplamı, oyun üzerinde OY’den daha büyük bir etkiye sahiptir. Örneğin OY tek başına %25 etkiye sahipse, her biri %15 etkiye sahip 5 oyuncu, oyunun başarısını belirleyen asıl faktördür. Buna rağmen iyi bir oyuncu olmaya dair pek fazla yazı yazılmaz.

Bu yazıda Rol Yapma Oyunları’nda oyuncuların sorumluluklarından bahsedeceğim ve bir iyi oyuncu, bir de kötü oyuncu profili çizmeye çalışacağım. Bunu yaparken de, bir oyuncuyu iyi yapan şeyin, optimize dövüş karakteri yaratabilmesi ya da çok güzel rol yapabilmesi değil, oyuna katkısı ve grupla etkileşimi olduğunu iddia edeceğim.

Başka bir yazımdan bir paragraf kopyalayarak başlayayım: “Rol Yapma Oyunları’nı diğer hikaye araçlarından ayıran en önemli özellik; yazar (author), oyuncu (actor) ve seyirciden (audience) oluşan paydaş roller arasındaki sınırların, çok net olmaması, katılımcıların (hem oyun yöneticisinin hem de oyuncuların) bu rollerin hepsini birden üstlenmesidir. Bu nedenle bir rol yapma oyununun başarısı büyük oranda katılımcılar arasındaki etkileşime bağlıdır.”

6595533679_bb13a93d91_b

Bir de Özlem Buket Duru‘nun “Rol Yapma Oyunlarında Korku Öğesi – Bölüm 5: Call of Cthulhu Taktikleri” yazısından alıntı yapayım: “Bu işin sosyal bir aktivite olduğu unutulmamalıdır. Genelde tüm yük oyun yöneticisinin üzerindeymiş gibi görünür, bu doğru değil. Daha doğrusu, özellikle son beş yıldır gördüğüm kadarıyla oyun yöneticisinin görevinin ne olduğu konusunda önemli bir yanlış anlaşılma var. Oyun yöneticisi oyunu yazar, her şeyi ayarlar, organizasyon firmasındaki halkla ilişkiler sorumlusu gibi oyuncuların tek tek peşinden koşarak zaman tutar ve oyununu oynatır. Oyuncunun günü uygunsa gelir, çoğu da yöneticinin ustalıkla eğlendirmek durumunda olduğu seçkin bir konuk gibi davranır falan filan. Ne güzel dünya değil mi?”

Eh, tanıdık geldi mi? Burada tasvir edilen oyuncunun problemi, kendisini film izler ya da kitap okur gibi “seyirci” (audience) konumunda görmesidir. Sanki oyunun bir parçası değildir ve oyun bittiği zaman oyun yöneticisine puan verip olayla hiç alakası yokmuş gibi ayrılacaktır. Yine aynı oyuncular, aktör ve yazar rollerinin sadece oyun yöneticisine ait olduğunu zanneder. (Ya da en iyi ihtimalle aktör rolünü paylaştıklarını fark eder.) Fakat bunların hiç birisi doğru değil. Bir RYO’da oyuncu hem seyirci, hem aktör hem de yazar rolünü oyun yöneticisiyle paylaşmaktadır. Herkes her şeyden sorumludur. Aradaki tek fark yetki farkıdır, oyuncu üzerine düşeni yerine getirmediği sürece kötü oynuyordur.

Peki nasıl iyi oyuncu olunur? Bunları madde madde sıralamaya çalışalım.

Yorumlar

  • Haldun Baysal

    Çok iyi olmuş yazı. Epey beğendim. Bunları benzer ve farklı şekillerde anlatmaktan yorulmuştum. Oyun öncesi yeni eski tüm oyuncu arkadaşlara okuturum. Eline sağlık.

    • Teşekkür ederim Haldun, zaten yazıyı yazmadan önce seninle de uzun uzun konuşurduk bu konuda.