Kahramangiller

Rol Yapma Oyunlarında Korku Öğesi – Bölüm 5: Call of Cthulhu Taktikleri

Call of Cthulhu Oyunları için Taktikler

Evet gördüğünüz gibi hiç süslü başlıklarla filan uğraşamadım, güm diye konuya girdim. Geçen bölümde size kozmik korku öğelerini anlatmış, H.P. Lovecraft’ten ve Cthulhu Mitosu’nun nasıl doğduğundan bahsetmiştim. Tam gaz devam ediyoruz, mevzu derin. Her şeyden önce, başarılı bir oyun için ne lazımdır? Korku oyunu ya da değil. Her oyunda bu faktörler bulunabilir. Size gereken şey adanmış bir yönetici, birbirleriyle iletişim problemi olmayan ve açık, eğlenmekten başka bir amacı olmayan oyunculardır.

Bu işin sosyal bir aktivite olduğu unutulmamalıdır. Genelde tüm yük oyun yöneticisinin üzerindeymiş gibi görünür, bu doğru değil. Daha doğrusu, özellikle son beş yıldır gördüğüm kadarıyla oyun yöneticisinin görevinin ne olduğu konusunda önemli bir yanlış anlaşılma var. Oyun yöneticisi oyunu yazar, her şeyi ayarlar, organizasyon firmasındaki halkla ilişkiler sorumlusu gibi oyuncuların tek tek peşinden koşarak zaman tutar ve oyununu oynatır. Oyuncunun günü uygunsa gelir, çoğu da yöneticinin ustalıkla eğlendirmek durumunda olduğu seçkin bir konuk gibi davranır falan filan. Ne güzel dünya değil mi? Anneniz güzel mi sizin kardeşim? Sonra da hobi niye öldü diyorlar.

k_1

1) Oyun yöneticisi işin hamallığını zaten yeterince yapmaktadır, bu fazlasıyla unutulmuşa benziyor. İlk oyun yöneticileri genellikle grupta en kısa çubuğu çekmiş kişi muamelesi görürdü. Bir senaryonun yazılması, senaryoya konulacak öğelerin araştırılıp incelenmesi sadece internetten bile 3-4 saat sürer. Bir de bunun combat istatistiği hazırlaması kısmı var. Taktik düşünme kısmı var. Puzzle’lar var. Hiçbiri kolay değil, oturup dersmiş gibi çalışmak lazım.

2) Ancak seçilen kişinin bütün bu hamallığı yapmasının nedeni enayi olması değil, yapabildiği içindir. Başka türlü zaten kimse oyunu onun yönetmesini istemez. İşinin doğası gereği yönetici her şeye eyvallah diyen biri olamaz. Hayır demeyi bilmesi gerekir. Grubu koordine etmesi gerekir. Ortalamanın üstünde bir gözlem yeteneği, adalet duygusu ve hatırı sayılır boş vakit yaratması gerekir. Herkesin uğraşmayacağı şeyler vardır, çoğu kişinin ilk maddesi insandır. Yönetici size oyundaki dünyayı, yani bir gerçekliği yansıtmak için ayrı, grubun iç dinamikleri için ayrı çalışır. Bir yöneticinin işi oyuncularını kukla oynatır gibi yönetmek ASLA değildir. Yönetme ve yönetilme kültürümüzün eksikliği, ülkenin gidişatı gibi maalesef bu hobiye de sirayet etmiştir.

3) Bu durumda oyuncuya düşen iki şey vardır; karakterini oynamak ve organizasyon meselelerinde eğer elinden geliyorsa, yöneticiye destek çıkmak. Evet, bu kadar.

Şuursuz oyuncularla şu hale düşmeniz kaçınılmazdır.

Şuursuz oyuncularla şu hale düşmeniz kaçınılmazdır.

Diyelim ki Call of Cthulhu oynatacaksınız, masada üç tane oyuncu var (Call of Cthulhu için bence ideal rakam üçtür, özellikle yeni başlıyorsanız). Bu oyunculardan biri bile “Bugün bakalım yönetici bize ne hazırlamış?”ın ötesinde bir düşünceyle gelmezse masanın üçte biri kayıptır, o oyun da üçün birini alır. Oyuncunun katılımı ve kendine iş icat etmesi çok önemlidir, her şeydir. Bir hikaye okurken yazarı değil, karakterleri görürsünüz. Romanlarda ana karakterler susup oturmazlar. Konuşurlar, tirad yaparlar, bir davaları olur, kendilerini oradan oraya atarlar, hissederler. Boş oturan adamın romanı yazılır mı? Tabii ki hayır. Bu noktada oyuncunun şunu anlaması gerekir; yöneticinin sunduğu gerçekliği keşfetmeye çıkmalı ve bunu seçtiği karakterin paradigması doğrultusunda yapmalıdır. En azından bir süre, çünkü paradigmalar değişebilir.

Eğer oyun psikolojik gerilim yahut korku türündeyse, yöneticinin yukarıda tüm saydıklarıma ek olarak insan psikolojisinden daha bile fazla anlaması gerekir. Korku romanlarında ya da filmlerinde neyin nasıl yapıldığını incelememiş, birkaç psikolog hatta psikiyatr kitabı okumamış insanın korkutması çok zordur, ama imkansız değildir. Çünkü bu mesele tamamen şansa bağlıdır.

Bu yazı, "Rol Yapma Oyunlarında Korku Öğesi" adlı yazı dizimizin bir parçasıdır.

Yorumlar