Rol Yapma Oyunlarında Korku Öğesi – Bölüm 6: Bir Call of Cthulhu Oyununun Anatomisi

Apartmandaki müzmin bir kiracı ise, Ahmet Yılmaz (oyuncu) adlı bir memurdu, kasketliydi, demokratik solcuydu. Kızına Nutella alabilmek için ekstra mesai yapan, sessiz, uysal bir adamcağızdı, tam bir düz adam yani. Taner Bey’in Tekel’inin önünde emekli albay Oğuz Bey’le çay içip memleket kurtarma konuşmaları pek ünlüydü. Ahsen Hanım’ın laikliği, emekli albayın tavrı ve İhsan’ın dürüstlüğü apartmanda Refik’in yalnız kalmasına neden olmuştu, o yüzden yıkımı elinden geldiğince uzatıyor, çeşitli tekliflerle apartmandakilerin aklını çelmeye çalışıyordu.

Bir ara fırsatınız olursa Armitage Files adlı adventure'a bakmanızı öneririm.

Bir ara fırsatınız olursa Armitage Files adlı adventure’a bakmanızı öneririm.

Ancak apartmandaki öğrenciler tabii ki bu kavganın dışındaydılar. Biri Serkan (oyuncu), moda tasarımı okuyor ve blog yazıyordu, eşcinseldi ama henüz bu tercihiyle barışık değildi. Astroloji ve kahve falına bayılıyordu, apartmandaki iki öğrenci kızla arası çok iyiydi. Bu kızlardan Esma ona iyiden iyiye abayı yakmıştı, psikoloji okuyan Merve Serçe (oyuncu) adlı ev arkadaşı  ise aralarını yapmaya çalışıyordu ama durumu sezinlediği için çok da umudu yoktu. Zaten o da kancayı, her ne kadar göstermese de zengin bir adamın oğlu olan Abdullah’a takmıştı.

Arka plan konusunda az çok fikriniz olmuştur. Şimdi bana diyebilirsiniz ki “Yahu bu bir oyun mu? Neden bu kadar gerçek bu oyun?” Bunda iki amacım vardı. Karakterlerin Call of Cthulhu’nun klasik öğelerini iyice algılamalarını istiyordum. Bunun için de bildik kalıplardan sıyrılıp, bu klasik öğeleri sinsice senaryoya sokacaktım. Şöyle anlatmaya çalışayım; eğer bir oyuncuya Call of Cthulhu gibi tanınmış bir setting oynatıyorsanız, sizden bazı beklentileri olacaktır. Oyunlarda hep tecrübe ettiğim bir şey var. Bir kültisti anlatırken “kültist”, yaratığı tasvir ederken “yaratık” derseniz, atmosferi öldürürsünüz. Oyuncunun kafasındaki kalıp referanslarına başvurursanız demek istediğinizi anlar, ama onu havaya sokamazsınız. Ama eğer kalıpları alıştığı gerçeklerin içine sokarsanız… bir şey garantileyemem, ama korkutma şansınızın çok daha fazla olduğu kesin. Mesela oyuncu adını ilk defa duyduğu bir organizasyonun üyesiyle, hepimizin bildiği güçlü bir siyasi partinin içine sızmış bir tarikata aynı gözle bakmayacaktır.

Oyundaki tehlike öğesini yaşamı boyunca bildiği bir gerçekle karıştırırsanız, oyuncuyu etkileme şansınız çok daha fazladır. İkinci amacım ise, normalden bir hayli kalabalık bu partiyi karikatürize karakterlerle daha kolay idare edilebilir kılmaktı. Bu deneysel bir vakit geçirme oyunu olduğu, sonucu merak ettiğim ve biraz da deneyimlerime güvendiğim için partiye 7 kişi aldım, bir de ben, oyunun önemli bir sembolü de sekiz köşeli yıldız olacaktı falan filan.

"Onlara küçük prop'lar hazırlayın." Bir kaç basit Photoshop filtresiyle böyle şeyler yapıp bastırabilirsiniz, güzel olur.

“Onlara küçük prop’lar hazırlayın.” Bir kaç basit Photoshop filtresiyle böyle şeyler yapıp bastırabilirsiniz, güzel olur.

Senaryo öğelerine devam edersek, 2014 Mayıs’ındaki Ege depremini anımsarsınız. İşte bu deprem, bizim çürük binayı iyi bir salladı, hatta binanın ortasında, cephede bir de çatlak belirdi. Apartman halkı panik oldu, sonra toplanıp yakındaki bir parkta kamp kurma kararı aldılar. Bu noktada içlerindeki Türk ortaya çıktı, benim iteklememe hiç kalmadan az sonra evim “Oy Farfara”‘nın söylendiği bir meyhane ortamına döndü, komşular ne düşünmüştür bilmiyorum. Ama sırf günlük öğeleri kullanmak bile insanların dalga geçip deşarj olmasına yetmişti. Herkes gevşemişken devreye girdim. Millet uyumuş, etraf sessizleşmişti. Gruplar topluca eğlenirken zaman zaman sessizleşmeler olur, o anları gözetip hamlenizi yapmanız lazım. Bazıları bir hareketlenme gördü, bir adamın tahta piknik sıralarının önüne yığıldığını fark ettiler. Bir iki tanesi baktı, adamın göğsü kan içindeydi ve inliyordu. Çığlık kıyamet polis çağrıldı, adam çok geçmeden ruhunu teslim etti, ancak göğsüne keskin bir şeyle şekiller çizildiğinin farkına varmadan edemediler. Ve tabii ki Türk polisi olay yerine gelip, hepsini ifade için götürdü. Bu işin onlara yansıyan kısmıydı.

Yazdığım senaryoya göre, 1999 depremi ve artçıları zaten güçte bir dalgalanma yaratmıştı. Zamanında isyanlar sırasında kefensiz gömülen yeniçeri ruhlarından biri uyanmıştı, bu yeniçerimiz yaşarken bir tarikatın üyesiydi ve ölümü de tarikatın kutsal bir görevi üzerindeyken gerçekleşmişti. Oyuncularıma spoiler olmaması için daha fazla yazmıyorum, ancak bu doğaüstü olayı yeniçeri isyanı Alemdar Vakası’na bağladım. Gördükleri cinayet, bu uyanan ruhların farkında olan bazı organizasyonların güç savaşlarının bir sonucuydu. Bakın bu da önemli bir nokta. Oyuncu, belli şeylerin sadece sonucunu görür ve genellikle bu onlar için başlangıç olduğundan işin derinliğinin hemen farkına varmaz. Bu aşamada çok zorlamamak lazım. Nitekim cinayeti görüp de sinirleri bozulan oyuncuların bir kısmı apartmana eşyalarını almaya ve kalacak yer bulmak için ayarlamalar yapmak üzere döndüler. O noktada vurmalar, şangırtılar ve kazan dairesinden sesler başladı.

En sevdiğim "Yüce Eski"lerden, Nyarlathotep. Mısır altyapısı nedeniyle İstanbul senaryoları için çok uygundur.

En sevdiğim “Yüce Eski”lerden, Nyarlathotep. Mısır altyapısı nedeniyle İstanbul senaryoları için çok uygundur.

Oyunculardan biri önce kazan dairesine indi, sıkışmışlık hissi için böyle sahnelerde oyuncunun peşinden dolanır, hatta önünü keser ve yön değiştirmeye zorlarım, bu tip sahneleri otururken tasvir etmem. Oyuncuyu da ayağa kaldırır ve mekanın çoğunu kullanmasını sağlamaya çalışırım. Bütün senaryoyu tabii ki burada anlatamam, ancak en son camide topluca namaz kılıp (birbirlerinden ayrılmaya korkuyorlardı, kızlar da dışarda bekledi) sonra apartmandaki yeni bir cinayet üzerine ifade vermeye gittiler diyeyim, siz durumu anlayın.

Bu çok önemli bir süreç. Yani yaptıkları onlara normal geliyor, ama dünya onları anormal algılamaya başlamış, yani Sanity kaybını sadece skor düşmekle yaşatmamaya çalışın. İfade verdikleri polis memuru “Siz her yere böyle cemaat halinde mi gidiyorsunuz kardeşim?” derken aklından her türlü ihtimali geçirmeli mesela. Dış dünyayla iç dünya arasındaki paralelliği yavaş yavaş bozmalısınız.

İyi bir Call of Cthulhu senaryosu, strüktür olarak oyuncunun önüne dünyevi engeller çıkarır, dünyevi öğeleri zekice kullandırarak hikayenin doğaüstü kısmına yaklaştırır. Bu nedenle Call of Cthulhu oyunlarında dedektiflik öğeleri çok önemlidir, ustaca serpiştirilmeleri gerekir. Eski adventure yahut bu aralar moda olan hidden object oyunları, Call of Cthulhu’nun klasik dokusuyla çok iyi uyuşur, zaten dikkat edin çoğunun hikayeleri dedektiflik ve paranormal üstüne kuruludur. Eğer çok acemi hissediyorsanız, bu tür oyunları inceleyebilirsiniz. İpuçlarını her yere koymaktan çekinmeyin, ama dikkati çekmeye de gerek yok. Siz koyun, gerisini bırakın kendileri bulsun. Ancak bulamıyorlarsa oyunu kısır döngüye sokmamak da çok önemli.

Perspektifi bozuk şehir, R'lyeh.

Perspektifi bozuk şehir, R’lyeh.

Bu derece güçlü Türk motifleri kullanmamın bir nedeni de buydu, samimi bir dinamik oluşturdu, sıkıcı sessizlikler olmadı. Ancak oyuncularınız bazı şeyleri bulmakta zorluk çekiyorlarsa, buldurmaktan çekinmeyin. Bu hikayenin akışını sandığınız gibi bozmaz, bilakis oyundaki Idea, Luck ve Know neredeyse tamamen bunun için var. Oyuncular için tek bir ipucu belirlemeyin, düz yol çekmeyin. Güçlü bir ortam yaratın, gerisini onlar halleder.

Ortam demişken, atmosfer çok önemli tabii. Kullanacağınız müzikleri iyi seçmelisiniz. Deminki oyunun soundtrack’i çok çeşitli, poptan tutun, piknik sahnesinde oyun havasına kadar her şey kullandık. Özellikle mistik Üsküdar atmosferini tasvir ederken Mercan Dede’den yararlandım.

Bu yazı, "Rol Yapma Oyunlarında Korku Ögesi" adlı yazı dizimizin bir parçasıdır.

Yorumlar