Rol Yapma Oyunlarında Korku Öğesi – Bölüm 6: Bir Call of Cthulhu Oyununun Anatomisi

“Dreamlands”

Zamanında bana “Dreamland nasıl bir şey?” diye sorduklarında “Call of Cthulhu’nun Underdark’ı,” diye cevap vermiştim. Şimdi düşünüyorum da hem doğru, hem de yanlış bir cevap olmuş. (Aslında bunu söylerken sanırım pek sevdiğim Illithid ve Aboleth’leri düşünüyordum ki, D&D senaryonuzu Cthulhuvari yapmak istiyorsanız biçilmiş kaftanlar.)

Şu açıdan doğru; oyuncusunu Dreamland’e sokan yöneticinin şakası yoktur, karakterin canına okumaya niyetlidir. Şu açıdan yanlış, Underdark sonuçta her ne kadar fantastik öğeler barındırsa da gerçekliğin bir parçasıdır. Evet orada da yıllarca hapis kalabilir, hayal bile etmeyeceğiniz boyutlarda asılı kalmanızı sağlayacak şeyleri tetikleyebilirsiniz, ama Dreamlands adı üstünde, tamamen rüyalardan oluşur.Dreamlands, ilk olarak H.P. Lovecraft tarafından ilk kez “Dream Cycle”  olarak yazılmış bir hikayeler serisinde geçer, bizim dünyamıza paralel uçsuz bucaksız bir boyuttur. Adından da anlaşılacağı gibi, buraya rüyalar aracılığıyla ulaşılabilir. 4. bölümde Yüce Eski dediğimiz varlıkların insanlara rüyalar yoluyla ulaşabildiğini hatırlayın. Önce teknik bilgi vereyim. Bir ölümlü buraya girebilmek için, normal bir rüyada bulunan ilginç bir merdiven ile “Seventy Steps of Light Slumber”dan inip, Nasht ve Kaman-Tha tarafından adlı muhafızlar tarafından sınanır.

Başka bir R'lyeh tasviri. Tek bir yöntemi yok yani bu işin.

Başka bir R’lyeh tasviri. Tek bir yöntemi yok yani bu işin.

Eğer kapı muhafızları uyuyan kişiyi Dreamlands’de dolaşmaya layık görüyorsa, daha derinlere inmesine müsaade ederler ve kişi kendini Enchanted Wood’da bulur. Bu şekilde Dreamlands’e giren birisi, fiziksel bedenini güvenli bir şekide uyanıklar aleminde bırakmış olur. Yolculukları sırasında ölürse, bedeni sadece bir şok geçirir. Bazen, şok kalıcı olabilir ve  rüyadaki ölüm Dreamlands’e geri dönmeyi imkansız kılar. Uyanmak, kişinin rüyadaki  benliğinin yok olmasına sebep olur, gördüğü veya öğrendiği şeyleri de hatırlamakta zorluk çeker. Dreamlands’e başka türlü de girilebilir, fiziksel olarak mesela. Bu genelde hem uyanık dünyanın hem de Dreamlands’in çok tehlikeli bölgelerinden geçerek olur, ve  gerçek ölüm riski taşır. Fakat rüya gezgininin süresi bir gecelik uyku ile sınırlanmaz.

Dreamlands’de zaman farklı akar, dünyada geçen her saat orada bir hafta kadar sürer. Sonuç olarak, bir gezgin tek bir gecede Dreamlands’de aylar geçirebilir. Yani bu yöneticiye çok fazla senaryo olasılığı tanır. Eğer dış dünyada zamanın hızlı geçmesini istiyorsanız, oyuncuları rüyaya yatırın. Yedi Uyuyanlar yahut Rip Van Winkle hikayelerini anımsayın. Daha az mistik olsun diyorsanız da komaya sokun, olsun bitsin. Ya da ağır yaralı/akıl hastanesindeki  bir oyuncunun grubunu rüyalarla takip etmesini sağlayın.

Ah, az kaldı unutuyordum. Peki Yüce Eskiler ya da Dreamlands gibi aklın almayacağı varlıkları nasıl tasvir edeceksiniz? Bu aslında çoklukla size kalmış. Size verebileceğim tavsiye, her daim gerçeklerden yararlanmanız. Bilimkurgu okumanızı ya da NASA’yı takip etmenizi öneririm. Özellikle bulunan asteroid listelerini, gezegenleri okuyun ve bunların dokularını örnek alın derim. Gökyüzünden dev kristallerin yağdığı parlak renkli bir kayalar sistemi tasvir etmek hem çok ilginç olur, hem de kimse böyle bir şeyin olamayacağını iddia edemez. Batık şehir resimlerine da bakın. Ya da ambiyans mı istiyorsunuz? Şu sesi dinleyin. (Dinlemeden ne olduğunu okumayın.)

Bu Satürn’ün kutuplarında yaşanan kuzey ışıkları benzeri bir olayın çıkardığı ses. Uydunun kaydettiklerini ses dosyasına çevirmişler. NASA’da bu kayıtlardan çokça bulabilirsiniz. Geçen yazıda da söylemiştim, en büyük öğretmeniniz gerçeklerdir. Bu gerçek bir ses. Evrenin bir köşesinde hayal bile edemeyeceğimiz şeyler oluyor ve sırf bu bile insanı ürpertmeye yeter. Deha olarak tanımladığınız yazarların hiçbiri bu noktaya sıfırdan ulaşmadı. Onlar da gerçeklerden yararlandılar, bunu unutmayın.

Not: Ölüm haberini bu yazıyı yazarken aldığım Leonard Nimoy’un anısına saygıyla, LLAP. Yakın bir arkadaşımı kaybetmiş gibiyim. 🙁

Not 2: Bundan sonra 7. bölümde body horror ve 8. bölümde Little Fears’a, sonra da haunting ve poltergeist vakalarına değinerek yazı dizisini bitirmeyi düşünüyorum. Eğer değinmemi istediğiniz başka öğeler varsa bana mesaj atın, ekstra bir kaç bölümle cevaplamaya çalışayım.

Bu yazı, "Rol Yapma Oyunlarında Korku Ögesi" adlı yazı dizimizin bir parçasıdır.

Yorumlar