Kahramangiller

Rol Yapma Oyunu Dosyaları – Scion

Söz konusu World of Darkness olduğunda , White Wolf oyunları arasında akla en çok gelen; Vampire, Werewolf ve Mage’tir. Sırasıyla güç seviyesi yükselen bu insanüstü varlıkların, yaşadığımız modern dünyada kendilerini ölümlülere belli etmeden, nasıl hayata tutunduklarıyla ilgili hikayeleri oynar, oynatırız. Elbette, tüm bu insanüstü varlıkların da ötesinde, daha başka güçler de mevcut. Exalted’tan hemen sonra, White Wolf seviyeyi tanrı katına çekmeye karar vermiş olacak ki, 2007 yılının nisan ayında, Scion: Hero’yu yayımlayarak, mitolojiden yenecek ekmeğin hiç bitmeyeceğini bizlere göstermiş oldu.

Tanrıdan Olma İnsandan Doğma

Ya da tam tersi de diyebilirsiniz. Scion, görmeye çok sık alışık olduğumuz mitolojik kahramanların, modern dünya üzerinde yüzyıllardır bitmek bilmeyen tanrılar ve titanların savaşında oynadığı destansı rolü konu alıyor. Lakin bir farkla, bu kahramanlar yakinen tanıdığımız Herkül ya da Perseus gibi kahramanlar değil. Bu kahramanlar biziz, sizsiniz.

Buradan anlayacağınız üzere, karakter yaratmaya başlarken öncelikli olarak kendinize bir Pantheon seçiyorsunuz. Ardından bu Pantheon’dan hangi tanrının filizi olduğunuza karar veriyorsunuz. Sonrası biraz meşakkatli. Bunu sistemden bahsederken anlatacağım. Lakin, Pantheon’ları tanıtmam gerekirse, ilk olarak Scion’ın Hero kitabında mevcut olan Pantheonlar; The Pesedjet (Mısır Tanrıları), The Dodekatheon (Yunan Tanrıları), The Aesir (Viking Tanrıları), The Atzlanti (Aztek Tanrıları), The Amatsukami (Japon Tanrıları), The Loa (Afrika ya da diğer bir deyişle Vodoo Tanrıları).

Scion

Antik Yunan Tanrıları

Görüldüğü üzere Pantheon’lar oldukça çok, her bir Pantheon’da da bolca tanrı mevcut. Bu yüzden, seçiminizi yaparken zorlandığınızı söylemem gerek. Bu arada belirtmem gerekir ki White Wolf, Scion: Hero ile yetinmeyip, ilerleyen yıllarda Scion: Demigod (2007), Scion: God (2008) ve yine 2008’in ortalarında Scion: Companion’la farklı Pantheon’ları oyuncularına sundu. Bu Pantheon’lar arasında; Tuatha Dé Danann (İrlanda Tanrıları), Celestial Bureaucracy (Çin Tanrıları ve Ölümsüzleri), Deva (Hint Tanrıları), Yazata (Pers Tanrıları) eklendi.

Anlaşılan o ki bunlar da yetmemiş; zira işin içine oyunculara farklı bir kafa yaşatmak adına; The Yankee Pantheon adı altında, has Amerikan Tanrılarını ve The Allied Pantheon adıyla Avrupa Tanrıları ve tanınmış kişilerini de listeye ekledi. Ha bir de, Nemetondevos adı altında var olan Kelt Tanrıları mevcut. Bu kadar az bilindik Pantheon’ları muhtemelen bir satış politikası olarak millete bayrak astırmak adına yapmış olabilirler diyeceğim, lakin kaç kişi oturup oynar, işte onu bilemedim.

Pantheonlardan çok sık bahsettiğimin farkındayım, lakin işin bel kemiği aslında Pantheon’lar. Zira her Pantheon’un tanrısal güçleri temelde aynı gibi görülebilir. Bir baş tanrı ya da tanrı kral mevcut, bunların altında her millette bulunan temel ögelerin karşılığı olan (en belirgin örneği savaş) tanrılar var ama her milletin değerleri birbirinden farklıdır. Bu sebeple, Pantheon’larda da büyük farklılıklar görebiliyorsunuz. Örneğin; The Aesir tanrılarının büyük bir çoğunluğu savaşla içli dışlıdır lakin The Loa’ya baktığınızda bolca büyü gücü dikkatinizi çekecektir. Yine de, dediğim gibi her Pantheon’da, her ögeyi karşılayan bir tanrı mevcut lakin o Pantheon’un konsepti size daha farklı kapılar açabiliyor.

Modern Yunan Tanrıları

Her Filizin Amacı, Büyüyüp Ağaç Olmaktır.

Bunca Pantheon, bunca Tanrı. Bütün bunlar da ne demek, bu adamlar ne yapıyorlar? Tabi ki, en başından bu yana yarattıklarını korumak adına perdeler arkasından bitmek tükenmek bilmeyen bir savaş veriyorlar. Her doğan filizin amacı da, bu savaşa dahil olup perdenin ardından savaşı sürdürebilmek ve insanlığı korumak. İnsanlar artık onlara inanmıyor olsalar bile…

Evvela şunu belirtmekte fayda var, her Pantheon’un gözünün korktuğu daha üstün bir güç mevcut. Bütün bunların hepsi “Titans” adı altında toplanmış, bu tabir her ne kadar Yunanlılara özgü gibi görünse de, Yunan’ın Cronos’u, Viking’in Jormungandr’ı, Pers’in Ahriman’ı hatta ve hatta bizim inanç duyduğumuz tanrımız Aten (Işığın Titan’ı) bile Titanlar arasında ve hiç durmadan dünyayı yıkıma götürmek için uğraşıyorlar. Bizlerin görevi de, onların dünyaya saldıkları korkunç yaratıkları ya da güç uğruna akıllarını çeldikleri diğer Scion’lara karşı savaşmak. Yalnız, bu savaş hiç bitmiyor. Ta ki, dünyanın sonuna değin… İşte bu noktada, White Wolf insanlara bu savaşı sonlandırmak için bir fırsat sunmak istemiş ki, 2009 yılında Scion: Rangarok’u yayımladı.

Elbette, bütün bunlar Pantheon’ların üzerine inşa edildiği idealler. Bir de, karakterlerimizin kendi ideallerini düşünün. Oyuna Hero olarak başlayıp, çevrede civarda isminizi duyurmaya başladıkça kendi Pantheon’unuzda nam salarak, giderek güçlenmeye ve kazandığınız bu güçle insanlığa daha fazla yardımcı olurken, bir diğer yandan tanrılar tarafından da mükafatlandırılıyorsunuz. Bilenler bilir, World of Darkness’ın Storytelling sisteminde Level Up mantığı yoktur. Elbette, bu oyunda da yok. Lakin belirgin bir rütbe değişimi söz konusu. Belirli bir Legend puanı kazandığınızda, bir kahramandan yavaş yavaş önce bir Yarı Tanrı’ya, ardından eğer başarabilirseniz bir Tanrı’ya doğru evriliyorsunuz. Bu arada acı gerçek, bir tanrının çocuğu olabilirsiniz lakin eğer hak etmezseniz, bu sizi bir yarı tanrı yapmaz.

Konseptimiz belli, oldukça fazla doğal ilham kaynağına sahip ve modernize edildiği müddetçe her türlü şeyi senaryosuna kabul edebilecek türden, amacı net bir oyun. Modern fantaziye düşkünseniz ve üstüne bir de bunu epik şekilde hissetmek istiyorsanız, Scion ziyadesiyle etkili bir oyun diyebilirim.

Bu yazı, "Rol Yapma Oyunu Dosyaları" adlı yazı dizimizin bir parçasıdır.

Yorumlar