Kahramangiller

Adaletin Şafağı’ndaki Hristiyanlık Sembolizmi: Din ve Amerika

2013’de çıkan Man of Steel (MoS) filmini izlerken Superman‘le bağdaştırılan kesin bir rol vardı. Kurtaran olmak. Olaya dalmadan önce Kurtarıcı temasını biraz açmak gerekiyor. Hristiyanlık için Hz. İsa’nın belki de en çok altı çizilen özelliği, kendisini feda ederek inananların günahlarının bağışlanması için ölmesidir. İsa’nın çarmıha gerilmiş olmasını, haç şeklini benimseyen bir din olarak bunları kutsal saymaları o günden günümüze Batı’nın yaptığı her şeyi etkilemiştir. Sanat da bunun içinde. Dini figürlerin tabloları, heykelleri, dini motiflerle, değerleri anlatan şiirler ne ararsanız bulabilirsiniz. Özellikle Orta Çağ’dan Rönesans’ın bitimine kadar sık işlenen bir konu. Zack Snyder’ın Man of Steel filmi de Hristiyanlık ikonografisini Superman’e yedirmeye çalışıyordu. Neden bu yapılıyor? Batman v Superman Adaletin Şafağıda da bu sembolizm devam ediyor, hatta katlanarak artıyor… Fakat akıllarda yine aynı soru.

Sembolik takılıyoruz Zack?

Sembolik takılıyoruz Zack?

MoS izlenirken tüm aksiyon başlamadan önce, Superman’in bir rahibe danışmaya gittiği bir bölüm var. Orada “İnsanlar için Zod’a teslim olmalı mıyım?” diye soruyor. Emin değil ve şüpheleri var. Rahip “Zod hakkında ne düşünüyorsun?” diye soruyor, Superman “Güvenilmez…” Sonra ise çarpıcı kısmı söylüyor. “Ama insanlara da güvenebilir miyim, bilmiyorum.” İşte tam bu sahnede Superman’in arkasındaki vitrajda Hz. İsa figürünü görebiliyorsunuz. Superman tam orayı terk edecekken rahip ayağa kalkıp “Bazen önce inanman gerekir, sonra güvenirsin.” diyerek onu ikna ediyor (Tabii ingilizce olarak “leap of faith” kullanılıyor ki bu yine dini bir sembol). Superman’in şüphe duyduğu nokta, kendisini feda edip etmemesi. Fedakarlık, Jor-El’in gösterdiği bir erdem, aynı zamanda dünyadaki babasının gereksizce yaptığı bir şey, sanırım sadece bu motife uyması için filme konuşmuş fakat, yine de, Jonathan Kent de kendini feda etti. Hristiyanlığın inancına göre Hz. İsa da.

Filmin çıkacağı zamanda Warner Bros. tarafında yapılan önce anlam veremediğim, sonrasında her şeyi oturtan bir detay öğrendim. MoS çıkacağı zaman, bunlar bir grup rahibi toplayıp, filmi izletmiş ve “İsa: Orjinal Süperkahraman” diye bir vaaz verdiklerini okudum. Ancak internette bir-iki kaynakta daha okuyunca değerlendirdiğim bu detay, yapbozun çok önemli bir parçası. Amerika “Batı Ülkeleri” arasındaki en dindar ülkelerden biridir. Warner Bros. bu dini motiflerle Amerika pazarına hakim olmak istiyor. Burada DC ile Marvel’ı şöyle bir ayırmak lazım. Disney, Warner Bros’a kıyasla daha global hala geldi. Bence Marvel filmlerinde böyle detayların, şimdiki iki DC filmindeki gibi böylesine bariz semboller halinde olmamasının sebebi de bu.

"Kolları açmadan duramıyorum" (Man of Steel)

“Kolları açmadan duramıyorum” (Man of Steel)

Biraz da BvS’den bahsedelim. Evde MoS izleyip, sonrasında çıkıp hemen filmi izlediğim için gözlerim sürekli bu sembolizmi aradı ve yanılmadım. Superman’in zayıf olduğu tüm sahnelerde özellikle bir Hz. İsa göndermesi vardı. Vay arkadaş, bir insan (ya da kriptonlu) düşerken her seferinde mi kollarını açıp düşer? Batman döver, yere atar, bacaklarından iple bağlayıp sürükler, kolları iki yana açık. Nükleer füze yer ağzına, kolları iki yana açık. Doomsday böğrüne kemik saplar,  kolları iki yana açık. MoS’i görmezden gelelim, birine tesadüf diyelim, ikinciye tesadüf diyelim… E artık son sahnede bunun istenilen bir şey olduğu kanısına kesin bir şekilde vardım: Superman’in “sözde” ölüsünü yukarıdaki taşlardan indirirken, zaten kolları açık indi de… Eğer arkadaki inşaat demirlerlerine dikkat ederseniz, haç şeklindeler.  Zaten Zack Synder’ın yaptığı tek güzel şey, inanılmaz kareler çekmek. Rönesans resmi gibi bir kare. Wonder Woman üzülüyor, Kara Şövalye “arkadaşına” bakıyor, Lois başında ağlıyor, arkada ateşler falan.

Yalnızca Man of Steel mı? 2006, Superman Returns.

Yalnızca Man of Steel mı? 2006, Superman Returns.

Görsel sembolizmin yanında bir de Tanrı olma konsepti var. Luthor fragmanlarda bile “İnsan, tanrıya karşı!” diye bas bas bağırıyor. Filmde de Superman’in benzetilmediği ilahi varlık kalmadı. Hatta filmin başlarında insanların televizyonda konuştuğu iki konu var: Birisi Superman’in felsefi yönü, diğeri politik ve siyasi yönü. BvS‘nin dini bir altyapısı olmadığı söylenemez fakat bu da birbirine çarpılıp bantla birbirine yapıştırılmaya çalışılan konseptlerden biri. “Kahramanlık nedir”, “fedakarlık ve kurtarıcı olmak nedir?” bunları sorgularken film bir anda başka konulara atlıyor.  Peki, bu din katmanı filme neler katıyor, neler götürüyor?

Yorumlar