Batman v Superman : Adaletin Şafağı Geldi de, Mantığın Şafağına Daha Var Gibi

Superman, Güneş ve İsa

Şimdi genel bir yanılgı var. O da, Snyder’ın filmi daha da popülerleştirmek için Superman’in İsa’ya benzetmeye çalıştığı. Bu yeni bir şey değil. Kökeni bundan çok daha eskiye, çıkışına kadar dayanıyor. Gökyüzünde bizi sürekli izleyebilen ve hepimizi duyabilen pelerinli bir koruyucu figürden söz ediyoruz. Üstelik bu figür, dünyaya ideal bir baba figürü tarafından yollanıyor. Dünyada ise, ilk başta Mary ve Joseph olarak düşünülmüş, sonra Martha ve Jonathan’a değiştirilmiş ideal iyi insanlar tarafından yetiştiriliyor. 30 yaşında Fortress of Solitude’u bularak Superman oluyor ve insanlığa hizmet etmeye başlıyor. İsa’nın mesajını yaymaya başladığı yaşla aynı.

Superman’in İsa olması konusu hep vardı. Ama alt metin şeklindeydi. Snyder bunu alıp metnin kendisi haline getirdi. Çünkü, büyük ihtimalle çizgi roman tarihinin eteğindeki bütün sembolik taşları dökmeye kararlıydı. Bugüne kadar subliminal mesajla verilmiş bütün bu verileri açık ve seçik hale getirip yüzleşmeden, karakterin geliştirilemeyeceğini düşünüyor belki de. Belki de yeni neslin kafasında Smallville imajıyla, Superman’in yaradılışının altında yatan gerçek imgeyi bilmeyerek, Clark Kent’i Gary Stu diye tanımlamasını istemiyor. Bugün hala Superman’in gücünü güneşten aldığını dahi bilmeyen insan çok. İsa ile ışığın ilişkisini şu yazımda anlatmıştım. Mitra’dan gelen bu güneş ilişkisini Superman Returns’de Bryan Singer da açık açık verdi. Ama imgeleri bu kadar rönesansvari kullanmamıştı. Ama iki yönetmen de, kızıl saçlı Lois Lane kullandılar. Singer Kate Bosworth’ü tesadüfen mi tercih etti bilmiyorum (bence gelmiş geçmiş fiziği en güzel olan Lois’dir) , ama Amy Adams’ın açık kızıl saçlarına, uysal mavi gözlerine, yumuşacık sesine ve beyaz tenine bakıp da Da Vinci Code misali “Mary Magdalane mi acaba?” diye sormadan edemiyorum. Amy Adams saçını siyaha boyayabileceğini belirttiğinde, Snyder ona gerek olmadığını söylemiş.

batman-v-superman-1

Ama, yine gözden kaçırılan bir fark var. Man of Steel ve Batman v Superman bu İsa meselesini din propagandası nedeniyle ele almıyor. Demin Goyer dedim. Ne kadar Vatikan karşıtı bir adam olduğunu işlerini izlemiş olanlar bilirler. Superman’e İsa diyor, çünkü insanları kendi yarattıkları hikayelerle yüzleştirmek istiyor artık. Bu, görsel sanatçıların yıllar yılı yapmış olduğu bir anlatım. En ünlüsü Michelangelo’dur. Ünlü Adem’in Yaradılışı adlı freskinde, tanrının arkasındaki kumaş insan beyni şeklindedir. Ama onu bile çoğu kişi bilmez (Pembe elbise giymiş bir tanrı resmini ciddiye almadıkları için onları suçlayamam). İşte Snyder da bunun modern versiyonu. Tabii anlatım tekniği ve kullandığı tarz çok farklı. Superman, İsa hikayesinin çizgi romanlara yansımış hali. Yani suyunun suyunun suyu. Ama bu cesur yüzleştirmeyi öyle nazik, seyircinin inançlarını incitmeyecek şekilde, iki arada bir derede bırakarak yapıyor ki propaganda sanılması aslında normal.

Superman Niye Öldü? Niye Dirildi?

Burada mesele İsa’yla birlikte “The Death of Superman”e geliyor. İsa metaforunu tamamlamak için Snyder’ın elinde inanılmaz bir malzeme var; Doomsday, yani Superman’in mahşeri. Çizgi romanlarda yine bir Krypton’ludan geliştirilen Doomsday’e, bu kez dünyalı Lex’in de genleri katılıyor.

Doomsday, Superman’i öldürmezse olmazdı. Çünkü Man of Steel’den ve Lex’in oyunlarından sonra dünyanın artık iyice şüpheyle baktığı Superman’in ölmesi gerekiyordu. İnsanlar, onun değerini ancak kaybedince anlayabileceklerdi. Nasıl İsa çarmıha gerilince Hristiyanlık dünyayı sardıysa, Superman sevgisinin dünyayı sarması için fedakarlık sonucu ölmesi gerekiyordu. Sacrifice, yani en büyük fedakarlık ve diriliş, bugüne kadar Hollywood’da sayamayacağım kadar çok kullanılmış bir temadır. Üstelik Superman, bu yüzden çok suçluluk hissetse de canını aldığı Zod’a borcunu ödemiş oluyordu. Hayat için hayat.

bvs_9

Bir de, ne demek niye dirildi? E Henry Cavill’le daha kontratları var? Nedir yani, siz Justice League filmi istemiyor musunuz? Şaka bir yana, İsa dirilir ve göğe yükselir; artık ölümsüzdür, ilelebet insanların akıllarında yaşayacaktır. Onun misyonunu, artık insanlar üstlenecektir. Filmin sonundaki sahne de buna işaret ediyor. Superman’in S’si ve “Eğer burada bir sembol arıyorsanız, etrafınıza bakın,” cümlesi. Superman İsa’ysa ve kendisini insanlık için feda ettiyse, Batman Adem’se ve bir insanın gelebileceği en üst seviyeyse… kalanını anlatmak zorunda mıyım gerçekten?

Superman’in ölüm fermanını ise, Nolan verdi. Şurada okuyabilirsiniz. Justice League’in Batman tarafından kurulacağı zaten biliniyordu. Bruce organizasyon işlerinde iyidir. Din ve yargılanma ikilemini çok belirgin bir şekilde kullanan ve Bruce’un Justice League’den ayrılarak kendi takımını kurmasını anlatan alternatif macera Kingdom Come, 1996’da çıkmıştı. Ona bir göz atın derim.

Yorumlar